Nazlısamsun’dan Liverpool' A Nasılgitti?
Siz bu satırları okuduğunuzda Nazlı, Liverpool da evinin bahçesinde güneşleniyor olacak. Sıcacık yuvasında onu heyecanla bekleyen ailesinin dizinin dibinde sevilip okşanıyor olacak muhtemelen.
Pointer cinsi köpekler sürekli izlediğimiz Goldenlar ve diğer köpek cinslerinde ki gibi maalesef popülaritesi olmayan hayvanlardır. Zira adı üstünde av hayvanıdırlar. Zaten böyle oluşu da onların en büyük dramı ve kötü kaderleridir. Ne yazık ki sahipleri, genellikle avcılardır... Yani keyif için, haz almak için öldürmeyi kendine sözüm ona spor edinmiş, insandır avcı... Bana göre av cinayettir.
İnsanoğlunun öldürme ve tahrip etme duygusunun spora dönmüş halidir av.
Nazlı, talihsizce bu acımasız dünyaya gelmiş bir Pointer idi. Tek bir görevi olmalı idi. Av yapacaktı. İlle de... Mutlaka... Kesinlikle...
Nazlı daha önce doğurtulmuş; başına kaza, bela gelip bol kırıklı kalçası ile barınağa yolu düşmüş bir kız. Sahibi mi terk etti de, o yaşadığı kaza başına geldi? Yoksa sahibiyleyken mi o kazayı yaşadı da barınağa terk edildi bilinmiyor.
Tek bildiğimiz kalçasında bol kırığı, kaşektik durumu, travması ve kalp kırgınlığı ile terk edilmiş olması. Niceleri gibi.. Geçmişi ile ilgili hiç bir bilgi yok elimizde. Muhtemelen ya av yapmadığı için evden atıldı. Ya da kalçası kırık olduğu için terk edildi. Alt, üstü bir köpekti işte.. Onun için emek ve para sarf etmeye değmezdi. Kirli bir mendil gibi atılıp yeni bir av köpeği edinmek en makul, en ucuz çözümdü avcı için.
Şehir merkezinden uzak İncesu beldesinde bulunup, Samsun Hayvan Bakım evine getirildiğinde, tarih 05.Eylül.2019 u gösteriyordu.
Nazlı 'nın muayene bulguları kötü idi. Kaşeksiye girmiş, Anoreksi olmuş, uyuza bağlı Sarcoptes teşhisi konmuştu. Kaburgalarının derisini delmeye çalıştığı, tam 8 kg. bir kemik torbası idi. Nazlı... Derine kaçmış güzel gözleri ile ceylan gibi ürkek ve korkak bakıyordu. Samsun Bakım evine getirildiğinde ayakta duramıyor ve yürüyemiyordu. Kan değerleri bulgusunun, normal olması köpeğin sahipli olduğu ihtimali idi.
Sarkoptik uyuza bağlı olarak enzimlerinin yüksek oluşu nedeni ile Brevacto tedavisi uygulanmıştı. O gün itibari ile özel diyet mamaları hazırlanarak beslenmeye başlandı. 12 kg. ulaşmayı başaran Nazlı'ya bakım evinde Caput femoris ekstirposyonu operasyanu yapıldı. Femur kemiği başı alınmak zorunda kalındı. Antibiyotik, analjezik ve sıvı elektrolit tedavileri uygulandı.
İlk gördüğümüzde çaresiz, başka seçenekleri, kendi iradesinde yaratamayacağını bilen kaderine boyun eğmiş bakışları ile gönlümüzü çaldı. Ona sımsıkı sarıldığımda başını, başıma dayadı ve öylece kaldı.
Av köpekleri maalesef ülkemizde av yapamadığı takdirde asla yaşama şansı olmayan bir ırktır. Hatta av yapabilir dahi olsa yaşam standardı, zincire bağlı bir hayat, az yemek belki kuru ekmek ve avcı kişisi ile az iletişim ve paylaşım içinde bir hayat sürerler. Av köpeklerinin ülkemizdeki içler acısı kaderini bilip bireysel kurtarma yuvalandırma yapan Katherine Asthon, Nazlı 'yı kurtarmak için niyet etti.
İngiltere'de dernek olan Pointers in Need (Muhtaç Pointerlar] kurucusu ve başkanı Claire Stokes'dan Nazlı için çok özel kurtarma ricasında bulundu. Katherine Asthon İngiltere de yaşayan ancak Türkiye de özellikle Alman Pointer cinsi köpekleri bireysel olarak kurtaran hayvan hakkı savunucusudur. Kendilerine gönlümüzün borcu vardır elbette... Bir dakika bile düşünmedi Claire Stokes.
Ve... Nazlı'yı kurtarmayı kabul etti. Hatta önce onu özel klinikte tedavi ettirmek şartı ile barınaktan çıkartmak istedi. Nazlı barınaktaki tedavisinden sonra öylesine herhangi bir yuva veya sokağı hak etmiyordu artık. Sıcacık evi olmalıydı, Travmalarını ve yaralarını saracak, yürek sancılarını dindirecek, sevgi dolu ailesi, acılarını unutturacak bir hayatı olmalıydı.
Pointer in Need Derneği öncelikli Yunanistan, Romanya ve Türkiye'den muhtaç, terk edilmiş, sokaktaki yaşama adapte olamayan bu özel ırk köpekleri av yapma faaliyeti amacından çok uzak olan ailelere yuvalandıran ve sonrasında takibini yapan çok önemli ve güvenli bir dernektir.
Nazlı 6 Aralık 2019’da Samsun barınağından taburcu oldu nihayet... Semra Antep ablası onu minik bir bebek gibi kucaklayıp getirdiğinde duygu dolu anlar yaşadık. Nazlı, gökyüzünün mavi olduğunu görerek esaretten uzak özgürlüğün kokusunu aldı. Keskin koku alma duyuları ile....
Varsındı topallıyor olsundu!.. Özgürdü ya !... Tutsaklık bitmişti. Sahibini hatırlamak dahi istemiyordu. Özgürlüğün kokusu bir başka idi. Üç bacaklı kalmayı bile tercih ederdi Nazlı... Yeter ki özgür olsundu. Bir de başını okşayan bir el... Daha ne isteyebilirdi ki Nazlı hayattan....
Samsun'da Akademi Veteriner Kliniğindeki İlk klinik kontrollerinden sonra Birkan annesinin sevgi, şefkat dolu kollarında İzmir yolculuğuna hazırlandı.
Nazlı, 10 Aralık.2019 günü İzmir’e vardı. Yorgun ve bitkindi. Sorgulayan gözleri ile olup biten anlamak istercesine kuşkulu ve ürkekti. Ona neler yapıldığını anlayamıyordu. Bir süre sonra yaşadığı uzun Samsun - İzmir hattı yorgunluğunun kendisine yeni ve mavi ufuklar açacağını görecekti elbet.
Bundan sonra harika bir hayatı yaşaması yönünde sürecin başlayacağı adres, Rabia Özçelik Aslandede 'nin kollarında buldu kendini Nazlı.
Adı gibi Nazlı'ydı. İsimlerin yaşam çizgisinde rol aldıklarına inananlardanım.
O kadar zayıftı ki Nazlı... Dokunsan, kadife tenini sarmalayan kemikleri sanki kırılacak gibi idi. Barınakta ona hep Nazlı diye seslenmişler. Alışmıştı Nazlı kız adına. İsmini değiştirmeyi hiç düşünmedik. Nazlı bundan böyle ismi ile müsemma yaşasın. Nazlı 13.9 kg ile İzmir'e geldi. Samsun barınağında anoraksıya teşhisi koyulan Nazlı için özel besleme kürleri hazırladı Rabia Hanım ona...
Bol kırıklı kalça ameliyatı sonrasındaki sağ arka ayağının hareket kabiliyeti için tedavi ve ilaçlar kullanıldı. Her gün rutin egzersizler ve yürüyüşler yaptırıldı. İzmir'in güneşi de farklı idi sanki. Sosyalleşti keyiflendi. Nazlı, Mart 2020 tarihi itibariyle 20 kg ya ulaştı. Bu arada yurt dışına çıkabilmesi için gerekli tüm süreçlerden geçti. Kısacık köpek hayatında yüzü hiç gülmemişti. Ama sonunda belki de ana vatanına gidiyor. Atalarının toprağında koşmayı hak ediyordu.
Pointerlerin ana vatanı İngiltere’dir. Nazlı da ana vatanına, bir başka deyişle genlerine ve çocukluğuna dönüyordu. Azimliydi ,istekliydi ..Üstelik daha gençti de...
Kendine son derece güvenen, travmalarını atlatmış, sevecen, oyuncu harika bir köpek oldu.
Rabia Hanım bir iş kadını. Üstüne üstlük mermer işi yapıyor. Garibime giden ise , mermer gibi sert nesne ile uğraşan bir kadının ipek gibi bir kalbi olması.. Ben kendisini hiç görmedim. O İzmir ayağı biz ise Samsun'da idik.. Ancak ikimiz Nazlı'yı konuşurken iki eski dost oluverdik. Şimdi İngiltere’den Nazlı’yı ve birkaç Pointeri daha almak üzere yola çıkılıyor.
Nazlı, Nisan başında İngiltere'ye ayak basacak. Liverpool'da sıcacık bir yuvanın ikinci köpeği olarak hayatına nazlı, nazlı devam edecek. Topallıyormuş Nazlı.... Ne gam !? Kim tutar Nazlı'yı bundan böyle?
Taşı delen suyun debisi değildir. Taşı delen, suyun gücü ve kararlığıdır. Nazlı ismine nispet. Azimli ve kararlı idi.
Bütün bu süreçte emeği geçen herkese başta Pointer in Need Derneği olmak üzere Samsun Bakım Evi veteriner hekimlerimize, Katherine Asthon'a herkese ama herkese sonsuz teşekkürler ve sevgilerimizle.
Ama en çok teşekkür elbette Nazlı'ya. Hayatımızdan geçtiği için.
O güzel ve masum gözleri bundan böyle sadece mavi yeşili görmesi ve hiç ağlamaması dileği ile...
Nazlı, aslında sahile vurmuş bir minik deniz minaresi idi. Dünyanın öbür ucunda, şurada, burada kurtarılmayı bekleyen nice Nazlı’lar var.
Nazlı 'nın şahsında bir gün tüm hayvanlık âleminin huzur bulması umudu ile...
Dostum FRANZ KAFKA der ki;
""bütün sorularin cevabi bi̇r köpeği̇n bakişlarinda gi̇zli̇di̇r.""




