Prof. Dr. Alev Akdoğan Kaymaz

Kusma bir Hastalık Belirtisi Olabilir mi?

Küçük dostlarımız günlük yaşantılarında zaman zaman mide içeriği veya sadece safra olmak üzere kusarlar. Çoğu zaman aralıklı olan bu kusmalar hasta yakınları tarafından çok fazla önemsenmez. Ancak aralıklı veya sık görülen kusmaların şiddeti, kusulan materyal (mide içeriği, safra, kan vb.) ve kusma sıklığı ile dikkate alınmalı ve hayvan bir veteriner hekim tarafından değerlendirilmelidir. Kusma öncesi hayvanda içten gelen bir bilinmezliğin getirdiği tedirginlik, korku ile ağızda sulanma oluşur ve mide kaslarının kasılması ile kusma işlemi gerçekleştirilir. Bazen bu işlem tek bazen de çok kısa aralıklarla arka arkaya gelişen iki veya üç kusma ile tamamlanır.

Bir hayvanda kusma genellikle kendiliğinden veya bir hastalığa bağlı olarak gelişebilir. Bir hayvanın kendisine verilen öğünü hızlı bir şekilde kısa zamanda bitirmesi çoğu zaman gıdayı çiğnemeden yuttuğunun bir işareti olarak kabul edilir. Bir yaşından küçük kedi ve köpeklerde hızlı yemek yemek sık olarak görülür. Bazen hayvana ait bireysel bir özellik olan bu alışkanlık, özellikle artan yaşla birlikte ağız içinde bulunan yaralar, diş çürükleri, diş eti ve diş hastalıklarının varlığında daha çok dikkat çekmektedir. Bu açıdan eğer hayvanınız yemeğini ağzına aldığında çiğnemeden yutuyor ve özellikle zaman zaman ağzında aşırı tükürük salgısı oluyor ve kustuğunda kusmuğunda sindirilmemiş gıda görülüyorsa mutlaka bir veteriner hekim tarafından ağız muayenesinin yapılması sağlanmalıdır.

Hazımsızlık şikâyeti bulunan kedi ve köpekler, bu durumu düzeltmek veya kusarak rahatlamak için genellikle yeşil bitkileri yeme veya özütlerini emme ihtiyacı duyarlar. Kediler temizlenmeleri sonrasında mide-bağırsak sisteminde biriken tüy yumaklarını çoğunlukla kusarak çıkarırlar. Ancak bazen bu yumaklar o kadar fazla ve dışkı ile kaynaşmış olur ki dışkılama ile bunları atamayan kedimiz, bu yumakların kusma ile dışarı atılmasını sağlamak için yeşillik yeme gereği duyar.

Hızlı yemek yiyen, oyun oynayarak çok hareket eden, yemekten sonra egzersiz yapan (köpek) hayvanlarda kusma gelişebilir. Bu nedenle hayvanların aktivitelerine yemekten en az iki saat sonra izin verilmelidir.

Yemek sonrası özellikle kuru mama ile beslenen kedi ve köpekler kendi arzuları ile bol miktarda su içme gereksinimi duyarlar. Sağlıklı olduğu halde günlük olarak az miktarda su tüketen kedi ve köpeklere hasta yakınları kendileri su içirmek durumunda kalmaktadır. Ancak, hayvanlara yemek öncesi verilecek olan suyun gıda alımını azaltacağı unutulmamalıdır. Diğer taraftan, yemek yemiş olan bir hayvana arzusu dışında verilecek olan su gıda alımından en az bir saat sonra günlük bölünmüş dozlarda içirilmelidir. Aksi takdirde midenin aşırı dolu olması sebebi ile hayvan yine kusma eğilimi gösterecektir.

Genç hayvanlarda kusma çoğunlukla mide- bağırsak parazitleri ile bakteriyel ve viral infeksiyöz hastalıklar (kanlı ishal, gençlik hastalığı, kedilerin infeksiyöz peritoniti vb.) sonucu gelişir. Hastalığın tanısı konularak, müdahale edilmediği takdirde kusma ve ona eşlik eden diyare (ishal) vb. durumlar ile birlikte hastanın durumu ağırlaşır.

Yine özellikle küçük ırk köpekler ile bazı kedilerde gerek ev içinde gerekse ev dışında yabancı cisimleri oyun sırasında yutulması kusmaya neden olmaktadır. Hayvan tarafından kusarak çıkarılmaya çalışılan bu yabancı cisimler, kusma veya dışkılama ile vücuttan atılamadığında mide-bağırsak sisteminde tıkanıklığa yol açmakta ve hayvanlar operasyona alınmaktadır. Bu nedenle bu tür alışkanlığı veya eğilimi bulunan dostlarımız için ev içerisinde misket, boncuk, iğne, çorap vb. yabancı cisimlerin onların rahatlıkla ulaşabilecekleri yerlerde bulundurulmamasına özen gösterilmelidir. Yabancı cisim yeme alışkanlığı bulunan köpekler ise tuvalet ve egzersiz ihtiyacı için ev ortamı dışına çıkartıldığında mutlaka bir ağızlık takılarak dolaştırılmalıdır.

Benzer şekilde ev içinde ağzı açık unutulan ilaç şişeleri veya blasterinden çıkarılırken yere düşürülen ilaçlar da hayvanlar tarafından yutularak zehirlenmelere ve kusmaya neden olmakta ve bu durum hayvanların yaşamlarını tehdit edebilmektedir.

Hayvanlar yaşın ilerlemesi ile birlikte mide-bağırsak sisteminde birtakım değişimler olur. Yaşlı hayvanlarda en büyük problem mide asidindeki artış ve hazımsızlık olarak tespit edilir. Mide asidi artan yaşlı hayvanlar genellikle sabahın erken saatlerinde aç iken kusarlar. Hazımsızlık sorunu olanlarda ise yemekten sonra mide ve bağırsaklarda şişkinlik olur ve hayvan yemekten kısa bir süre sonra yediklerini sindirilmemiş olarak kusar.

Yaşlı hayvanlarda metabolik ve sistemik hastalıklar, tümöral oluşumlar (lenfoma vb.) ile yaşa bağlı bağırsak hareketlerindeki değişimler kusmaya yol açabilmektedir. Herhangi bir tümör nedeni ile kemoterapi gören bütün hayvanlarda bir komplikasyon olarak kusma çok sık görülür.

Kusma, bir gereklilik sonucu gelişebildiği gibi bazen bir hastalığın ön belirtisi olabilmektedir. Kusma içeriği ve kusmuğun rengi büyük önem taşır. Kusmuğun rengi (sarı, kahverengi, kırmızı vb.) veya köpüklü olması ise sebep olan neden (zehirlenme, ülser, mide kanaması vb.) veya buna bağlı gelişebilecek bir hastalığın habercisi olabilmektedir. Gıda alerjileri, mide hastalıkları (gastrit, ülser vb.), epilepsi, böbrek hastalıkları (akut ve kronik), diabetes mellitus (şeker hastalığı), karaciğer hastalıkları, kalp hastalıkları, diğer endokrin hastalıkların (cushing vb.), yanı sıra zehirlenmeler (gıda, su zehirlenmesi vb.), davranış problemleri, korku, stres ve ağrı gibi pek çok durumlarda da kusma görülebilir. Bu nedenle kusmanın izlenmesi ve bu duruma neden olan ana sebebin belirlenmesi için bir veteriner hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Diğer taraftan, kusma hayvana çok büyük efor sarf ettiren zorlu bir süreçtir ve vücuttan sıvı ve elektrolit atılımına neden olarak hayvanı halsiz bırakır. Kusan bir hayvan yemek yemek istemez, hatta mamasını gördüğünde ağzı sulanır ve tekrar kusma eğilimi gösterir. Kusma ile birlikte hayvanda diyare de gelişirse, hasta çok kısa zamanda güçten düşer ve işin içine diğer hastalık etkenlerinin karışması ile birlikte durum daha da karmaşık bir hal alır. Bu nedenle bir hayvanın kusması önemsenmeli ve izlenmelidir. Küçük dostlarımızda kusma sıklığı arttığında ve aşırı halsizlik, iştahsızlık, idrar ve dışkı düzen ve miktarı gibi bazı olumsuz değişimler tespit edildiğinde hemen vakit kaybetmeden bir veteriner hekime başvurulmalıdır.

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 14 (Ağustos 2020) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
AK
Yazar

Prof. Dr. Alev Akdoğan Kaymaz

4P1K’de 9 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları

4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.