Kedi ve Köpeklerde İdrar Yolu Hastalıkları
İdrar yolu hastalıkları, kedi ve köpeklerde sık olarak görülen ve zamanında tedavisi yapılmadığında hayvanın yaşamını tehdit edebilen hastalıklardır.
Bu bozuklukların oluşumunda genellikle uygun olmayan mamalarla beslenme, yeteri kadar su alımının olmayışının yanı sıra kalıtsal hastalıklar, kan parazitleri, daha önce geçirilmiş böbrek hastalıkları, eşlik eden organ (pankreas, karaciğer vb.) hastalıkları, endokrin bozukluklar (şeker hastalığı, hipertiroidi vb.), viral hastalıklar (FIP, FIV vb.), çeşitli kimyasal maddeler (antifriz, çeşitli ev temizleyicileri vb.), toksik yiyecekler (üzüm, kuru üzüm, çikolata, soğan vb.), toksik bitkiler (kedi için zambak), çeşitli ilaçlar, böbrek ve idrar kesesinde taş oluşumu ve kanser gibi pek çok sebep rol oynamaktadır.
İdrar yoluyla ilgili hastalıklar üst üriner (böbrekler, üreterler) ve alt üriner (idrar kesesi, üretra) sistem olmak üzere iki bölümde incelenir. Kedi ve köpeklerde bu sisteme ilgili bozukluklar sadece bir ve/veya her iki sistem organlarında da gelişebilir.
Özellikle suyu pek sevmeyen ve av olmamak için kendini koruma içgüdüsü ile hastalıklarını saklama konusunda hayli başarılı olan kediler, böbrek hasarına karşı oldukça yatkındırlar ve bu nedenle köpeklere nazaran kedilerde daha yüksek oranda görülür. Böbrek hastalığının oluşumunda; kısırlaştırma öncesi veya sonrası kedinin aşırı kilo alıp yağlanması, kabızlık, idrar alma veya tıkanma nedeni ile sık sık idrar yolunun sondalanması, kuru mama ağırlıklı beslenme önemli etkenler arasında yer alır. Benzer şekilde, kedinin sahip olduğu virüsler (koranovirus, kedi immun yetmezlik virüsü- FIV vb.) bağışıklığın düşmesine ve böbrek hasarına olan yatkınlığı arttırır.
Kedilerde idrar yolu tıkanıklarının görülme oranı daha yüksektir ve böbreklerin hastalanmasında önemli bir faktör olarak rol oynar. Erkek kedilerin idrar yolundaki taş, pıhtı vb. nedenlerle 24 saatten fazla süreyle idrarını yapmaması/yapamaması veya tutması; atılması gereken idrarın idrar kesesinde kalmasına, hatta bir süre sonra kese içindeki kapakçıkların bozulması sonucu tekrar böbreğe geri gitmesine neden olur. Böylece böbrekler tarafından süzülerek idrar halinde atılması gereken atıklar tekrar böbreğe gelerek, bir süre sonra onun fonksiyonlarının bozulmasına ve hastalıklarına yol açar. Bir kedide bu şekilde böbreklerin hastalanma oranı daha yüksek olmaktadır.
Köpeklerde ise böbrek hastalıkları daha çok böbreğe ve eşlik eden diğer organlara ilgili sebepler sonucu oluşur. Özellikle düzenli olarak parazit ilacı uygulaması yapılmayan köpeklerde, kan parazitleri şiddetli anemiye sebep olarak böbrek yetmezliği gelişimine yol açabilir. Yine kedilerde olduğu gibi daha önce geçirilen ve tedavi edilen böbrek hastalıkları da oluşum nedenleri arasında ön sıralarda yer almaktadır. Ayrıca kısırlaştırılmamış erkek köpeklerde gelişen prostat bezi yangısı, kistleri ve tümörleri de idrar yolu hastalıklarının gelişiminde rol oynar.
Yapılan çalışmalar yaşın ilerlemesi ile birlikte kedi ve köpeklerde böbrek hastalıklarının oluşma oranının arttığını göstermektedir. Yukarıda belirtilen nedenlerin yanı sıra hayvanın yaşına uygun olmayan şekilde örneğin; proteinden zengin mamalarla veya masadan beslenmesi hastalık oluşumunu tetikleyebilmektedir.
Bununla birlikte, bazı kedi ve köpek ırklarında kalıtsal olarak böbrek hastalıklarına karşı bir yatkınlık olabilmektedir. Örneğin, Siyam, İran, Habeş, Ragdoll, Birmanya, Rus Mavisi ve Maine Coon ırkı kediler ile İngiliz Cocker spaniel, bull teriyer ve Alman çoban köpeklerinde böbrek hastalıkları yaygın olarak görülür.
Kedilerde alt idrar yolu hastalıkları köpeklere göre daha yaygın olarak görülür. Bu hastalıkların çoğu kendiliğinden oluşmasına karşın, oluşum nedenleri arasında taşlar ve idrar yolu enfeksiyonları yer almaktadır. Bununla birlikte, davranış problemi olan kediler genellikle yatak gibi kendi kumu dışındaki uygunsuz yerlere işeme eğilimi gösterebilirler.
Hasta hayvanlarda ilk dikkat çeken belirtiler su alımı ve atımındaki değişikliklerdir. Zaman geçtikçe hayvan halsizleşir ve yemeden kesilir. İdrar yolu tıkalı hayvanlarda ise idrar çıkışı ya çok azdır ya da hiç yoktur. Bu nedenle hayvanın karnı şiş ve gergin olarak hissedilir.
Veteriner hekim tarafından yapılan muayene sonrasında kanda enfeksiyon olsun veya olmasın özellikle kan üre nitrojeni (BUN) ve/veya kreatinin değerleri artar. Bu durum genellikle böbrekler fonksiyonlarının yaklaşık %75’ini kaybettiklerinde gelişir. Hastalığın tanısı için kan testleri, idrar tahlili, idrar kültürü ve sitolojisi gibi yöntemler kullanılabilir. Özellikle hastaların idrar yolları radyografi, ultrasonografi, tomografi ile görüntülenerek değerlendirilir. Örneğin, Siyam, İran vb. kedilerinde sık olarak görülen ve tedavisi olmayan polikistik böbrek hastalığı ultrasonografi ile erken dönemde tespit edilebilmektedir
İdrar yolu hastalığı olan hayvanlarda yapılan idrar analizi; hastalığın oluşumu, böbrekteki hasar, böbrek veya idrar kesesinde kristal/taş oluşumu, pH değişimleri, tümör vb. gibi idrar kesesindeki problemlerin belirlenmesinde önemli bir tanı yöntemidir.
Gelişen böbrek hasarı veya idrar yolu problemine (tıkanıklık, kan işeme, idrar kaçırma vb.) göre Veteriner hekim tarafından tedaviye başlanır. Tedavi; enfeksiyonun varlığına, böbrek hasarının derecesine, sıvı kaybı miktarına, anemi derecesi ve eşlik eden başka bir hastalık olasılığına göre yönlendirilir ve yönetilir. Gerekli olduğunda periton diyalizi/hemodiyaliz yapılabilir.
Akut veya kronik olsun böbrek hastalığın medikal tedavisinin yanı sıra beslenme düzeni ve şeklinin değiştirilmesi de önemlidir. Eğer varsa kusma ve enfeksiyon önlenebildiğinde ve hastalık kontrol altına alındığında yavaş yavaş yemek yemeye başlayabilir. Bu dönemde özellikle yaş ve içindeki protein, fosfor ve tuz oranı azaltılmış mamaların kullanımı gereklidir. Kedilerde sıvı alımını arttırarak böbreklerin ve idrar kesesinin temizlenmesi için yaş mama (sıvı, kıyılmış, parçalı) kullanımı teşvik edilmelidir. Ayrıca kedilerin ne şekilde su içmekten (çeşmeden, su pınarı veya bardak vb.) hoşlandığını belirleyerek daha fazla su içmesi sağlanmalıdır.
Tuvaleti dışındaki yerlere idrar bırakan kediler ise öncelikle idrar yoluna ilgili bir sorunun varlığı yönünden değerlendirilir. Eğer idrar yoluna ilgili bir problem yoksa bu davranışa neden olan sorun belirlenerek, tedaviye başlanır.
Kedi ve köpeklerde idrar yolu hastalıklarının tedavisi çoğu zaman hayvan yakınları için uzun soluklu ve meşakkatli olmakta, hatta böbreğin etkilendiği ileri durumlarda çoğu zaman hastanın ölümü ile sonuçlanmaktadır. Bu nedenle, hastalığı erken dönemde tespit edebilmek ve nedenini belirleyerek tedavisini yapmak çok önemlidir. İyileşen hayvanlarda hastalığın tekrarlayabileceği veya sinsi bir şekilde ilerleyebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle, iyileşen veya hastalıkları belli bir kademede kontrol altına alınan hayvanlar düzenli aralıklarla bir Veteriner hekim tarafından tekrarlanan muayene ve tetkikler ile değerlendirilmelidir.


