Prof. Dr. Alev Akdoğan Kaymaz

Kedim Hastaolabilir mi?

Birlikte yaşadığımız can dostlarımızın sağlık durumlarını takip etmek onların yaşam refahı ve yaşam süresi açısından büyük önem taşır. Kediler köpeklere göre daha bağımsız ve gizemlerle dolu oldukları için sağlık sorunlarının belirlenmesi zorluk arz eder. Günlük yaşantılarında gerek kendi türleri gerekse diğer hayvanlar ve insanlar ile etkileşimde bulunan kedilerin olağan davranışlarında veya alışkanlıklarında ani bir değişiklik olduğunda, bu durum hayvan yakınları tarafından dikkate alınmalı ve takip edilmelidir. Doğru ve yerinde müdahale edilebilmesi için ani gelişen bu değişimlerin acil bir veteriner hekim müdahalesi gerektirecek metabolik bir problem ya da psikolojik bir nedenle mi geliştiği belirlenmelidir.

Kediler, hastalıkları ile ağrı ve acılarını gizlemekte gayet başarılıdırlar. Avcı karakterleri ve av olmamak için güçlü görünme stratejileri ile hayatta kalmayı başarırlar. Bu özellikleri ile kediler acı ve ağrıları dayanılmaz hale gelene kadar sorunlarını olabildiğince uzun süre saklarlar. Bu nedenle bir kedi yakını, herhangi bir davranış değişikliğine karşın kedisini dikkatlice izlemelidir. Asıl bilmemiz gereken bu davranış değişiklerinin ne olduğu ve hangi durumlarda gelişebileceğidir.

Kediler; uyku alışkanlıkları, iştah, ses çıkarma, su içme, idrara çıkma ve oyun alışkanlıklarındaki değişimler ile içinde bulundukları olumsuz durumu ifade etmeye çalışırlar.

Yetişkin kediler, gün boyunca ortalama 16 ila 18 saat uyurlar ve genellikle oyun veya beslenme zamanı uyanırlar.

Uyuma süresindeki azalma kedilerin yaşam ritminde bir şeylerin ters gittiğini gösterir. Örneğin; obez (aşırı kilolu) kediler aşırı yağlanma ve/veya artrit (eklem rahatsızlığı) gibi hareket kabiliyetlerindeki azalma nedeni ile uyuma alanlarını değiştirmek durumunda kalabilirler. Acı veya ağrı çeken kediler uyku alanlarına tırmanamadıkları için dolapların veya yatakların altlarında uyuyabilirler. Bu nedenle uykusunu yeterince alamayan kediler yemek yemeye karşı isteksiz olabilirler.

Birkaç günlük iştahsızlık ağız kokusu ile birlikte kedilerde diş bozuklukları, mide hastalıkları veya böbrek yetmezliği gibi bir problemi işaret edebilir. Ayrıca kedinizin yaşlanması da hastalıklar veya huy değişikliği gibi sebeplerle yemek alışkanlıklarının (yemek seçme veya yemek miktarını azaltma) değişmesine yol açabilir. İştahsızlık veya yemek yememe ile birlikte kedide kilo kaybı da gelişirse vakit kaybetmeden bir veteriner hekime başvurulmalıdır.

Yaşlı kedilerde ağrı veya yaşlanmaya bağlı olarak ses değişikliği veya aşırı vokalizasyon (ses çıkarma) sık görülür.

Genç hayvanlarda görülen ses değişiklikleri ise genellikle burun-boğaz hastalıkları, acı veya ağrı sebebi ile gelişir.

Kediler genellikle günlük yaşantılarında almaları gerekenden daha az miktarda su içerler. Bu durum yaş mama ile beslenen kedilerde normal karşılanabilir. Kuru mama tercih eden kedilerde ise su içme oranı daha yüksek olabilmektedir.

Kuru mama ile beslenen kedilerde su içme oranı aniden azalırsa, bu durum hayvanda kabızlık, böbrek yetmezliği, idrar yolu hastalıkları vb. gibi pek çok istenmeyen duruma yol açabilir. Özellikle su ve yemek kabına ulaşmakta zorluk çeken engelli kediler ile emziren anneler için su ve yemek konusunda dikkat edilmelidir.

Bir kedinin içtiği su miktarına göre idrara çıkma sayısı ve çıkardığı idrar miktarı değişiklik gösterir.

Su tüketimindeki artış kedinizde diabetes mellitus, hipertiroidi veya kronik böbrek hastalığı gibi bir bozukluğun geliştiğini işaret edebilir. İdrar yapma sayısı ve miktarı artan kediler kum kabı dışındaki yerlere de idrar bırakabilirler. Kedilerde bir problem olduğuna dair iyi bir gösterge olan bu durum geliştiğinde hemen bir veteriner hekime başvurulmalıdır.

Sosyalizasyon dönemini tamamlama şansına sahip olan kediler hem kendi hem de diğer hayvan türleri ve insanlar ile iletişim kurma konusunda oldukça başarılıdırlar. Buna rağmen olağan davranışlarının dışına çıkarak, oyun oynama isteksizliği ve iletişim eksikliği gösteren kedilerde de bir sorun olabileceği akılda bulundurulmalıdır.

Acı ve/veya ağrı çeken veya kendini iyi hissetmeyen bir kedi, eskisi gibi koltuğa zıplamak, ev içinde koşmak veya oyuncakları ile oynamak istemeyebilir. Hatta ileri yaşlardaki kedilerde bu isteksizlik hiç yerinden kalkmama veya hareket esnasında acı ses çıkarma veya bağırmaya neden olabilir. Eğer bu durum bir-iki gün içinde düzelmez ise hemen bir veteriner hekim tarafından hasta değerlendirilmelidir.

İletişim eksikliği durumunda ise kediniz ya çok depresif veya duyarsız ya da aşırı hassas veya agresif olabilir. Kedinizdeki iletişimle ilgili bu değişiklikler acı ve ağrı yanında stres, endişe ve korku sebepleri ile de gelişebilir ve bir veteriner hekimden destek alınması gerekebilir.

Kedinizde gelişen bu değişikliklerin yanı sıra kendisini yalama ve temizlemede azalma, tüylerde dökülme veya keçeleşme görülmesi altta yatan metabolik veya psikojenik bir hastalığın habercisi olabilir.

Bu nedenle kendi rahatsızlıklarını gizleyen kedilerin hayvan yakınları tarafından iyi bir şekilde izlenmesi büyük önem taşır. Özellikle bulunduğu ortamda birden fazla kedi veya hayvan bulunan hayvan yakınları her bir hayvanının kendi günlük alışkanlıklarını ne düzeyde yerine getirdiğini dikkatli bir şekilde takip etmelidir. Kedi yakınları kedilerinde gelişen davranış değişimlerini izleyerek, düzelmediği taktirde daha fazla ilerlemeden bir veteriner hekime başvurmalıdır.

İhmal edilen ve gecikilen her anın hasta için daha kötü olacağı unutulmamalıdır.

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 15 (Eylül 2020) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
AK
Yazar

Prof. Dr. Alev Akdoğan Kaymaz

4P1K’de 9 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları

4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.