Kedilerde Aşırı Vokalizasyon bir Sorun Mudur?
Vokalizasyon veya diğer deyişle seslendirme, bir hayvanın solunum sisteminin hareketiyle üretilir ve diğer canlılarla iletişim kurmak için kullanılır. Hayvanlar çıkardıkları sesler ile kendilerinin kızgın, mutlu veya bir istediğinin olduğunu ifade ederler. Bu yazımızda kedilerdeki seslendirmelerin ne anlama gelebileceği ve bu anlam farklılıklarında nasıl bir yol izlememiz gerektiği konuları üzerinde durulmaktadır.
Miyavlamak, kedinin size ne istediğini bildirmenin birincil yolu olarak kabul edilir. Kendini göstermek ve/veya ifade etmek isteyen kediler genellikle bu eylemlerini önce miyavlayarak ve daha sonra da sürtünerek gerçekleştirirler. Miyavlama veya seslendirmenin sıklığı, süresi ve şiddeti hayvandaki davranış değişimleri ve bazı olumsuzluklar hakkında fikir verebilir.
İnsanlarla sosyal temasta olmaktan hoşlanan kediler genellikle insanları selamlamak veya onların dikkatlerini çekmek için miyavlayabilirler ve bu şekilde onlarla konuşurlar.
Aslında ister insanlarda isterse hayvanlarda olsun en çok sesi genellikle evin en küçüğü yapar. Bu nedenle yavru kediler acıktıklarında, üşüdüklerinde veya korktuklarında miyavlayarak annelerine seslenirler. Yaşları ilerleyip büyüdüklerinde birbirleriyle iletişim kurmak için bağırma, tıslama ve hırlama gibi diğer seslendirmeleri de kullanırlar. Miyavlama ise insanlarla olan iletişimleri için etkin bir şekilde kullanılmaya devam eder. İnsanoğlu için çoğu zaman her miyavlama aynı gibi değerlendirilebilse de aslında kedilerin ırkına, tonlama çeşitliliğine, kullanım yerine ve yüze yansıyan ifade değişiklikleri ile birbirinden farlılık gösterir. Örneğin, Siyam ırkı kediler konuşmayı çok severler ve diğer kedilere göre daha fazla konuşurlar.
Benzer şekilde, yaşlanan kedilerde insanlarda olduğu gibi bir tür zihin karışıklığı veya bilişsel bozukluklar gelişebilir. Mental değişimler yaşayan yaşlı kediler özellikle geceleri sebepsiz yere ağlayabilir veya uzun uzun bağırabilirler. Bazen hafif bir müzik sesi veya küçük bir gece lambasının ışıklandırması bu sorunun çözülmesine yardımcı olabilir.
Hasta yakınları genellikle kedilerinin her miyavlamasında kendilerinden yemek istediklerini düşünürler. Bazı kediler, yemek verilme ihtimaline karşı mutfağa biri girdiğinde miyavlamayı, bu sayede yemek istemeyi öğrenirler. Sabahları acıktıklarını belli etmek üzere miyavlayarak yakınlarını uyandırırlar. Diğer taraftan, bazı hayvan yakınları masada yemek yerken kedilerini masadan yiyecek vererek beslemeyi severler. Bu durum kedilerinde alışkanlığa neden olarak her yemek sırasında miyavlamaya yol açabilir. Bu seslendirmelerin süresinin uzaması ve şiddetini arttırması istemeyerek de olsa kedinizin dileğini gerçekleştirmenize neden olabilir. Çünkü kediler dikkatinizi kendisine yönelttikten sonra dahi davranışlarını görmezden geldiğinizde ses çıkarmaya devam ederler ve sonunda daima onlar kazanırlar.
Kedilerdeki tüm seslendirmeler onların birbirleriyle ve bizimle iletişim kurma çabası sonucu oluşur. Üreme mevsiminde, dişi kedilerin kızgın olduğu ve erkek kedilerin dişilere erişim için rekabet ettiği zamanlarda seslendirmelerde normal sayılan artışlar meydana gelebilir. Genellikle bu seslendirmeler kısırlaştırma ile son bulur. Yine özellikle bu dönemde, kediler daha çok dışarı çıkmak isterler ve bu nedenle kapının önünde oturarak sürekli miyavlarlar. Aynı şekilde, dışarıya çıktığında ve bir süre sonra içeri girmek istediğinde de miyavlayarak içeri girmesine izin vermenizi bekleyecektir. Eğer kedinizin iç veya dış mekânda yaşaması size bağlı bir tercih ise miyavlamanın durması büyük olasılıkla haftalar hatta aylar alabilir.
Günümüzde yaşam koşulları gereği yakınları çalışan ve evin tek hayvanı olan kediler gün içinde uzun süre evde tek başlarına kalmaktadırlar. Gün içinde tek başına olan kediler sıkılabilir ve kendilerini yalnız hissedebilirler. Bu nedenle onların yaşam alanlarını oyuncaklar, dikey alanlar (kedi ağaçları, mobilyaları vb), tırmanma alanları ve aromaterapi ile zenginleştirmek ruhsal anlamda onlara büyük destek sağlayacaktır.
Evi veya ev içinde eşyaların yerlerini değiştirmek, bahçeye çıkmaya alışkın kediler için yüksek katlarda yaşamak zorunda kalmak bu seslenmelerde değişim ve artışlara yol açabilir. Yine aynı şekilde eve yeni başka bir hayvan veya bir bebeğin katılımı veya evde sevilen birinin kaybı bir stres faktörü olarak rol oynayabilir. Bu durumlarda oluşan seslendirmelerdeki artışlar geçici olabilir. Bu süreçte olabildiğince ilgili ve sevecen bir yaklaşımla bu durum en kısa sürede çözümlenebilir.
Kediler hastalıklarını çok iyi şekilde gizleyebilmelerine karşın, sağlık durumlarına göre açlık, susuzluk veya ağrı hissi nedeni ile aşırı miyavlama gösterebilirler. Örneğin; sinirlilik, kaygılı veya huysuz bir ruh hali ile yorgun ve halsizliğe neden olan hipertiroidizm veya böbrek yetmezliği bulunan kediler aşırı seslendirme gösterebilirler. Seslendirmeye neden olan hastalıkların kesin tanılarının yapılması ve uygulanacak tedavinin özenle oluşturulması sürecin iyi yönetilmesine yardımcı olacaktır.
Bununla birlikte, aşırı seslendirmeler kedide var olan bir tıbbi veya daha ciddi bir davranış sorununu da işaret edebilmektedir. Özellikle ağrı çeken, nörolojik problemleri olan veya işitme/görme kaybı gibi duyu eksiklikleri olan kedilerde aşırı derecede miyavlama gelişebilir. Özellikle duyu kaybı olan kedilerin yaşadığı evin veya ev eşyalarının yerlerinin değiştirilmesi onların kaygılanmasına yol açar ve güvensiz bir ortamda olduklarını hissettirebilir. Kaygı, saldırganlık, hayal kırıklığı, bilişsel işlev bozukluğu veya diğer davranış sorunları da kedilerin tekrar tekrar ses çıkarmasına neden olabilir.
Kedilerde meydana gelen bu seslendirmelerin değerlendirilmesinde en önemli konu bir sebebe dayalı olup olmadığının belirlenmesidir. Yukarıda bahsedilen seslendirme sebeplerinin belirlenmesi ve en kısa sürede düzeltilebilmesi için kediniz mutlaka bir Veteriner Hekim tarafından değerlendirilmelidir. Özellikle orta yaşlı veya yaşlı kedilerde ağrı, endokrin bozukluklar, hipertansiyon ile bilişsel işlevlerin azalmasına ilgili potansiyel tıbbi seslendirme nedenleri açısından kontrol edilmelidir. Gerekli olduğunda Veteriner Hekim bu problemlerin çözümünde kedinize ilaç önerebilir. Ancak ilacın kullanılmasının yanı sıra bu süreçte onlara karşı daha sıcak ve ilgili olmak, hatta mümkün olduğunca onlarla daha fazla zaman geçirmek veya geçireceği birini sağlamak daha da yararlı olacaktır.
Sorunun anlaşıldığı ve bir hastalıkla ilişkilendirilmediği durumlarda, kedinizin seslendirme için diğer kedileri görmesi (idrar ve dışkı bırakma gibi davranış değişimlerine yol açabilir) veya seslerini duyması gibi uyaranlara maruz kalmasının önlenmesi için ortam değişikliği yapılabilir veya geceleri yatak odasından uzak tutarak bu davranışı yapması engellenebilir. Alternatif olarak zamanlı besleme kapları, manipülasyonlu oyuncaklar gibi kedinizin gece boyunca meşgul edecek faaliyetler yapması sağlanabilir.
Birçok kedi yakını, seslendirme esnasında kedisini susturmak için ona değer verdiği bir şey vererek, belki istemeden de olsa bu davranışını teşvik edebilir. Dikkat, şefkat, oyun, ikram ve kedinin arzu ettiği iç veya dış mekâna erişmesine izin vermek hareketin pekiştirilmesine yol açar. Seslendirme patlamalarının çok azının bile pekiştirilmesi davranışın sürdürülmesine neden olabilir.
Gece boyunca ses çıkaran kediler için, öncelikle kedinin gündüz ve akşam dilimlerinde uyanık ve aktif kalması için çok iyi bir planlama yapılmalıdır. Sabah ve akşam saatlerinde yemek, oyun, şefkat ve ilgi ile birlikte gün içinde kedinin mümkün olduğunca çok aktivite (kedi besleyicileri, aktivite merkezleri ve hatta belki başka bir pet hayvanı) yapmasına imkân verilmelidir. Kedi herhangi bir nedenle gece boyunca uyanık kalıyorsa, yatak odasının kapısı kapatılarak kedinin oda dışında kalması sağlanmalıdır. Bu şekilde gece boyunca uyumayı öğrenebilir. Alternatif olarak, oynamak için yeterli oyuncak, aktivite veya başka bir kedi varsa kedi kendini meşgul etmeyi de öğrenebilir. Kedi yakını hiçbir şekilde kedinin seslendirmesine karşılık vermemelidir, aksi takdirde davranışı ödüllendirmiş olacaktır.
Her ne sebeple olursa olsun asla kediye fiziksel bir ceza uygulanmamalıdır. Böyle bir ceza uygulaması etik ve insani değerlerden uzak olmakla birlikte kedilerde korku, endişe ve güvensizliğe yol açabilir. Bu durumda kedinizin seslendirmelerini duymamazlıktan gelmek en iyi çözüm gibi görünebilir, ancak her zaman bunu başarmak mümkün olmayabilir. Kedinizin yapmasını istemediğiniz davranışı sona erdiğinde ise seslendirmelerin devam etmemesi için onu meşgul edecek aktiviteler yapmasına imkân sağlanmalıdır.
Unutmayalım ki; miyavlayarak istediğini almaya alışmış bir kedinin bu durumunun düzeltilmesi zor olsa da imkânsız değildir. Kediniz miyavladığında sadece bir isteği olduğunu düşünmeden önce mutlaka günlük ihtiyaçlarının (su, mama, tuvalet kabı temizliği vb) karşılandığından emin olunmalıdır. Acıktığını düşünerek her seslendirmede kedinin kabına mama koymak veya yemek masasından yemek vermek obezite gelişimini tetikleyebilir. Hastalık dışında bir istek veya bir alışkanlık nedeni ile aşırı seslendirme yapan kedilerle gün içinde yeterince kaliteli zaman geçirmek, onlarla konuşarak ve oyun oynayarak sevgi ve ilgi göstermek aşırı vokalizasyon problemlerinin çözülmesine yardımcı olacaktır.


