Bodrum’da Neler Oluyor
Çoğu zaman düşünürüm. Keşke hayvanların da seçme ve seçilme hakkı olsa diye.
Tabii bu fantastik bir düş olmaktan öte gidemez.
Yıllardır bu bağlamda fabllar yazar dururum.
Kendim okurum, kendim yazarım. Ve kendim ağlarım elbette.
Eğer bu fantastik düş gerçek olabilse idi. Dünyada her şey çok daha adil ve dengeli olurdu.
Hayvan dediğin, sadece biraz aş, biraz da sevgi bekler.
İş, güç, para ihtiras ve mevki, şan şöhret ile hiç işleri olmaz.
Fakir, zengin bilmezler.
Dünya yuvarlak ama onlar dümdüz bilirler dünyayı.
Dünya insan için yuvarlaktır.
Fır, fır hem dönerler, hem de döndürürler koca dünyayı avuçlarında.
Kimileri şut çeker kaleye bir top gibi. Kimileri de taca çıkarır şu koca yalan dünyayı.
Yaklaşık üç yıl Bodrum da yaşadım. Hayvanlar için pek bir şey yapabildiğimi sanmıyorum.
Haytap ve Toyzz shop yardımları ile Turgutreis barınağına biraz teknik destek verdim.
Ameliyat masaları, kan ayracı, sterilizator ve bazı teknik malzeme bir de kocaman konteyner getirip monte ettirdik.
Bir de evlerdeki hayvan sayısına koyulan tahdidi mahkeme kanalı ile kaldırdık.
Sayın Kocadon bu sayı sınırlamasını belediyenin yapmadığını ve kendi dahlinin olmadığını söylemişti..
Daha önceki süreçte kaymakam tarafından bir şekilde hayata geçirilmiş.
Sağ olsun eski başkan Kocadon hep nazik hep gülümseyen bir insandı.
Ve... de hep " evet " derdi ve sonra yine gülümserdi tatlı, tatlı...
Üstüne üstlük hoşsohbet bir adamdı.
İşte hepsi bu. Hayvanlık âlemi için ona bir adım dahi attıramadım.
Üstelik deve güreşlerini de sever ve destek verirdi.
Verdiği sözlerin hiç birini tutmadan yerini yeni Başkan Ahmet Aras'a bıraktı.
Ahmet Bey ile aynı kulübün üyeleri idik.
İşletmeciliğini mükemmel yaptığı bir beach i vardı. Bence Bodrum 'un en leziz yemeklerini hizmete sunardı.
Orada yediğim enginar zeytinyağlısını tadını hiç unutmam.
Sonrasında Bodrum'un şansı döndü. Pruvası neta bir yelkenli gibi rüzgâra koyuverdi kendini Bodrum yeni başkanla...
Zaten sizler de her gün basında ve sosyal medyada görüyor ve izliyorsunuzdur. Yıkımlar, kaçak inşaatlar, tarım, ekolojik turizm, tohum ıslah çalıştayları, hayvancılık, arıcılık, mandalina bahçeleri, endemik bitkilerin ıslahına kadar inanılmaz sayıda konuya, hatta her şeye el attı. Aynı zamanda bu kadar disiplin sahibi ve çalışkanlığını, azmini bir asker emeklisi olduğuna bağlıyorum kendimce
Amerika'nın en prestijli dergisi Archtitecture 2020 yılında görülmesi gereken destinasyonlar arasına bu yıl Bodrum'u da aldı.
Elbette Bodrum sadece deniz, kum mehtap ve eğlence beldesinden ibaret değil.
Çok zengin bir miras ve kültüre sahip tarihe tanıklık eden bir değer.
Karia medeniyetinin en önemli nirengi taşı.
Temmuz 2019 tarihinde onu Turgutreis barınağına davet ettim Haytap olarak.
Sağ olsun hemen ekibi ile geldi. Ben sandım ki ona yol gösterip birçok şeyi anlatıp öğreteceğim...
Karşılıklı oturup neler yapabileceğimizi not ederken gördüm ki, bir Veteriner hekim kadar bilgili donanımlı idi. Benim isteklerimi kendisi tek, tek not aldı.
Bir belediye başkanı, hayvanlar ile ilgili pek bir şey bilmez.
Çünkü belediye başkanları daima insana hizmet odaklıdır.
Genellikle bu görevi Veteriner İşleri müdürleri yaparlar belediyelerde.
Ancak Ahmet Başkan kısırlaştırma ile popülasyon kontrolünü.
Mikroçiplemeden, sahiplendirirken kayıt yapmayı, kulak küpesinden tut, küçük, büyük ırkların ayırımı, palet, yemek barınak hijyenine, icapçı hekimlik, envanter tutumu, rehabilitasyon ve hatta gezici kliniğe, paraziter ilaçlara kadar her şeyi tek tek kendisi saydı. Yasak ırkların muhafazası, merdiven altı üretime kadar her şeyi vurguladığında bana pek bir söz kalmadı. Doğrusu şaşırmıştım.
Barınaktaki hekim ve teknisyen eksikliğini de kendisi dile getirdi.
Bu vakte kadar Turgutreis barınağında Alp Bey tek başına mükemmel hizmet vermişti.
Teşekkür ederek Bodrum'dan ayrılmamın akabinde yeni Veteriner İşleri Müdürü Onur Çevik göreve başlamış , dahası Güvercinlik'teki yunus parkını kapattırmıştı Ahmet bey..
Deve güreşleri için ise seçim öncesi zaten söz vermişti.
Deve güreşlerinden en az hayvan severler kadar kendisi de nefret ediyordu.
Dahası hemen bir hayvan ambülansını hayata geçirdi Bodrum da.
Yaralı ve yardıma muhtaç bir hayvan olduğunda bu ambülans ekibi ile gidip hayvanı alıyor ve gerekli müdahaleyi yapıyorlar şimdilerde.
Başkanın bu hizmetlerini bütün belediyelere örnek göstermek isterim.
Hemen yakındaki ilçe Fethiye ise sokak hayvanları için ayrı bir dramdır.
Barınağı ise hüzün ve gözyaşıdır.
Aslında Türkiye de genel durum budur. Hayvana hep bir emtia, obje gibi bakılır.
Onunda bizler gibi etten, kemikten hâsıl olup duygularının ve bir kalbinin olduğu hiç akla gelmez.
Nasıl ki, bir grup insanın diğerlerinin kölesi olabileceğini savunmak ırkçılık ise, hayvanların da bizim malımız olduğunu savunmak türcülük, vahşilik ve ilkelliktir.
Hayvan onuru ile insan onuru eşit olup sadece statüleri farklıdır.
Yine Türkiye de sokak hayvanı sorunu değil, ( sokak hayvanlarının sorunu) vardır.
Ve... Sokak hayvanlarını yaşatmak bizim ulusal direnişimiz olmalıdır.
Bu bağlamda yaptıkları ve yapacakları doğrultusunda Sayın Ahmet Aras'a en kalbi teşekkürlerimi sunarım.
Görmüş olduğu eğitim, mesleki disiplini, azmi ve mütevazılığı ile birleştirebildiği yüksek görgüsü, eminim yolunu daima adil ve aydınlık yapacaktır.
MÜCADELE EDENLER DAİMA KAZANIR.
KAZANANLAR DAİMA MÜCADELE EDENLERDİR.




