Prof. Dr. Alev Akdoğan Kaymaz

Evcil Hayvanınızın Tercihi Yaş mı, Kuru mu?

Evlerimizde birlikte yaşadığımız veya sokakta baktığımız hayvanlara hangi tür mama vereceğimizi çoğu zaman kendi isteğimiz ve bütçemize bazen de hayvanımızın yaşına veya hastalığına özel olarak belirleriz. Ancak hiç merak ettiniz mi acaba kediniz veya köpeğiniz hangi tür mama seviyor, yaş mı yoksa kuru mama mı? İçeriğinde tercih ettiği bir gıda var mı veya bunu kendisine sunabiliyor musunuz? Bu yazıda niçin yaş veya kuru, avantaj ve dezavantajlarını irdeleyeceğiz.

Bütün hayvanlar; yaşlarına göre uygun su, protein, katı ve sıvı yağ, karbonhidrat, mineral ve vitamin gibi besin gereksinimlerini doğru miktarlarda ve dengeli bir şekilde içeren bir diyetle beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Ancak bu diyetin; yaş veya kuru olmasına, markasına ve fiyatına göre seçilmesine çoğunlukla önce hasta yakınının sonra da evcil hayvanın hastalıkları veya tercihi dikkate alınarak karar verilir.

Yaş mama genellikle kediler arasında popülerdir, ancak bazı hasta yakınları pahalıya gelmesi, diş taşları oluşumuna yol açması ve ağırlık artışına yol açtığı iddiası ile yaş mama kullanımına pek sıcak bakmamaktadır. Hâlbuki bugün evcil hayvanların beslenmesindeki son gelişmeler ile artık küçük dostlarımızın her türlü ihtiyacını karşılamaya yönelik pek çok ticari mama seçeneği bulunmaktadır. Her hayvanın yaşı, ağız yapısı, beden büyüklüğü, hareketlilik oranı (av köpeği, ev kedisi vb.), varsa diyabet, böbrek yetmezliği, karaciğer yağlanması vb. gibi özel bir hastalığı ve ağız tadına göre seçenekler değişmektedir.

Kuru ve yaş mamalar arasındaki farklar nelerdir?

Kuru mamalar; mama kabına konulduktan sonra gün içinde koku ve tadlarını korumaları ve sert yapıları ile hayvanların daha aktif çiğneme yapmasına ve daha uzun süre içinde yemeğini bitirmesine, daha fazla su içmesine ve mamanın tek seferde bitirilmesi gerekli olmadığından hayvanın parça parça aralıklı beslenmesini sağlar. Bu tarz beslenme özellikle azar azar yemeyi seven kediler için iyi bir alternatif oluşturmaktadır. Yaş mamalara göre daha uygun maliyetli olan kuru mamalar; daha kolay depolanır, daha kolay taşınır ve raf ömürleri uzun olduğu için açıldıktan sonra içeriği değişmeksizin kendi paketlerinde oda sıcaklığında saklanabilirler. Hayvanların mama kaplarında gün boyu kalsa bile koku, bakteri üremesi ve dışarıda beslenen hayvanlar için çevre kirliliğine neden olmaz. Kuru mamaların çok kuru olması, kolay kolay yumuşamaması ve dışkı haline gelebilmesi için hayvanların günlük gereksiniminden daha fazla su içmelerini gerektirir.

Yaş mamalar ise; içerik olarak kuru mamalara göre daha fazla protein ve daha fazla su içerirler. Açıldıklarında lezzetlerini kaybetmemeleri için en kısa sürede (soğuk zincirin korunması şartıyla yaklaşık 2 gün içinde) bitirilmelidir. Dışarıda mama kapları içinde bırakıldıklarında veya buzdolabına konulmadıklarında konservatif maddeler içermediklerinden mamanın üzerini bir bakteri tabakası kaplar, mamanın rengi koyulaşır ve lezzetini kaybeder.

Evcil hayvanlarımızın beslenmesinde hayvan yakını olarak bizim tercihlerimizden çok, onların gereksinimleri ve tercihleri dikkate alınmalıdır. Bazı hayvanlar sadece kuru veya yaş mama yerken, bazıları her ikisini birden, bazıları ise kuru mamanın yanında ev yemeği yemektedir. Aslında bu hayvanın bebeklikten erişkinliğine kadar geçen dönemde kendisine sunulan mama seçenekleri sonucu sevdiklerini seçmesi ile bağlantılıdır. Kedi ve köpeklere ayrı ayrı olduğu gibi yaş veya kuru mamalar karıştırılarak da verilebilir. Dikkat edilecek nokta ise bozulmalara karşı mamanın mama tabağında kalma süresinin iyi ayarlanmasıdır. Bazı kediler sabahları yaş mama ile beslenmeyi tercih edebilirler, ancak azar azar beslendikleri ve gıdalarını parçalanmış almayı sevmedikleri için gün boyunca atıştırmaları amacı ile mama kabına kuru mama konulabilir. Köpekler ise özel durumlar hariç beslenme konusunda kedilere göre daha ılımlıdırlar.

Sağlık açısından hangisi tercih edilmelidir?

Evcil hayvanların ve biz hasta yakınlarının tercihleri dışında hayvanın sağlık durumuna göre diyetin yaş ve/veya kuru olarak seçilmesi önem taşır. Örneğin; et obur olan kediler yaşamları için elzem olan niasin (B3 vitamini)’inini sentezleyebilmeleri için et kaynaklı gıdalara ihtiyaç duyarlar. Bu konuda veteriner hekiminizin, gerek sağlıklı gerekse hasta hayvanlarınız için şekil ve içerik bakımından önereceği mama büyük önem taşır.

Yaş mamaların kuruya göre aromasının daha güçlü olması iştahı azalan veya hasta olan hayvanlarda yemek yeme arzusunu uyarabilir.

Yaşlı hayvanlarda, tat kaybı ve duyusal reseptörlerin azalması sonucu koku alma bozuklukları ve ağız içindeki değişimler ile diş kayıpları sebepleriyle sıklıkla iştah azalır. Diğer taraftan, bağırsak hareketlerinde yaşa bağlı olarak meydana gelen bozulma veya yavaşlama hayvanlarda kabızlığa yol açabilmektedir. Bu açıdan konserve mamalar; kolay çiğnenebilmesi, bağırsak hareketlerini rahatlatması ve sindirimlerinin daha kolay olması ile daha fazla su içermeleri nedeni ile yaşlı hayvanlarda tercih edilir.

Kediler köpeklere göre daha az su içme eğiliminde olduklarından sağlıklı bile olsalar sadece kuru mama ile beslendiklerinde yetersiz su alımıyla birlikte, su kaybı-dehidrasyon (kuru mama dışkıya dönüşebilmek için vücuttan su çeker) ve kabızlık gelişir.

Diabetes mellitus (şeker hastalığı), kronik böbrek yetmezliği gibi hastalıklara sahip veya kronik kabızlık, idrar kesesi/böbreklerde kristal veya taş oluşumuna eğilimli hayvanlarda kusma olmadığında iştahı uyarmak, gıda alımını kolaylaştırmak ve su alımını arttırmak için hazır mamaların yaş hatta sıvı formları tercih edilir. Bununla birlikte, ister yaş isterse kuru olsun bir hastalığa özel mamaların (reçete edilen mamalar) kontrolsüz bir şekilde uzun bir süre kullanılmaması, gerekli kan ve idrar muayeneleri sonrası hekim tarafından uygun görüldüğünde kesilerek, regular bir mamaya geçilmelidir.

Ağız (ağız içi erozyonlar, diş eti hastalıkları, diş plak/taşları ve hastalıkları vb.) ve çene (hizalanma bozukluğu veya deformite vb.) hastalıklarına sahip hayvanların beslenmesinde kuru mama yerine yaş mamalar tercih edilmelidir.

Evcil hayvanlar, özellikle kediler sadece yaş mama ile beslendiklerinde daha az su içme ve kilo alma eğilimi gösterirler. Bu nedenle her nasıl olursa olsun hayvanlara verilecek gıdalar kilosuna ve yaşına uygun miktarda ve sıklıkta verilmelidir.

Hayvanlara verilen sular günlük olarak yenilenmeli ve su kaplarının temizliğine özen gösterilmelidir. Diğer taraftan, hayvanların su alımları takip edilmeli ve gerekirse ortamdaki su kabı sayısı arttırılmalı, su kapları kedilerin bıyıklarının değmeyeceği genişlikte ve yansıma özelliği (metalik olmayan) göstermeyen (kediler gölgelerini gördüklerinde su içmeyi bırakabilirler) özellikli kaplardan seçilmelidir. Bununla birlikte; su kapları yemek kabı yanında olduğunda kediler yemek yerken veya su içerken suyu yiyecek parçaları ile kirlenebilir ve bu nedenle kaptaki suyu içmek istemezler. Kedilerin zevklerini gözlemleyerek, akarsu seven kediler için çeşme ve su sebili alternatifleri de değerlendirilebilir.

Her canlı için yaşamın devamını sağlamak ve sağlıklı bir ömür sürmek için günlük alınan ve atılan su miktarı metabolizmamızın çalışmasında önemli bir rol oynar. Bu nedenle besinlerin hayvanların gereksinimleri oranında alınmasını sağlamak için öncelikli tercihimiz hayvan refahı ve hakları açısından küçük dostlarımızın tercihi olmalıdır. Hastalık durumlarında ise veteriner hekimlerin önerileri dikkate alınmalıdır.

Evinde bir kedi ve/veya köpekle birlikte yaşayan hayvan yakınları bu canlara karşı olan sorumluluk bilinci ile onların refah ve sağlığı için tercihlerini göz ardı etmemelidir.

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 13 (Temmuz 2020) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
AK
Yazar

Prof. Dr. Alev Akdoğan Kaymaz

4P1K’de 9 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları

4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.