Özgün Öztürk

Bir çocuğun başına gelebilecek en tehlikeli şeylerden biri

Bir çocuğun başına gelebilecek en tehlikeli şeylerden biri,

bir hayvan öldürmesi

veya işkence etmesi

ve bu suçtan kurtulmasıdır.

(Antropolog MargaretMead)

Canlı Mahkemeleri

“İleride canlı mahkemeleri kurulacak. Ancak o zaman insan ırkının diğer canlılar üzerindeki faşizan baskısı sona erecek. Tıpkı insan hakları mahkemeleri gibi.” diyor.

Şaşırıyorum:

“Hayvanların da hakları olacak değil mi? Yani sadece insanların hakları değil?”

“Tüm canlıların. Sadece insan ya da hayvan değil. Sen kimsin ki beş dönüm araziyi çevirip ağaçları kesip ev konduruyorsun? Kendinde nasıl böyle bir hak buluyorsun? Bu dünyadaki tek canlı sen misin?”

Büyüleniyorum elbette. Konuşmasını sürdürüyor:

“Ben parçaları sorgularım. Sana bir şey söylenir. Bu doğrudur, denir. Sen de onu doğru kabul edersen bu çok büyük hatadır. Sen o konuyu öğrenmeden ve emin olmadan doğru olduğunu bilemezsin ki. O zaman sadece koyun olursun. Soruyorum adama:

“Tanrı var mıdır? Ben eminim olduğuna ama çok araştırdım. Bir yaratan olduğunu biliyorum. Adam bana diyor ki:

“Vardır. Doğru.”

“Nereden biliyorsun?”

“Ben de öyle. Okudum, araştırdım, öğrendim ve inandım. Başkaları dediği için bir şeyin doğru olduğunu kabul etmek koyun olmaktır sadece.”

“Çok haklısınız. Tıpkı bizim hayvan korumacılar gibi. İki tane fotoğrafla ajite edebilirsiniz, kitleleri peşinizden sürüklersiniz. Kimse sorgulamıyor acaba bu fotoğraflarla anlatılanlar doğru mudur? Arkasında başka bir niyet var mıdır?”

Bu esnada “Tecavüz Acıtır” broşürlerimizden uzatıyorum. Hayvana şiddet ve tecavüz hakkında kısaca bilgi veriyorum. Diyor ki:

“Bu tamamen cahillikten. Cahil, geri kalmış toplumlarda olur bunlar. İnsanlar birbirine dokunamıyor. Adam ya da kadın otuz yaşına gelmiş, hâlâ karşı cinsin elini bile tutmamış. Seks korkunç bir şey gibi gösteriliyor. Sonra da böyle sapık olunuyor. Seks doğal bir şeydir. Bunu bir anlasak. O kadar korkutuluyor, o kadar baskı altında yetiştiriliyoruz ki. Asıl sapıklık hayvana tecavüzdür. Normali insanın insanla ilişki kurmasıdır. Ama bu anlatılmıyor.”

O, ilkokul mezunu bir taksiciydi. Tek farkı, parçaları incelemesi, araştırması, bıkmadan usanmadan okuması, sorgulaması ve birleştirerek sonuca varabilmesiydi.

Ne dersiniz? Herkes örnek almalı mı?

Hayvana şiddet uygulayan çocuklar

Belgelerle kanıtlanmıştır ki; hayvanlara yönelik şiddet uygulaması, psikolojik bir bozukluğun çok ciddi bir göstergesidir. Bu genellikle şunu gösterir; ya çocuk kendisi şiddete maruz kalmakta ve gördüğü şiddeti hayvana yöneltmektedir ya da insanlara karşı şiddet uygulamaya ciddi bir eğilim göstermektedir.

Psikolojik, kriminolojik ve sosyolojik pek çok çalışmaya göre; şiddet uygulayıcıları, bu tür davranışlara çocukluk ve gençlik dönemlerinde hayvanlara eziyet ederek başlamışlardır. 1970’li yıllarda, FBI’ın seri katiller üzerinde yaptığı bir araştırma sonucunda; seri katillerin çoğunun, şiddet içeren davranışlarını küçük yaşlarda hayvanlar üzerinde denedikleri, onlara işkence ettikleri ya da onları öldürdükleri ortaya çıkmıştır.

Çocukların çoğu böceklere ya da bunun gibi küçük hayvanlara zarar verebilecekleri bir keşif döneminden geçerler. Öğretmenlerinin ve ebeveynlerinin rehberliğiyle beraber hayvanlar için empati kurmayı öğrenirler ve hayvanların da tıpkı insanlar gibi zulüm karşısında acı çektiklerini kavrarlar. Ancak bazı çocuklar keşif dönemi sonrasında da hayvanlara zarar vermeye ve işkence etmeye devam edebilirler. Bu özellikle dört yaş üzeri erkek çocuklarında görülür. Gerekli müdahale yapılmazsa, şiddet içerikli bu davranış biçimi çocuğun tüm hayatında etkisini sürdürebilir.

İstismar edilen bazı çocuklar ise yaşadıkları deneyimi anlatmayabilir ancak başlarına gelenlerle ilgili çeşitli sinyaller verebilirler. Bir kısmı ise yaşadığı deneyimi hayvanlar üzerinde denerler, korku ve hayal kırıklıklarını hayvanlara zarar vererek ortaya koyarlar. Hayvan istismarında bulunan çocukların çoğu istismara uğramış, bir kısmı ise yakın çevrelerinde istismara ve şiddete şahit olan çocuklardır. Hayvanlara kasıtlı olarak zarar veren çocukların genellikle okul notları zayıftır ve çoğunlukla bu çocuklar barbarlık, kabadayılık gibi davranışlar sergilerler.

Anlamamız gereken ise hayvan istismarında bulunan çocukların acilen psikolojik yardım almaları gerektiğidir.

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 11 (Ocak 2020) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
ÖÖ
Yazar

Özgün Öztürk

4P1K’de 10 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları

4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.