Av. Yasemin Babayiğit

Benim de En Az Senin Kadar Yaşamaya Hakkım Var!

Hayvanlara şiddet ve kötü muamele eylemlerinin oldukça artış gösterdiği ve çeşitliliğini ne yazık ki arttırdığı günümüzde, gerek haberlerde gerekse sosyal mecralar üzerinden bu eylemler hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Tecavüze uğrayan, ses telleri aldırılan, tırnakları veya dişleri sökülen, kulakları kesilen hayvanlar, açlık ve susuzluğa yani kaderlerine terk edilen hayvanlar, çiftleştirilen, dövüştürülen, doğurtulan, terk edilen, adeta bir mal gibi alınan satılan hayvanlar..

İşte bu şiddet eylemlerine “Maruz bırakılanlarla” ve “Maruz edenlerle” her gün bir şekilde karşılaşıyoruz. Bir kafede otururken, yanınıza gelen bir kedinin ya da bir köpeğin birkaç dakika önce başka bir müşteri tarafından tekmelendiğini ya da üzerine su fırlatıldığını düşünün.. Metro girişinde karşılaştığınız sırılsıklam bir köpeğin, sizinle göz göze gelmeden evvel güvenlik görevlileri tarafından dışarda yağan yağmura doğru sebepsizce tekmelenerek kovalandığını, anne kedinin henüz gözleri açılmamış yavrularına yiyecek götürmek için etrafta yiyecek aradığı sırada bir grup serseri tarafından taşlandığını.. İşte onlar şiddete maruz bırakılanlar ve kendilerine yapılanları kelimelerle bizlere anlatamayanlar..

Bir de diğerleri var, işte onlar ki belki farkında değiliz ancak, bu “insan” demeye dilimizin varmadığı yaratıklar, onlarla sadece telefon veya televizyon ekranlarında değil, belki metroda, belki aynı kaldırımda, belki bir restoranda veya sinemada fiziken de yüz yüze geliyoruz. Kötülüğe bulaşmış ellerini sıkıp belki onlarla tokalaşıp “merhaba” diyoruz. Aynı okul sıralarında derse giriyor veya aynı binada yaşıyoruz. Ve ne yazık ki, gerçek yüzlerinden bir haber toplum içerisinde yaşayıp gitmelerine seyirci kalıyoruz.

Hayvanlara karşı işlenen suçlar ve gerçekleştirilen şiddet eylemleri karşısında gerçekten faydalı ve netice alınabilecek bir hamle yapmak istiyorsak öncelikle onların da en az bizler kadar yaşam hakkına sahip olduğunu bilmeli ve bu hakka saygı duymalıyız. Faydalı olmak istiyorsak da, onların haklarını öğrenmeli ve öğrendiklerimizi uygulamaya geçirmeliyiz. Onların da en az bizim kadar yaşamaya hakkı olduğunu kabul etmeliyiz!

Şi̇ddet yollara düştü!

Trafikte seyir halindesiniz, bir aracın arkasına bağlanmış ve bu şekilde yoluna devam eden bir araç ile karşılaştınız. Arabanın hızına uyum sağlamaya çalışan köpeğin bedeni bir süre sonra kendini kaderine bırakıyor. Ve adeta filmlerde aracın arkasına bağlanan teneke kutular gibi, süründürüle süründürüle araç sürücüsü yoluna devam ediyor. Karşınızdaki manzara bu? Ne yapacaksınız?

Ya da gözünüzün önünde kasten veya ihmalen bir araç bir hayvana aracı ile çarptı ve hayvanı orada can çekişir vaziyette, arkasına bile bakmadan bırakıp kaçtı. Ne yapacaksınız?

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu madde 14 bizlere diyor ki, hayvanlara fiziksel ve psikolojik acı çektirmek, hayvanları gücünü aştığı açıkça görülen eylemlere zorlamak, hayvanlara işkence etmek yasaktır.

5199 Sayılı Kanun’un “Trafik kazaları” başlıklı 21. Maddesine göre ise de “Bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü, onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır.” hükmü mevcuttur.

5199 Sayılı Kanun’un “İdari Para Cezaları” başlıklı 28. Maddesinde ise bu hükümlere aykırılık halinde idari para cezası yaptırımı uygulanacağı öngörülmüştür. İlgili 28 inci maddenin (k) bendi uyarınca “Kesilmiş veya canlı hayvanlara el konulacağı” kısacası “el koyma yaptırımı” uygulanacağı düzenlenmiştir.

Peki, bir hayvanın aracın arkasında süründürülerek işkenceye maruz bırakıldığını veya bir aracın bir hayvana çarpıp kaçtığını gördüğünüzde nasıl davranmalısınız?

Eğer bi̇r araç trafi̇kte seyi̇r hali̇nde i̇ken bi̇r hayvana çarpti i̇se?

5199 Sayılı kanun m. 21 uyarınca onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorunda demiştik. Bu halde sürücü kendisi bu hayvanı doğrudan özel bir veteriner kliniğine de götürebilir. Hayvanın tedavisi akabinde, masrafları kendisi karşılayacak olan sürücü, tedaviye ait masrafları gösterir fatura ile birlikte, 5199 Sayılı Kanun madde 4/a-b ve 21 ile Trafik Kanunu 85. ve 90. Maddeleri uyarınca, Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortasına (Trafik) başvurarak masrafların kendisine ödenmesini talep etmelidir. Sürücünün bu talebi, Trafik sigortası tarafından kabul edilmez ise, uyuşmazlığı Sigorta Tahkim Komisyonu’na taşıyacaktır.

SİGORTA şirketleriyle sigortalılar arasındaki uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak amacıyla yasa gereği kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu, son dönemlerde aldığı örnek kararlarla özellikle Kasko ve Zorunlu Trafik Sigortası’nda hayvan hakları alanında mağduriyetlerin yaşanmasının önüne geçmektedir.

Kurul’un aldığı son kararlara göre, bundan böyle sürücünün kusuru yüzünden ezilen köpeğin veteriner masraflarını Zorunlu Trafik Sigortası, motora giren kedinin ve kabloları kemiren farenin araçta yol açtığı zararları da Kasko Sigortası karşılayacaktır. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Komisyonu 07.10.2016 tarih ve 2015/E.23049 sayılı Hakem Kararı çerçevesinde benzer bir olayda, Sigorta Şirketi tarafından Ödenmeyen zararın tazmini gerektiğine hükmetmiştir. Bu durumda, sürücülerin bir veteriner hekim kliniğine yaralı bir hayvanı götürmekte çekince göstermemesi gerektiği açık ve net ortadadır.

Eğer bi̇r araç trafi̇kte seyi̇r hali̇nde i̇ken bi̇r hayvana çarpti ve kaçiyor i̇se?

Öncelikle ilgili aracın plakası alınabiliyor ise plaka bilgileri kaydedilmeli ve şahıs hakkında www.cimer.gov.tr üzerinden “şikâyet” seçeneği ile 5199 Sayılı Kanun m. 21’e aykırılıktan m. 28 uyarınca idari para cezası yaptırımı uygulanması talep edilebilir.

Buna ek olarak olayı gören kişi, aynı zamanda şahıs hakkında Türk Ceza Kanunu m. 179/2’de düzenlenen “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu” sebebi ile yaşadığı yerdeki en yakın karakol veya savcılığa giderek suç duyurusunda bulunabilir. Zira yaklaşık bir yıl önce Akyazı Sakarya’da yaşanan benzeri bir olayda, aracı ile seyir halinde iken öldürdüğü bir köpeğin fotoğraflarını bir sosyal medya paylaşım sitesinden paylaşan şahıs hakkında ilgili madde uyarınca kamu davası açılmıştır.

Aracin arkasinda sürüklenen bi̇r hayvan görürseni̇z?

Yapmanız gereken ilk şey, ileride yapacağınız şikâyete esas olmak üzere delil elde etmek maksadı ile görüntü (fotoğraf veya video) çekmek. Daha sonrasında mümkünse hem polis veya jandarmayı aramalı ve durumu ihbar etmeli hem de bu şekilde seyreden aracın durdurulmasını sağlamalısınız.

Olay yerine gelen polis veya jandarmaya, 5199 Sayılı Kanun’a aykırı davranan bu şahsa, Cumhuriyet Savcılarının da idari para cezası yaptırımı uygulanmasına ve hayvana el konulmasına karar verme hakkı olduğunu belirterek, savcılıktan bu yönde talimat alınmasını talep etmelerini isteyebilirsiniz.

Hayvanın sağlık durumu kötü ise, özel bir veteriner kliniği veya belediyeye ait barınak veterinerince tedavi altına alınması için bağlı bulunduğunuz il veya ilçe veteriner işleri müdürlüğü ile iletişime geçebilirsiniz. Ancak bu durumda hayvanın akıbetini muhakkak iletişime geçerek takip etmeniz gereklidir.

Her bi̇r canlinin en az di̇ğeri̇ kadar yaşamaya hakki var!

Unutmayalım, hayvan haklarının varlığının kabulü için öncelikle hayvanların da aynen insanlar gibi birçok anlamda önemli olduğunu, tıpkı insanlar gibi his ve duygu sahibi canlılar olduğunu, İnsanlar gibi mutluluk ve üzüntü hissettiklerini, korktuklarını, öğrendiklerini, hatırladıklarını, endişelendiklerini, heyecanlandıklarını, acı çektiklerini ve daha birçok duyguyu hissedebilen varlıklar olduklarını kabul ederek yola çıkmalıyız. Empati yapmalıyız. Onların insanlar gibi, kelimeler yolu ile taleplerini, duygularını ve düşüncelerini, hislerini dile getiremediklerini, “İMDAT” diye bağıramadıklarını, yardım isteyemediklerini unutmamalıyız. Onların karanlık yollarına biz ışık tutmalıyız…

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 8 (Nisan 2019) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
YB
Yazar

Av. Yasemin Babayiğit

4P1K’de 5 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları

4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.