Gül Turan

Armağandı Oysa Hayat !

Hayat insana bedelsiz verilmiş bir armağandır diye düşünürken ;

Bugünün Türkiye’sinde ne çok bedel ödeyerek yaşamaya çalıştığımızı düşünmekteyim.

Belki de hayat, verdiği armağanın biz insanlar tarafından hor kullanılıp , yozlaştırılarak, tüketildiğini gördüğünden karşı taarruza geçmiş olmalı .

Arkama dönüp yıllara baktığımda, duygularımın ve yazılarımın ne kadar coşkulu olduğunu görerek , geçmişe öykünüyorum şimdilerde.

Ancak geldiğimiz noktada herkes gibi ben de tükenmişlik sendromu içinde olduğumu anlıyorum.

Bu elbette sadece kendi tekdüze yaşamımızla ilgili değil.

Herkesin hayatını , yaşadıklarını , yaptıklarını görerek içe dönmek gibi bir şey.

Toplumun izdüşümü üzerimizde ağır bir kaya parçası gibi duruyor.

Her zaman olduğu gibi yine her şey insanda bitiyor.

Ben şahsen artık insanlara birer obje gibi bakmaktayım.

Duygularımızın, umutlarımızın tükendiği yerde insan da maalesef adeta bir objeye dönüştü.

Etten, kemikten, kandan ve hatta kalpten yoksun mekanik bir obje.

İnanılmaz bir şekilde insanlık ,kendini bir kanser hücresi gibi tüketiyor.

Hiçbir şeyin yolunda gitmediği bu dünyada , arsızca yaşamak için ağır bedeller ödüyoruz.

Bütün bunları yazmak dahi içimi çok acıtıyor.

Savaşlar, gözyaşları ,açlık, ölen çocuklar, öldürülen kadınlar ve insanlar…

İşkence edilen hayvanlar.

Ve… Nihayet son nefesini dahi elinden almaya çalıştığımız doğa…

Bitip , tükenmek bilmeyen kavgalar .

İnsan egosunun tek hedefi olan para ve rant uğruna düştüğümüz acı tablo.

İnsanlığımızı koruma sanatını çoktan yitirdik.

Bireyin kendisini iyi hissedebilmesi için iyi ve doğru ilişkilerde bulunup mutlu olabileceği meşgalesi veya işi olmalıdır.

Yani insan düşünmesi gereken bir obje değil , düşünmesi gereken VARLIK olmalıdır.

Hiç Polyannacılık oynamaya gerek yok. Kötülüğün iyice ağır bastığı bir dünyada yaşamaktayız.

Dünya ülkeleri ve çok bilen siyasiler, stratejistler , dünyanın başka ufuklara evirildiğini ve hatta 3. Dünya savaşına neredeyse start verildiği gibi veciz laflar etmekteler.

Oysa görmüyorlar ki, duymuyorlar ve işitmiyorlar ki ?!..

3. Dünya savaşı insanlık aleminde ve insanlığın ruhunda çoktan başlamış.

Kimsenin bununla ilgili kaygısı yok. Yaşamın heyecanını kaybettik , tükettik.

İnsan bedenini ayakta tutan heyecan ve yaşam sevincidir.

Bu kadar kötülük karşısında hala canı acımayan varsa , yapacak bir şey de yok zaten.

Projektörü gene Ülkemize çevirirsek, Birleşmiş Milletler ’in 149 ülke arasında yaptığı değerlendirmede belirtilen dünya mutluluk raporu sıralamasında ülkemiz 104. ülke olmuş.

Sıralamadaki diğer ülkeleri okumak dahi istemedim.

En alt sırada Afganistan olduğunu bilmek yeterli bir ölçüt ve kıyaslama zaten.

Elbette sadece müreffeh bir yaşam tarzı ve maddiyat değil vurgulamak istediğim.

Gayrisafi yurt içi hasıla , sosyal destek , eğitim düzeyi , sağlıklı yaşam süresi , adalet , vatandaşların karar alabilme özgürlüğü , cömertlik ,varsıllık, ülkedeki yolsuzluk düzeyinin değerlendirilmesi , insana ve doğaya , hayvana bakış açısı gibi argümanlar ile hazırlanıyor Birleşmiş Milletlerin Dünya mutluluk raporu.

Kişi Yaşadığı ortamda ya da düzende mutlu olmazsa , geçmişe dönüp orada yaşıyor.

Aydınlık ve temiz yüzleri , sadeliği ve duruluğu özlüyorum.

Gözlerinde dürüstlüğün , merhametin , şefkatin ışığını görmek istediğim insanları arıyorum.

Komşuya , çocuğa , yoldan geçen insana , öğrenciye , kuşa, kurda , ağaca , toprağa…

Dost gözler arıyorum.

Saygı arıyorum, sevgi arıyorum, vefa arıyorum.

Kültürel zenginlik , terbiye , edep, adap, nezaket ,hürmet bekliyorum.

Denizin kokusunu …

Gökyüzünün sonsuzluğun…

Toprağın bolluğunu…

Zeytin ağacının soluğunu özlüyorum.

Zeytin ağacı , ağaçların atası, anası doğanın bilgesiydi oysa…

Örgütlenmiş , öfke ve vicdansızlığın kontrolsüz paralı askerleri olduk adeta.

Tanrı ‘nın tek hatası , muhteşem yaratılış öyküsü ve yarattığı muhteşem yaradılışın yanında insanı da yaratmış olmasıydı belki de…

Artık toprak ayağa kalkmalı.

Denizler taşmalı.

Gökyüzü yere inmeli…

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 34 (Nisan 2022) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
Gül Turan
Yazar

Gül Turan

4P1K Derginin Kuruluşundan bu yana gerek yazıları gerek manevi varlığı ile her zaman yanımızda olmuş yazarlarımızdandır. Kendisi aynı zamanda Haytap İl Temsilcisi de olan Gül Turan,… 4P1K’de 15 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları

4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.