Zorteşhis, Zorkonu: Birvaka Üzerinden Köpeklerde Yüz Felci
Kranial sinirler kabaca beyin sapından köken alarak çeşitli deliklerden geçerek kafatasını terk eden bir sinir ağı olarak tanımlanabilir. 12 çifttirler ve genel olarak koku, görme, işitme, göz hareketleri, çiğneme gibi hayati fonksiyonlardan sorumludurlar. Bu sinirlerden yedincisi ( nervus fasiyalis) yüz, kulak, burun, dudak, göz kapağı hareketi ve göz çevresindeki kasların oynatılması yanında tükürük bezi salgısı ve gözyaşı salgısının kontrolü gibi görevlerde bulunur. İşte bu sinirin işlevindeki azalmalar tüm bu saydığımız görevlerde aksamalara ve yüz felci oluşumuna neden olmaktadır.
Haydut isimli 8 yaş Cavalier King Charles köpeğimiz yaklaşık 4 ay önce tek taraflı aşırı salya akıntısı şikâyeti ile kliniğimize başvurdu. Yapılan muayenesinde Haydut' un probleminin sadece salya artışı olmadığı, aynı zamanda göz kırpma refleksinin kaybolduğu, yüzünün sağ tarafında ağrı gibi uyaranlara tepkisizlik olduğu görüldü. Ne iştahında ne de hareketliliğinde bir değişiklik vardı. Tek taraflı yüz felci teşhisi konuldu.(unilateral fasiyal paraliz )
Yapılan kan tahlillerinde hiç bir değişiklik görülmedi. Tiroid fonksiyonları kontrol edildi. Röntgenlerinde bir anormallik izlenmedi. Konusunda uzman hocalarımızla koordineli bir şekilde çalışılarak tüm kalp ve organlar ultrason muayeneleri ile görüntülendi. Tümör, organlarında yetmezlik bulgusu ya da büyüme gibi bir durum yoktu. Yine konusunda uzman hocalarımız ile Haydut’ un mr görüntülerini aldık.
Mr görüntülerinde Haydut’ un syringomyeli varlığı saptansa da bu boyutta bir syringomyeli rahatsızlığının bu felci yapmayacağı sonucuna varıldı.
Ve Haydut uygun bir tedaviye kontrollü bir şekilde başladı. Aradan geçen süre sonunda sol taraftaki felç kısmi olarak azalmaya başladı. Salya artışı azaldı, zamanla göz kırpma fonksiyonlarında düzelmeler izlendi. Bu süreçte bizi en mutlu eden şey ağzında yara oluşmamasıydı. His kaybı nedeni ile yanağını yemek yerken yiyebilirdi. Bu da zamanla yemek yemesini engelleyebilirdi.
Sol taraftaki felcin düzelmesi yönünde işaretler görürken bir sürprizle karşılaşıldı. Şimdi de felç sağ tarafı etkilemeye başlamıştı. Ve bu süreçte Haydut iki defa nistagmus dediğimiz, kabaca gözün koordinasyonunu kaybettiği, yukarı aşağı sağa sola hareket ettiği bir durum yaşamıştı. İki durum da müdahale etmemize gerek kalmadan kendini sınırladı ve düzeldi. Bu durum sonrasında gözümüzden bir şey kaçabileceğini düşünüp Haydut’ un sadece baş ve kulak bölgesine 2. bir mr aldık. Sonuç aynıydı, değişen bir durum, tümör ya da anormallik izlenmedi.
Haydut’ un şikâyetlerinde gözle görülür düzelmeler olsa da tam istediğimiz sonucu alamamıştık. Acaba hastamızın vücuduna kendi vücudu mu saldırıyor diyerek şikâyetlerimizin kaynağını otoimmun bir rahatsızlık mı tetikliyor düşüncesi ile testi etkileyebilecek ilaçlar kesildikten sonra koskocaman başka bir yazının konusu olabilecek ANA testine baktık. Sonuç 1\100 titre üzeri pozitifti. Bu test bize kullandığımız ilaçların miktarı için bir düzenleme göstergesiydi.
Geldiğimiz noktada Haydut’ un sağ tarafındaki felç tablosu tamamen düzeldi. Fakat sonradan oluşan sol taraftaki felçte kısmen de olsa iyileşme görsek te şikâyetlerimiz devam ediyor. Onun dışında Haydut iyi, ne neşesin de ne hareketlerinde bir değişiklik var.
Görüldüğü üzere tek taraflı yüz felcinin nedenlerini araştırırken birçok test ve görüntüleme tekniklerinden yararlanılması gerekmektedir. Bu felcin nedenleri arasında tiroid problemleri, kulak enfeksiyonları, travma, tümörler sayılabileceği gibi Haydut' ta olduğu gibi hasta sahiplerinde ve hekimlerde oldukça fazla soru işareti bırakabilecek "idiyopatik " dediğimiz, maalesef nedeni bulunamayan hastalık olarak ta neden sayabiliyoruz.
Köpekler tek taraflı yüz felcini oldukça iyi tolere edebilmektedirler. Günlük hayat fonksiyonlarını engelleyebilecek bir durum genellikle oluşmaz.
Günlük bakım olarak göz kapaklarındaki güç kaybı nedeni ile gözün kurumasına karşı uygun damlaların göze damlatılması gerekebilmektedir. Yüz felci tek taraflı oluşsa da zaman içerisinde Haydut' ta da olduğu gibi diğer tarafı etkileyebilmektedir.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de görüntüleme teknikleri mesleğimizde giderek gelişmektedir. Mr gibi gelişmiş görüntüleme teknikleri sonucunda bile elimizde bazen maalesef bazı vakalarda kesin bir sonuç alamamaktayız. Özellikle nöroloji vakalarında mutlaka ileri görüntüleme teknikleri (mr, tomografi ) gerekmektedir. Bu teknikler Bazen bu güzel hastamızda olduğu gibi tam anlamı ile bize bir neden sunamasalar da akıllarımızda olan birçok soru işaretini giderebilmektedir. Doğru anestezi ve doğru görüntülemenin değeri zaten anlaşılmış bir şey, ülkemizde de bu teknikler kullanıldıkça giderek daha profesyonelce sonuçlar alacağımızı düşünüyorum.
Tüm dergi ailesine ve okurlarına mutlu bir yıl dilerim.


