Yol Arkadaşım
Dost; Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimsedir.
Bu hayatta ailemizi seçemeyiz ama dostlarımız seçtiğimiz ailemizdir.
Tam anlamıyla dibe vurduğumuz, kolumuzun kanadımızın kırıldığı zamanlarda dostlarımızın varlığını hissederiz. Yaşanılan bazı acıları hiçbir şey azaltmaz ama bize ayakta durma gücünü veren dostlarımızdır.
Bu hayatta insan dostlarımız olduğu gibi can dostumuz dediğimiz hayvan dostlarımız da vardır. Onlar bizim hayatımızın en değerli tanıklarıdır. Bizi her halimizle görürler ve severler.
Sabah yataktan kalktığımızda aynaya bakmaya korkarız bazen ama onlar yanı başımızdadırlar. Üzüldüğümüz anlarda usulca sokulurlar yanımıza ve kendilerince teselli ederler bizi, gözümüzün içine bakarlar. Gece uyurken başucumuzda bizi izlerler. Sevindiğimizde o tüylü güzel suratları tatlı bir mutluluğa kavuşur. Bizim kıyafetimizin güzel ya da çirkin olması, yaşadığımız evin muhiti ya da dekorasyonu umurunda değildir can dostumuzun. Adı üstünde dost; insanı, hayvanı olur mu?
Aslında onlardan öğrenecek çok şeyimiz var. Hani çok sıkılırız ve hayat üstümüze gelir bazen, ne yapsak kar etmez. Mutluluk çok uzaklarda gibidir ve bu durum günlerce bile sürebilir. Kelimelerle konuşmayan dostlarımızdan ne öğrenebiliriz ki?
Sıkılmamayı ve anın tadını çıkarmayı öğrenebiliriz bir kediden. Yapacak bir işimiz yoksa pencereden uzun uzun seyredebiliriz etrafı. Düşünmek, durup dinlenmek için fırsat yaratmış oluruz kendimize, karmaşık şehir hayatının içinde. Bir çiçeği koklayıp o muhteşem kokusunun tadını çıkartabiliriz mesela. Tıpkı benim can dostumun yaptığı gibi. Durup, etrafta olup biteni seyredebiliriz ilgiyle. Dışarı çıkmayı heyecanlı bir durum haline getirebiliriz tıpkı köpekler gibi. Hayatta 1 saniye sonra karşımıza ne çıkacağı belli değilken evden çıkarken gülüp eğlenmek yerine oflayıp puflamak neden? Hayat harika sürprizler sunacaktır belki de bize. Heyecanlanmaya değmez mi?
Hayatımı birçok döneme ayırabilirim kendi içinde. Ama hayatımın dönüm noktalarından biri can dostumu sahiplendiğim zaman diyebilirim. Hani öğrenecek çok şeyimiz var dedim ya onlardan. Öğrendiklerimizin farkında bile olmuyoruz bazen. Evde sizi bekleyen tüylü bir dostunuz varsa hayatınızın tüm planını ona göre yaptığınızı fark edersiniz zaman içinde. Onu sevmeyen insanları hayatınızdan tek tek çıkartırsınız. İnsan tanımayı öğrenirsiniz sayesinde.
Ona en iyi imkânları sunabilmek için kendinizden kısarsınız çoğu zaman. Hastalandığında dünyanız kararır, o mutluyken sizden mutlusu da yoktur. Can dostunuz sayesinde sadece ona değil tüm canlara sevgi ve ilgi duymayı başladığınızı görürsünüz. Hayatınızın en muhteşem değişimi budur aslında. Dünya hassas kalpler için cehennemdir sözüne katılsam da taş kalpli olarak cenneti yaşayacağıma, bu cehenneme razıyım.
İşte böyledir bir can dosta sahip olmak…
Anatole France’in dediği gibi:
“ İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.”
Tüm insan dostlarıma ve can dostlarıma sonsuz sevgilerimle…


