NE?
Kedimin / Köpeğimin Dişlerini mi FırçalamamGerekiyor?
Amanasil?
Evet, bizler gibi kedi ve köpeklerimizin de dişlerinin fırçalanmaya ihtiyacı var. Çünkü aynı bakteriler onların da ağzında biyofilm oluşturuyor ve bu birikim uzaklaşamazsa diş taşına dönüşüp dişeti iltihaplanmasına neden oluyor.
Birazdan kürk ısırdığınızı veya ham deriyi delmek için avınızı ısırdığınızı düşünmenizi isteyeceğim. Evet, zor olacak ama unutmayalım kedilerimiz ve köpeklerimiz etçiller ve çene yapıları bizden oldukça farklı. Isognatik (yani tam üst üste) oturan çenelere sahip bizler; tahıl, tohum ve lifli bitkileri ezebiliyoruz. Çenemizi sağa sola oynatabilmemiz de dairesel çiğneme yapmamızı ve sindirimimizin kolaylaşmasını sağlıyor. Bu sayede diyetimize bitkiler, tohumlar gibi öğütülmesi gereken gıdalar girebiliyor. Hepçil (omnivor) yapıda bir çenemiz var diyebiliriz.
Peki,kedi ve köpeklerde durumnasıl?
Tüm etçillerin çene ve diş yapıları; avlanma, öldürme ve parçalayarak beslenmek üzerine evrimleşmiştir. Çiğnemek mi? Ona vakit ayırmak büyük lüks, başka bir avcı gelip avınızı çalabilir ve hatta sizi bile avlayabilir. Hızlı ve etkin bir şekilde avlanıp beslenmek ve hemen oradan uzaklaşmak gerekir. Yani kedi ve köpekler yemeklerini zaten çiğnemiyor, yutuyorlarmış. Kuru mamalarını yerken çıkardıkları ses mi? Bilimsel çalışmalara göre ısırılan mamaların oranı %17 civarında. Yani çoğunu bütün bütün yutuyorlar. Kedinizin tüy yumağı çıkardığı veya bir nedenle istifra ettiğinde mamalarına iyi bakın çoğunun bütün olarak durduğunu ve şiştiğini görürsünüz.
Evet, kedi dostlarımızın yemeklerini çiğnemeden yuttuğunu bu iştah kaçırıcı ama kalıcı olmasını umduğum bu örnekle anlattıktan sonra, gelelim köpeklere... Kurtlar sürü olarak avlansalar da aynı beslenme prensibiyle evrimleşmişlerdir. Strateji basit ve etkilidir; avı yakala, öldür ve parçalar halinde bütün olarak yut. Bakın kemikten hiç bahsetmedik bile. Kemik doğada sırtlanlar gibi leşçiler tarafından tüketilir. Etçiller (adları üzerinde) et ve iç organlarla beslenirler. Çünkü kemik kemirmek dişleri kırabilir ve kırılan dişle çok uzun süre avlanamaz, beslenemez ve hayatta kalamazsınız. Kurt bunu bilir ve çoook zorda kalmadıkça sert bir cisme dişini vurmaz. Silahşörler de ağaçlara veya taşlara kılıçlarını vurmazlar. Hadi bu çıkarımı siz yapın: Kurttan evcilleştirilen köpeğin kemik yemesi iyi mi kötü mü? Bir sonraki sayıda buna yer verebiliriz ama akl-ı selim okurların cevabını duyar gibiyim (kopya vereyim cevap kemikle dişin mohs sertlik derecelerinde). Önden çalışmak isteyen “chip fracture” nedir araştırabilir. Bir de sırtlanların diş yapılarıyla köpeklerinkine bakın derim...
Kediler de köpekler de bu sayede hayatta kalmışlar ve hayatlarımıza dahil olmuşlar. Beslenirken aynı zamanda dişlerini temizlediklerini anladık ancak doğal koşullarda beslenmelerini evde nasıl sağlayabiliriz? Bunu ayrıca araştırmanızı ve mutlaka sağlık risklerini de enikonu incelemenizi öneririm. Ezbere online reçeteler nedeniyle oluşabilecek hastalık ve kazaları da dikkate alın derim.
Bir konuya daha kısaca değinmekte fayda var. Dişeti enfeksiyonunun şiddeti sadece dişlerde biriken bakterilere bağlı değildir, vücudun savunma mekanizmalarının bu bakterilere ne şiddetle cevap verdiği de önemlidir. Eğer genetiğiniz (ki bağışıklık sisteminin kodu bu genetik şifrelerdedir) dişeti enfeksiyonuna yatkınlık sunuyorsa (british shorthair veya scotish foldlarda olduğu gibi) dişlerinizi erken yaşlarda yitirir ve beslenemezsiniz. Beslenemeyen bireyin de soyunu devam ettirmesi mümkün olamayacağından, doğal hayatta bu gibi lüks sorunları göremiyoruz. Seleksiyon böyle acımasız bir şey biliyorum…
Binlerce yıldır doğalarından ayırdık, kendimize ve çevremize adapte ettik artık bu borcu geri ödemenin zamanı geldi de geçiyor…
Haydi,şimdi bu doğal temizliği evde nasıl sağlarız onabakalım:
Kürk, deri ve çiğ etin lifli yapısını artık ev hayatında sunmamız maalesef imkânsıza yakın. Çoğumuz kuru veya yaş mamalarla beslenmelerini sağlıyoruz, azınlık da olsa bir BARF akımı bizde de başladı ancak hala kemikle ilgili hatalar yapılabiliyor. Ayrıca ülkemizdeki mezbahalardan elde edilen ürünlerin çiğ yenmeye veya temas edilmeye ne kadar müsait olduğu da iyice düşünülmelidir.
Kuru veya yaş mama fark etmez, dişlerin temizlenmesinde çok az etkinliğe sahiptirler. Lifli, yumuşak ve dişin tamamen diş etlerine kadar gömülebildiği ve bu sayede temizlendiği ürünlere ihtiyaç var ama sanırım daha bunun için çokça zaman ve arge gerekiyor.
Şimdilik elimizdeki en etkili silah “diş fırçası”, hayır kedi köpek fırçalarından değil bildiğimiz insan diş fırçasından bahsediyorum. Orta ve yumuşak sertlikteki insan fırçaları pratikte en çok önerdiğim ürünlerden. Kedi ve köpekler için satılan ürünlerin maalesef hepsi sahipleri düşünülerek üretiliyor ve çok azında fırça kıllarının uçlarının yuvarlatılması vs. gibi detaylar görüyoruz. Bu nedenle daha kolay kullanılan veya güzel görünen değil, en etkili ve zarar vermeyen kıllara sahip “profesyonel” fırçaları öneriyorum. Kedilerde implant çevresini temizlemek için tasarlanan kanca gibi fırçalar da çok rahatlıkla kabul görebiliyor denemenizi öneririm.
Macun konusu çok ama çokönemli:
Mutlaka yutulabilir şekilde formülize edilen kedi ve köpek macunlarını tercih etmeli ve kesinlikle insan macunlarından uzak durmalıyız. Yutulabilen insan macunları dahil olmak üzere, hayvanlar için üretilmediği sürece kesinlikle kullanmıyoruz. Macun aslında işin eğlencesi olacaktır, fırçanın etkinliği ile macunu kıyasladığımızda fırçanın çok daha fazla iş gördüğü ortadadır. Lavabonuzu sadece deterjanla ve suyla temizlemiyorsunuz değil mi? Deterjan ve süngerle ovmadan gitmiyor o pis lekeler (bu arada lavabodaki bakteriler de aynı dişe yapışan bakteriler gibi biyofilm üreterek yapışıyorlar).
Sürekli ve düzenli mekanik temizlik tek reçetemiz. Mutlaka günde 1 defa ( mümkünse 2 defaya hayır demeyiz) dişetleriyle dişlerin birleşim noktalarını temizleyecek şekilde nazikçe çok basınç uygulamadan (gözünüz kapalıyken parmağınızı üzerine koyun, gözünüzü rahatsız edecek basınç diş etini de rahatsız edecektir), dairesel hareketlerle dişleri temiz tutuyoruz. Buna alıştırma yaparken bir yakınınızın dişini fırçalamayı deneyin. Zordur, çünkü kendi dişinizi fırçalarken neyden rahatsızlık duyduğunuzu ağzınız size söylüyor. Bu karşılıklı iletişimi tutturduktan sonra işler kolaylaşacak söz veriyorum. Yeterki kuyruk sallansın!
Bu esnada kanama, kızarıklık veya daha önce görmediğiniz yeni bir oluşum fark ederseniz de hemen vakit kaybetmeden veteriner hekiminize gidiyorsunuz. Eğer hali hazırda dostunuzun ağzında yoğun taş ve enfeksiyon varsa lütfen vakit kaybetmeyin. Önce hekiminizden detaylı bir diş temizliği ve periodontal küretaj hizmeti isteyin. Dişlerin temiz kalması için fırçalıyoruz, taşlı kirli ve enfekte dişleri temizlemeye çalışmak daha fazla doku hasarı yaratacak, enfeksiyonun sürekli kana karışmasına neden olacak ve en önemlisi de dostunuzun canını yakacaktır.
ALTIN KURAL: Fırçayı görünce kuyruk sallanacak, heyecan ve neşe oluşacak!
Eğer kediniz veya köpeğiniz fırçayı görünce kaçışırsa bu hem onun hem de sizin için yoğun bir stres faktörü olacağından bu engeli nasıl aşabileceğinize odaklanın. Köpekler kolay, lezzetli macunları fırçanın üzerine değil kılların içine sıkarak dostunu macuna ulaşmaya çabalarken dişlerini fırçalamanız basitleşecektir. Kediler elbette daha zor olmazlarsa olmaz. Kedinizi ikna edemeyeceğimizi ikimiz de biliyoruz, bu nedenle neden av oyunu yaptığı veya kendisini sevdiremeye geldiği saatleri seçmeyi denemiyoruz? Kediniz av saatlerinde daha eğlenceli ve aktif olacaktır. Eğer fırçayla oynamaya ve kıllarını ısırmaya başladıysa tamamdır bu iş. Sadece suyla bile günlük olarak bu oyunu yapmak büyük fark yaratacaktır. Ama kedimiz bir koltuk patatesiyse iş bize düşüyor. Zorlamadan ve sıkıştırarak stres yaratmadan sevgiyle karışık (gıdı altından severek mesela) dişlerine o izin verdikçe fırçayı sürüp rahatsız olduğunda da dinlenmesine izin vererek dişleri fırçalamak mümkün.
İstediğimin ne kadar zor olduğunun farkındayım ama inanın başka çare henüz elimizde yok. Tozlar, su katkıları, bisküviler hepsi ticari bir oyun aslında ve uzun vadede hastalığın teşhis ve tedavisini geciktirdiğinden zararlar büyük. Bu konuda bilinçlenmeli ve aksiyona geçmeliyiz. Düşünsenize bir toz olsa da yemeklerle biz de alsak hiç diş fırçalamasak… Pek de mantıklı değil dimi?
Unutmayın kuyruk sallanacak. Eğlenceli bir aktivite olmazsa ikiniz de bir hafta içinde pes eder fırçayı gördükçe ertelersiniz. Kendi dişlerinizi bir sene fırçalamadan gezer misiniz? Lavabonuzu aylarca temizlemezseniz ne olur?
Bunu dostunuza çok görmeyin basit oyunlarla ve lezzetli ödüllerle bu süreci eğlenceli kılın ve günde bir defa da olsa dostunuzun ağzına bakın.
Bir sonraki yazıda görüşmek ümidiyle.


