Barış Bahadır

Merhaba Sevgili Patisever Dostlar

Son günlerde nereye baksam hep felaket haberleri görüyorum. Doğadan uzaklaştıkça, dengeler değişiyor. Düşünüyorum da ne kadar bencilleştik. Dünya bize hizmet etmek için yaratılmış sanıyoruz.

Ne insana, ne hayvana, ne doğaya saygımız kaldı. Şuursuzca tüketiyor, yarını düşünmeden deviriyoruz günleri. Nefes almadan yaşıyor, hissetmeden seviyoruz. Robota bağlamışız gibi hissediyorum.

Hayatında bir anlam arıyorsan; durup derin bir nefes al, bir köpeğin gözlerine bak, bir ağacın gövdesini kokla, toprağa dokun, hırslarından kurtul, öfkeni terk et. Dinlemeye, dinlenmeye ve anlamaya bak. Göreceksin ki sen değişeceksin ve dünya değişecek…

Harika insanlarla buluşmaya devam ediyor Mardin’den sonra rotamı yaklaşık 140 kilometre uzaklıkta, kırk dereceler civarındaki Batman’a çeviriyorum.

Eğer bir amaç uğruna yolculuk yapıyorsanız, inanın bana çok keyifle yol alıyorsunuz. Ne sıcak sizi etkiliyor ne de gittiğiniz uzun kilometreler… Bilakis doğa hissediyor seni ve sana yardım ediyor. Hafif bir rüzgâr esiyor, seni serinleteyim biraz diyor. Ya da sana biraz manzara vereyim de zevkle ilerle diyor. Evren; kalbiniz ve ruhunuz nasılsa ona göre size yaklaşıyor.

Batman’a geldiğimde sıcacık bakan gözler ve kalbi sevgiyle atan birçok dost karşıladı beni. Sonra biraz sohbet ettik tabi. Önce ben anlattım. Neden düştüm yollara? diye.. Rotamdan bahsettim. Ülkemin dört bir yanında onlar gibi muhteşem kalpli insanlar olduğundan… Ben anlattıkça, onlar heyecanla dinlediler… Sonra ben onları dinledim ve gördüm ki bu dostlar adeta birer melek. Geceleri yok, gündüzleri yok, kışları yok, yazları yok.

Fakat buradaki sıkıntı biraz daha farklı… İnsanların dini inançları olarak bazı hayvanlara pek iyi bakılmadığını duydum. Tabi buradaki dostlar bunun için çok çalışma yapmış. Saha-Der Başkanı Sayın Buket Oruç, dört dörtlük derler ya, bence dört beşlik çalışmalar yapıyor.

Bende onlarla bir gün geçirmek istedim. İstanbul’dan, yaklaşık 1400 kilometre öteden beni takip eden, hayvansever dostlarımın gönderdiği mamaları ellerimle Batman’daki canlara vermek istedim. Bu arada onlara da çok teşekkür ederim. Zaten bu yola çıktığımda takipçilerimin desteği beni hep daha ileriye götürdü. Düşünebiliyor musunuz İstanbul’dan Batman’daki canlar için mama desteği verdiler. Ben de ellerimle bu emaneti sahipleriyle buluşturdum. Önce sanayi mevkiine gittik. Sanayideki tüm ustalar dernek çalışanlarıyla arkadaş, onlar da hayvansever. Sonra besleme alanlarına birer birer gittik yavru köpüşleri ellerimizle besledik ve tabi bol bol sevdik.

Beni burada misafir eden başta Saha-Der başkanı Sayın Buket Oruç olmak üzere, tüm dernek üyelerine, kalbi pati pati atan tüm dostlara çok teşekkür ederim.

Önümde 400 kilometre yolum var. Akşam geç olmadan buluşmam gereken ve yarını planlamam gereken dostlarım var.

Evet, hedef Gaziantep. Hadi yola koyulalım…

Hayatinizda bi̇r anlam ariyorsaniz bi̇r köpeği̇n gözleri̇ne bakin…

Tüm Türkiye’de sanırım sayılı dernekler arasında olan Canlı Hayatını İyileştirme Derneği… Ben önce derneğin genç ve gönüllü üyeleri değerli arkadaşlarım Birsen ve Ömer’le buluştum dernekte. Yapılan çalışmaları dinlerken içeri Cemal baba girdi. Gerçekten baba gibi bir adam. Hoş geldin beş gittin sohbetinden sonra, dedi ki bana; “ Yarın sabah yedide hazır ol “.

Çok heyecanlandım. Sıradan bir günleri nasıl geçiyor yaşayarak görecektim. Otelime gittim ve hemen yarın olsun diye uyudum. Sabah yedi de hazırdım ve Cemal baba beni derneğin panelvan aracıyla aldı. Yanımızda Birsen de vardı. Her akşam Cemal baba kasapları gezer, atılacak etleri alırmış. Sabahları da yaklaşık yüz elli civarı canı doyurmak için 45 - 50 kilometre ilerideki besleme alanına getirirmiş. Ben önce “ yüz elli sayısını duyunca “ abarttı biraz ama olsun dedim içimden. “ Yapılan iş kutsal “.

Yola çıktık ve bunaltıcı sıcaklık altında uzun süre gittikten sonra Cemal baba;

“ Geldik! Şimdi bak! “ dedi. “ Korna çalacağım ve çocuklar gelecek.” Ama hava o kadar sıcak ki ve hiç kimse yok etrafta. Derken Cemal baba bir korna çaldı. İnanamazsınız arabanın arkası, gözleri sevgiyle bakan can dostlarla doldu. Biz ilerliyoruz yavaş yavaş, yaklaşık yirmi civarı can dost. Cemal baba “ Bu az.” dedi “ Bekle şimdi ” İlerlerken yavaş yavaş birkaç korna daha ve sayımız yüz, yüz otuz oldu.

Besleme alanına vardık. O canların sevgisi, o canların bizi görünce yaşadıkları mutluluğu anlatmam mümkün değil inanın bana… Sanki sevgileri mama için değil, bizi gördükleri, Cemal babayı yanlarında buldukları içindi. Cemal baba “ Arabayı tanırlar, başkası korna çalsa inan toplanmazlar.” dedi. Ya böyle bir sevgi, böyle bir aşk yok. Ruhum orada sevgiye doydu, değerli pati sever okurlar.

Her sabah yapılan bu sevgi dolu buluşma, beni hayran bıraktı, ardından derneğin bakım rehabilitasyon kısmına geri döndük. Orada çalışan veteriner hekimler ve gönüllü arkadaşlarla sohbet ettik. Ben kısaca anlatayım size;

İki tane barınakları var. Bir tanesi Tam- Med Hastanesinin arkasında, aynı zamanda CAHİDE Derneğinin merkezi olan ve yaralı hayvanlar bulunduğunda ilk getirilen yer.

Bir diğeri de Fuar merkezinin karşısında Karakız adını verdikleri bir barınak. İnşaatına 2010 yılının Eylül ayında başlanmış olup 2010 Aralık ayında tamamlanmıştır. Karakız barınağımız açık bir barınak ve burası tedavileri biten sakat kalmış ve bir şekilde dışarıya bırakılamayan hayvanları barındırdıkları yer. Oradaki canların hayatlarının sonlarına kadar bakımlarını yapıp, tedavilerini üstleniyorlar.

7500 m2 olan alanda birçok ağaç 36 adet kulübe alt yapı, ameliyathane, gözlem odaları, banyo ve bakıcı evi vardır. Oraya da gittim, oraya da hayran kaldım.

Aslında konuşulacak, anlatılacak çok şey var. Ben dinledikçe hayran kalıyorum. Cahide Türkiye’de örnek derneklerden. Emeği geçen yönetim kurulu başta olmak üzere tüm çalışanlara gönüllülere kalpten teşekkür ediyorum.

Yola çıkma vakti, bakalım daha hangi nice güzel insanlarla buluşacağım. Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle… Unutmayın; Hayatınızda bir anlam arıyorsanız; durup derin bir nefes alın, bir köpeğin gözlerine bakın, bir ağacın gövdesini koklayın, toprağa dokunun, hırslarınızdan kurtulun, öfkenizi terk edin. Dinlemeye, dinlenmeye ve anlamaya bakın. Göreceksiniz ki; değişeceksiniz ve siz değiştikçe dünya değişecek…

Bol patili günler

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 25 (Temmuz 2021) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
BB
Yazar

Barış Bahadır

4P1K’de 11 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları