Barış Bahadır

Merhaba Pati Sever Dostlar

‘‘ Sokak Hayvanları Adına, Motorumla Türkiye Yollarında… ’’adlı projemle iki yılda yaklaşık yirmi dört bin kilometre yol yaptım. Türkiye’nin dört bir yanına gittim. İki şehrin arasında kalmış ya da oralara terk edilmiş canları besleyip, yardıma ihtiyacı olanlara yardım ettim. Ülkemin dört bir yanındaki hayvanseverlerle etkinlikler yaptım. Bu bazen kermes oldu, bazen kulübe yapımı, bazen de besleme…

Bu serüvenimi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Bu kez Mezopotamya’ya tepeden bakan şehir Mardin’deyim. Hazırsanız başlayalım…

Mezopotamya’ya Tepeden Bakan Şehir Mardin

Mardin bir kere hayatınıza girdi mi, kader gibi takip eder sizi.” demiş Murathan Mungan. Ne kadar haklı… Dönmeme rağmen hala fotoğraflara bakıp duruyorum. Ve belki de ilk kez bir şehri gerçekten özlüyorum.

Yüzyıllar boyunca Türklerin, Kürtlerin, Süryanilerin, Arapların, Ezidilerin iç içe yaşadığı Mardin zengin bir tarih ve kültür birikimine sahip. Ezan seslerinin çan seslerine karıştığı, sokaklarda Samuel ile Ahmet’in kardeşçe top oynadığı hoşgörü kenti Mardin bu nedenle “Dillerin ve Dinlerin Şehri” olarak adlandırılıyor ve örnek alınması gereken bir ders sunuyor. Sarı kalker taşından yapılmış taş evleri gündüz ayrı, gece ayrı bir göz ziyafeti sunuyor. Evlerin hepsi güneye, Mezopotamya’ya doğru bakıyor. Hiçbir evin gölgesi diğerinin üzerine düşmüyor ve evler yazın serin, kışın ise sıcak oluyor. Sokakları gezdikçe muazzam bir taş işçiliği karşısında hayran kalıyorsunuz. Kudüs ve Venedik ile birlikte tamamı sit alanı ilan edilen üçüncü şehir Mardin. Böylesine bir zenginliğe sahip olduğumuz için öyle şanslıyız ki!

Mardin’de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kadın Girişimciler Başkanı Sayın Deniz Hitay’la buluştum. Deniz hanım Mardin’de sokaktaki canlar adına her şeyi yapmaya çalışan muhteşem biri. Beni karşıladı sokaktaki canlar adına bir etkinlik yapalım dediğimde kendisi tüm planı yapmıştı.

Ertesi sabah bir gönüllü ordusu ile buluştuk ellerimizde mamalar, sular; kalbimizde canların sevgisi eski Mardin sokaklarını 35 derece sıcaklıkta arşınlamaya başladık. Fakat çok enteresan ki sokaklarda her yerde mama kapları zaten vardı ve içleri de doluydu kadar mutlu oldum ki. Mardin esnafının bu konuda çok duyarlı olduğunu öğrendim.

İşte o esnaflardan biri. Adını mutlaka duymuşsunuzdur. Marilyn Monroe' ya benzetildiği için Türkiye'nin dört bir yanından ziyaretçisi olan Mardin'in "Marilyn Monroe"su: Melek Akarmut

İçinde hep hayvan sevgisi olan Melek Hanım, öncelerde küçük kulübelerle yetiniyormuş. Ama işletmesinin arkasında boş bir bina görünce, o kadar heyecanlanmış ki. Burayı onlar için çok güzel bir ortama dönüştürebilirim demiş. Buraya kedi sığınma evini kurmak için, 60 bin lira kredi çekmiş. Tabi önceleri insanlar onu yadırgamış. Ama o hayvanları çok sevdiği için, canlara yardımcı olmaya, onlara bakmaya kalpten devam etme kararı almış. Oluşturduğu kedi sığınma evinde her yatakta kedilerin isimleri bile yazılı. Yatak örtülerini de kendisi yapmış. Kendisi ile tanışmaktan mutluluk duyduğumu belirtip, Deniz Hitay’la birlikte Mardin’in dönemin Valisi Sayın Mustafa Yaman’ı makamında ziyaret etmeye gittik.

Deniz Hanım tüm organizasyonu yapmış sağ olsun. Vali beyle randevu saatimizde samimi bir sohbet gerçekleştirdik makamında. Kendisi de hayvansever olan valimizin beş köpeği olduğu Mardin de hayvan hastanesi kurduğunu öğrendim. İşte o an anladım ki bu sevginin makamı yok, bu sevginin cinsiyeti yok, bu öyle bir sevgi ki tek bir şehri yok… Bu güzellikler içinde Mardin’den ayrılma vakti geldi.

Deniz Hitay başta olmak üzere Sayın eski Valimize, Melek Hanıma, Ceylan Hanıma ve tüm Mardin halkına çok teşekkür ederim.

Hedef Batman, hazırlanmaya başladım. Ama bir türlü motosiklet montumu bulamıyorum. O an anladım ki ilk Mardin’e geldiğim gün Deniz hanımı buluşma yerinde beklerken montumu motorumun üstüne bırakıp, marketten bir şeyler almaya girmiştim. Döndüğümde havanın sıcaklığı ile montumu giyme gereksinimi duymamıştım ve sanırım o gün motorumun üstünden montum çalınmıştı. Ama ben fark etmemiştim. Çok üzülmüştüm çünkü hem güvenlik açısından önemliydi hem de severek aldığım montumdu. Hemen emniyete gittim kameralar falan incelendi ama bulunamadı yola yavaş yavaş devam etmem gerekiyordu. Sağ olsun bu yolculuktaki sponsorum Motoliz olayı duyunca hemen yeni montumu bana kargoladı.

Batman’a yolculuk mutsuz başladı.

Yaklaşık seksen kilometre üzgün ve montsuz şekilde ilerlerken bilindik bir benzin istasyonuna girdim. Yakıt alıp devam etmekti amacım. Motosiklet kullanıcıları benim motorumu bilir, benim yakıt depomun kapağı arka koltuğumun altında ve arka koltuğumun üstü de tıka basa mama yüklü olduğu için ben her benzin almak için durduğumda lastiklerle bağladığım destekçilerimin bana gönderdiği mamaları indiririm, sonra benzin alır bir daha mamaları bağlar, öyle yola çıkarım. Çok uzattım biliyorum ama yaşadığım komik bir olayı anlatmak istiyorum.

Neyse ben mutsuz bir şekilde sıcağın altında mamaları sabitleyen lastikleri çözerken pompacı arkadaş yanıma geldi, sorular başladı.

Abi nerden geliyorsun? Abi nereye gidiyorsun? Abi motor kaç model?

Abi kaç kilometre hız yapıyor?

Abi motor kaç lira?

Ben bu soruları cevaplamaktan normalde çok mutlu olurum, ama o gün mutsuz olmam nedeniyle biraz isteksiz cevapladım ne yalan söyleyeyim. Neyse aradan geçen on dakika sonunda tüm mamaları indirip benzin kapağına ulaşabilmiştim. ‘Arkadaşım benzin alalım, depoyu doldurur musun? dedim. Ve pompacı arkadaşın şu sözleriyle başımdan aşağı kaynar sular döküldü.

Pompacı: ‘Abi bizde benzin yok.’
Ben :‘Neden yok ’
Pompacı :‘Abi bitti yarın gelecek.’
Ben:‘E neden demiyorsun, ben on dakikadır uğraşıyorum.’
Pompacı:‘Abi fena mı oldu, sohbet ettik ne güzel.’

Demesin mi…?

Evet, bugün benim şanslı günümdü. Sabırla tekrar toparlandım ve yoluma devam ettim.

Bir sonraki yazımda ( Batman ve Gaziantep ) görüşmek üzere…

Bol patili mutlu günler.Barış BAHADIR

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 24 (Haziran 2021) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
BB
Yazar

Barış Bahadır

4P1K’de 11 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları

4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.