Köpek mi Sahip mi Olmak İstersiniz???
Eminim sizde buna bir cevap veremediniz, çünkü köpek sahipleri genel olarak ikisi de olamıyor. Aslında sorduğumda muhtemelen herkes ben köpeğimin sahibiyim diyor ya da ben köpeğim gibi yaşıyorum diyor ama gözden kaçan o kadar çok nokta ve ayrıntı var ki bu sebeple ne köpek gibi ne de sahip gibi yaşıyoruz.
Neden köpek gibi yaşayamıyoruz: Genel olarak köpek sahipleri köpekleri kendi dünyalarına yaşam biçimlerine uyarlamaya çalışıyorlar aynı tabaktan yemek vermek, elinden su içirmek, yatağına almak, her şeyi birlikte yapmak gibi birçok farklı tavırlarla evcil hayvanlarıyla yaşamaya çalışıyorlar.
Fakat şu gözden kaçmış olmalı ki köpek gibi yaşamak bu değil. Gerçekten köpeğiniz gibi yaşamak istiyorsanız o halde erkek sahipler şu anda bulunduğunuz yere koku bırakmaya başlayabilirsiniz
Gelin 7 maddede köpek gibi yaşamaya çalışalım;
1- Yemek masanızı kaldırın.
2- Yemek takımınızı, bardak, tabak gibi eşyalarınızı kaldırın.
3- Tuvaleti unutun günde 2 kere gidebileceksiniz o da saat belirli değil.
4- Ayda en fazla 2 kere yıkanmaya başlayın.
5- Kirlenirseniz dilinizi kullanın temizlenmek için ya da kirlenmemeye özen gösterin.
6- Köpeğinizi kendinize lider olarak seçin ve ne isterse onu yapmaya çalışın.
7- Hatta ve hatta kıyafetinizi çıkartın (köpeklerini traş edenler için) yazın sıcağında kışın soğuğunda dışarı çıkın o şekilde.
Bakın bu 7 maddeden oluşan köpeğiniz gibi yaşama biçimini okurken bile hayır dediğinizi duyar gibiyim. Bu işinize gelmemiş olabilir hadi o zaman bir de köpeğinizi insan gibi yaşatmaya çalışalım.
1- İşyerinize götürün.
2- Yatağınıza alın.
3- Banyonuzu, klozetiniz ortak kullanın.
4- Yemek tabaklarınızı ayırmayın.
5- Madem insan gibi yaşatacağız o zaman kahvaltı, öğlen yemeği ve akşam yemeği olması gerekiyor.
6- Sabah kahvaltısında çayı eksik etmeyin.
7- Haa birde unutmadan madem insan gibi göreceğiz eğitime vermelisiniz ta ki yetişkin hale gelene kadar çünkü gerçekten çocuğunuz gibi olsaydı 6 yaşında başlayacaktı en az 20 yaşına kadar eğitim hayatı devam edecekti
Aslında bu maddelerin hepsini zaten birçoğumuz yapıyor muhtemelen ee ne var benim köpeğim zaten böyle yaşıyor diyeniniz çok olmuştur.
İşte tam da burada sorun yaşamaya başliyoruz!!!
Biz köpek değiliz, bir köpek hayatına adapte olamayız. Bir köpekte insan değil ve insan olmayan tüylü, konuşamayan ve 4 ayağı olan dünya tatlısı canlı türünü insan gibi yaşatmaya çalışıyoruz.
K ö p e k l e r i̇ n s a n d e ğ i̇ l…
Lütfen onların hayatını insanlaştırarak eziyet etmeyin. Köpeğiniz sadece bir köpektir fazlası olamaz, köpek standartlarında yaşasın sizlerde kendi şartlarınızla yaşayın. Tabiki köpek sahipliği büyük sorumluluklar ve fedakârlıklar ister, bir köpek eve geldikten sonra yaşantımızda bir takım değişiklikler olacak, sahip olmak istediğiniz köpeğin mevcut yaşam tarzınıza uyduğundan emin olmak için neye ihtiyaç duyduğunu önceden araştırın ki birbirinizin hayat tarzlarına daha rahat alışabilesiniz. Bırakın köpeği insan gibi yaşatmak insanı da köpek gibi yaşatmayı, bir köpek kedi gibi bile yaşayamaz bir insan da başka ülkedeki insanların koşullarıyla yaşayamaz zorlanır. Bu sebeple köpeğimizi bizim gibi yaşamasına zorlamak BENCİLLİK ten başka bir şey olamaz.
Eğer köpeğinize iyi ve kaliteli bakmak istiyorsanız en iyi mamayı verin, sık sık dışarı çıkartın, sıcak soğuk hava değişimlerine göre ortam sağlayın, egzersizler yaptırmayı unutmayın, sağlıklarını önemseyin düzenli olarak veteriner hekim kontrollerini yaptırın ve en önemlisi alın köpeğinizi birlikte zaman geçirmeye başlayın. İşte o zaman o evin içindeki yaşam kalitesi hem yüksek olur hem de köpeğinizle ilgili çok fazla sorun yaşamazsınız. Bütün bu yazdığımız maddeleri yapıp ta sorun yaşamıyorum diyen okurlar da illaki çıkacaktır ama evcil hayvanınıza ya da kendinize haksızlık yapmış olursunuz bunu göz önünde bulundurun.
Evinize alacağınız köpeğin ırk özelliklerini iyi araştırarak, kendi yaşam tarzınıza uygun olup olmadığına mutlaka karar verin, hatta neden bir köpek istediğinizi, hayatınızda bir köpek için yeterli zaman olup olmadığını, bir köpeğin neden olabileceği sorunlarla başa çıkıp çıkamayacağınızı, iş ya da zevk için seyahat ederken köpeğinize bakacak birilerinin olup olmadığını, maddi durumunuzu ve de en önemlisi ömrü boyunca hastalıkta sağlıkta ona iyi bir sahip olup olamayacağınızı çok iyi düşünün. Yanlış kararın önüne geçmenin en güzel yöntemi düşünüp öyle karar vermek olacaktır.
Köpek sahibi olmaya karar verdiğimizde gördüğümüz ilk köpeğin masumluğu, sessiz sakin yatıyor olması bizi ona yönlendirmemeli sorumluluklarımızın bilincinde olmalıyız.
Bir zamanlar köpekler bizlerin faydacı ortaklarıydı çalışmak ve yaşamın görevlerini paylaşmak için yetiştirildiler. Çobanlar, avcılar, koruyucular bu köpekler ellerinden geleni yaptılar ve günün sonunda her iki tür de eve gelip birbirini takdir etti.
Mesela Terrier'lerin sıçan avlamayı sevdiğini keşfeden insanlar, köpekleri bu işi yapmaları için, madenlere ve tarlalara götürdüler. Bu Terrier'ler içinde, Yorkie'nin daha güçlü bir avlanma arzusu sergilemesi çok uzun sürmedi. Sanayi devriminden sonra ise, tarlalarda ve madenlerde onlara ihtiyaç kalmadı. Av arkadaşlarının çok sevimli olduğunu düşünenler Yorkie’leri evlerine götürdüler. Viktorya döneminde ise Yorkie, resmi olarak bir kucak köpeği oldu. Tüy yapısı boyunun küçük olması oldukça dikkat çekmeye başladı ve artık onlar sıçan avlayan değil kucak köpeği olmaya başladılar.
Köpek dünyasında demokrasi yoktur, ırklar doğası gereği benzersizdir. Türlerin ve cinslerin ihtiyaçlarını görmezden gelemeyiz.
BENCE NE KÖPEK OLUN NE DE KÖPEĞİNİZ SİZİN SAHİBİNİZ OLSUN BIRAKIN KÖPEĞİNİZ KÖPEĞİNİZ OLARAK KALSIN SİZDE SAHİBİ OLARAK KALIN...


