Önce İnsanı Eğitmek
Şu zamana kadar yaptığım eğitimleri, anlattığım konuları, burada yazdığım yazılarımı tekrar gözden geçirdim ve şunu fark ettim köpek eğitimi algısı ya da terimi yanlış, çünkü öncelikle insana eğitim veriyoruz, sahipleri yönlendiriyoruz ve problemin büyük bir oranı düzeliyor istisnai problemler hariç. Ya da köpek sahiplenmeden önce sahip adaylarını yönlendirdiğimizde neredeyse hiç sorun yaşamıyoruz.
Eğitimi sahiplere verirken, o zaman neden biz çocuklarımıza okul çağına gelmeden köpeklerin bir canlı türü olduğunu, hastalandıklarında veterinere gitmeleri gerektiğini, tıpkı kendilerinde olduğu bebekliklerinde çeşitli aşıları olduğunu, onlarında tıpkı kendileri gibi eğitilebileceklerini, okul döneminde ev ödevlerine köpek beslemeyi, sahiplenmenin sorumluluklarını, bitirme tezlerinde örneğin termal bir kulübe yapmayı öğretmiyoruz.
Hayat böyle olsaydı daha az sorunlarla daha reel bir çizgi üzerinde sorunları çözüyor olacaktık. Her yaşam tarzı kendi içinde bir döngüdür. Köpek korkusuyla büyüyen ya da köpeklerin yaşama hakkı yokmuşçasına büyütülen çocukların beyin yapıları; kendilerinde biraz güç hissettiklerinde köpeklere karşı kötü muamele göstermeleriyle sonuçlanıyor. Bu çok kaçınılmaz ve üzücü bir olay. Doğal yaşam alanında insanlar tarafından hor görülen ve zarar verilen köpekte korku problemi başlayacak, korkunun devamında da korku agresyonu oluşması ise yine kaçınılmaz bir durumdur.
Olaylar yine her gün basın bültenlerinden takip ettiğimiz köpekler çocuklara ya da birilerine saldırdı olarak karşımıza çıkacaktır.
Köpek sahiplerinin sorunlarından bir tanesi de yanlış köpek sahiplenmektir. Bir can kurtarmak isterken onları daha çok stresli bir yaşama hapsedebiliriz. Köpek beslemek sadece mamasını suyunu verip, başını okşamak değildir, ciddi bir sorumluluktur, zordur ama bir o kadar da güzel ve özeldir…
Hangi ırk, boyut, enerji seviyesinde olursa olsun köpeğinizle birlikte dışarıda da kaliteli vakit geçirmek; birlikte yürüyüşler yapmak, başka köpeklerle sosyalleştirmek köpeğiniz için mutlak ihtiyaçlardır. Bu uyarıyı dikkate alarak bütün ırkları sahiplenebilirsiniz fakat şunu unutmamalısınız ki; eğer eviniz çok küçükse büyük ırk bir köpek almamalısınız ya da bazı cins köpekler apartman yaşantısına uygun olmayabilir.
Ne yazık ki köpek sahiplenirken kendi yaşam tarzımıza, karakterimize, aile hayatımıza göre değerlendirmiyor, onların sevimliliğine, dış görünüşüne göre karar veriyoruz. Sonuçta da; köpeklerimizin yoğun stres altında yaşamalarına sebep oluyoruz.
UNUTMAYIN Kİ SİZ NE KADAR BİLİNÇLİ DAVRANIRSANIZ O KADAR SORUNSUZ BİR DOSTUNUZ OLUR.
Utku CEVAHİR
Köpek Eğitmeni


