Fobilerini Yen
Herkesin korktuğu, düşündüğünde bile tüylerinin titrediği, kendini kapana kısılmış hissettiği korkuları vardır. Peki, bu korkularımız hakkında ne kadar bilgiye sahibiz nerden geldiklerini, nasıl oluştuklarını ya da hayatımızı nasıl etkilediğinin farkında mıyız? Öncelikle korkunun ne olduğunu anlamamız gerekiyor. Korku ve kaygı dışardan gelen tehlikelere karşı duyduğumuz duygusal tepkidir. Korku hayatta kalma içgüdümüzün temelini oluşturur. Yaşamak için ve varlığımızı sürdürmek için korkarız. Nesiller boyunca atalarımız bu korku ve kaygılarla yaşamlarını sürdürmeyi başardılar. Tehlikeli ve stresli durumlarda vücudumuz adrenalin hormonu salgılamaya başlar ve bu adrenalin hormonu bizi dövüşmeye ya da kaçmaya hazırlar. Bizi güçlendirir, yüksek enerji sağlar. Bir amaca ya da hedefe ulaşmak için vücudumuzun bütün potansiyelini kullanmaya başlarız. İşte bu korkular bizi yaşatırken fobiler bizi sınırlar.
Fobi normalde korkulmayacak ya da büyük bir yoğunlukla tepki verilmeyecek durumlara ve nesnelere karşı ortaya çıkan yoğun korku halidir. Kısaca fobi bir şeye karşı oluşan anlam dışı yoğun korkudur. Aslında korku ve fobi dediğimiz kavramların farkı; korkumuzla durum arasındaki oranla oluşmaktadır. Her insanın korkuları vardır ancak bu korkuların insanın hayatını ne kadar etkilediği ve ne kadar yoğun olduğuna göre sınıflandırılmalı ve incelenmelidir.
Fobiler hafif derecede panikatak benzeri fiziksel tepkilerden oluşur. Fiziksel belirtileri arasında nefes alma güçlüğü, kalp çarpıntısı, titreme, terleme, baş dönmesi, mide bulantısı, kas kontrolünün yitirilmesi gibi çeşitli tepkiler vardır. Fobinin duygusal belirtileri arasında şiddetli endişe, panik hali, yoğun şekilde kaçma isteği, bayılacakmış ya da ölecekmiş hissi görülebilir. Kişiler genellikle fazla tepki verdiğini bilir ancak tepkilerini kontrol edemezler. Kişi korkulan şeye ne kadar yaklaşırsa bu korku o kadar artacaktır. Verdiği tepkiler çığlıklar ve ani fiziksel tepkilerde olabilir tam tersi şok halinde olma ve kımıldayamamada olabilir. Ayrıca kişi korktuğu nesneden ya da durumdan kaçamayacağını ya da uzaklaşamayacağını düşünürse korkusu tetiklenerek yoğun bir artış gösterecektir.
Fobiler üç gruba ayrılırlar. Bunlar spesifik fobiler, sosyal fobi ve agoraphobiadır. Ancak biz bu sayımızda spesifik fobilere odaklanacağız. Spesifik fobiler belli bir nesneden ya da durumdan anlam dışı ve yoğun bir biçimde korkmaktır. En yaygın fobiler arasında hayvan fobileri (örümcek, köpek, yılan, kedi…) , kan/iğne fobisi ve durumsal fobiler(uçmak, yükseklik, karanlık, gök gürültüsü…) vardır.
Herkes korkularının ve fobilerinin farkındadır. Ama asıl önemli olan bu fobilerimizin oluşma sebeplerini anlamamız ve öğrenmemizdir. Fobiler genellikle çocuklukta oluşur ancak yetişkinlikte de oluşma ihtimali yüksektir. Bir olaya maruz kalma ya da bir tehlike atlatma kişinin o duruma ya da nesneye karşı fobi geliştirmesine sebep olur. Genel olarak bir nesneye ya da duruma karşı duyulan korku fobiye dönüşür, fobiye dönüşmesi zamanla ya da olay içinde gerçekleşebilir. Öğrenme tabanlı oluşan fobi bir anı sonucunda başlar. Beynimiz o anı sırasında tehlikeyi hisseder ve o nesneyi ya da durumu tehlikeli olarak adlandırır. Fobi oluşma nedenleri bunlardır;
-Kişinin kendi başına gelen olaylar, anılar nedeniyle oluşur. Kişi kendisini tehlikede hisseder. (çocukluğunuzda kedi sizi tırmaladı)
-Başkalarının başına gelen olaylar ya da başkalarının nesneden/durumdan korktuğunu görmek (aşı yapılırken başka birinin ağladığını ve korktuğunu görmeniz)
-Aile fertlerinden, kişinin çevresinden ve medyadan bilgi aktarımı yoluyla nesneden/durumdan korkmayı öğrenme. (bir köpeği sevecekken ailemiz sakın dokunma ısırır dedi ve oradan uzaklaştırıldınız)
Fobilerin tedavisi mümkündür ve kısa bir süre içinde çok büyük yollar kat edilebilir. Ancak kişinin özellikleri ve fobinin yoğunluğuna göre tedavi süresi değişebilir ve dışardan yardım alınması gerekebilir. Öncelikle fobimizi yenmek için yapacağımız ilk şey durumu kabullenmek olmalı. Bir fobimiz olduğunu kabullenmeli ve bunun nedenine odaklanmaya çalışmalıyız.
Kendinize sorun neden korkuyorsunuz, korkmanızın sebebi bir anı mı, başkasının başına gelenler mi, başka birisinin korktuğunu görmeniz mi, etraftan ya da ailemizden duyduğumuz bilgi aktarımları mı? Sorunun kaynağını bulun. Eğer korkunuzun neden kaynaklandığını hatırlamıyorsanız çocukluğunuzdan beri sizi tanıyan insanlarla konuşabilirsiniz büyük ihtimalle 0-5 yaş arasında yaşadığınız bir deneyimden ya da ailemizden gelen uyarılar nedeniyle fobiniz oluşmuş olabilir. Fobinizle yüzleşmek ve korkunuzu azaltmak için küçük adımlar atın. Durumlara ve nesnelere karşı olan fobinizi aşmak için durumları ve nesneleri küçülterek gerçekleştirin. Yılan fobiniz mi var ilk başta resimlerine bakmayı deneyin. Fobi nesnenizin (yılan) görüntüsüne alışmaya çalışın. Köpek fobiniz mi var sahipli köpeklerle aranıza bir mesafe koyun bu mesafe sizin kendinizi rahat hissedeceğiniz bir mesafe olsun. Zaman içinde bu mesafeyi daraltın daha yakın durmaya çalışın. Kendi güvenli alanızdan çıkın ancak korkunuzla bir anda yüzleşmeye çalışmayın. Her günü bir adım olarak düşünün ve her gün bir adım atmaya özen gösterin. Bazı durumlarda fobinin yoğunluğuna ve türüne göre psikolojik yardım almanız çok daha iyi sonuç verecektir ve etkili olacaktır.
Terapi ya da hipnoz uzun vadeli ve kalıcı çözümlerdir. Şunu da unutmamak gerekir fobi dediğimiz nesne ya da durum sizin günlük hayatta sıklıkla karşılaşacağınız bir şey değilse tedavi olmanız gerekmeyebilir. Örneğin ayda bir uçakla seyahat etmiyorsanız, iki yılda bir belki uçağa biniyorsanız uçak fobinizi aşmanız gerekmez. Ancak korkunuz köpek, iğne ya da gündelik hayatta karşılaşma ihtimaliniz yüksek olaylar ise gerekli olan fobilerinizle yüzleşmeniz ve bunları aşmanız gerekmektedir. Fobilerinizle yüzleşin ve aslında anlam dışı olduklarını kabullenin. Korkunun içimizde olduğunu unutmayın.
İçimizdeki hayvanı kucaklamalı ancak onunla savaşmayı asla bırakmamalıyız...



