Evden uzak kalmak değil ama sevdiklerini görememek kötüymüş
Evden uzak kalmak değil ama sevdiklerini görememek kötüymüş. Benim kızı çok özlemişim. O da beni özlemiş ki arabayla eve giderken kolları hep boynumdaydı. Her zamanki gibi çok konuştu. Ne dediğini tam anlamasam da beni gördüğüne çok mutlu olduğunu anladım. Evin kapısından içeri girip Paskal' ı görünce, daha doğrusu o beni görüp üzerime atlayınca da bir tuhaf oldum. O da Elf gibi, durmadan havlayıp neler yaptığımı sordu. Biraz sakin olmasını söylediysem de anlamadı. Bu çocuk hep böyle değil miydi zaten... Onun da bu şapşal davranışlarını özlediğimi fark ettim. İnsanlarla yaşaya yaşaya onlara mı benziyoruz acaba? Ben sokaklarda yaşarken böyle duygularım yoktu... Duygular demişken, Elf' le evde yaşayamıyorum diye çok bozulmuştum. Beni özlediğine göre şimdi onun odasında yatabilir miyim acaba? Ben bunları düşünürken Elf' in annesiyle konuştuğunu duydum. Sanırım konu bendim.
- Anne, bir kerecik izin versen de bu gece benim odamda yatsa olmaz mı? Randalf' ı çok özledim hem de kayboldu diye çok korktum, biliyorsun.
- Ama kızım o zaman Paskal kıskanır. Onu da eve almak lazım.
- Anne sen de fazla empati yapıyorsun.. Paskal niye kıskansın? Bir gece kalacak sonra yine bahçeye bırakırım.
- Kızım hayvanlar da kıskanır. Bunu sen de benden iyi biliyorsun da işine gelmiyor. Her neyse bu gecelik izin veriyorum. Ama yarın hem Paskal hem Randalf bahçede serbest gezmeyecek. Biliyorsun yarın bayram…
- Bayramla onların ne ilgisi var anne? Hem biz kurban kesmiyoruz demiştin…
- Kızım kurban kesmiyoruz ama komşularımızın çoğu kesiyor ve her yer et ve kan kokuyor. Kazara bahçeden çıkarlarsa çok sıkıntı yaşarız. Ayrıca ikinci günden itibaren bayram ziyaretine gelen çok olur. Birinden biri dış kapıyı açık bırakırsa yandık. Gelen çocuklar da korkabilir. Benim daha fazla konuşacak zamanım yok. Yarın için hazırlık yapacağım. Sen de ikisini yıka da bayrama onlar da temiz girsin.
Benim kızla annesi biraz daha konuştuktan sonra eve girdiler. Ben de kendime bir ağaç gölgesi bulup yattım. Ama orası bile çok sıcak geldi. Arada biraz rüzgâr esmese çok kötü olacaktım. Tam kalkıp su içmeye gittim ki benim kızın da eli kolu dolu çeşmeye doğru geldiğini gördüm. Elindekileri yere koyan Elf hiç beklemediğim bir hareket yapıp beni bir iple ağaca bağladı. Gerçi önüme bir tas su koydu ama çok öfkelendim. Bu da ne demek şimdi?
-Tamam oğlum, havlayıp durma. Seni de Paskal' ı da yıkayacağım. Hem ayrıca bu gece sen benim odamda yatacaksın. Uslu ol da annem kararından vazgeçmesin.
Havlamaya ara verip biraz su içtim. Bir de baktım benim kız Paskal' ı da çeşmenin başına getirip bağlamış. Tam neler oluyor diye düşünürken bahçe kapısı açıldı ve Elf' in babası yanında bir çocukla içeri girdi. Onları gören Elf de bizi bırakıp çocuğun yanına gitti.
- Hoş geldin Umutcum. Tam vaktinde geldin. Ben de köpekleri yıkayacaktım, sen de bana yardım edersin.
- Kızım sen köpekleri bırakıp ta önce bana yardım etsen olmaz mı?
- Özür dilerim baba. Elbette Umut'la önce sana yardım ederiz ama bu paketler ne?
- Ne olacak kızım, bayram alışverişi…
- Amma çok et almışsın baba...
- Hazar abla, biz yarın bayram kahvaltısına geleceğiz ya, Halam bize kavurma yapacak. Ben seviyorum diye ciğer de aldık.
- Çok iyi olmuş. Bayram sabahı kalabalık kahvaltıları çok seviyorum. Annenler ne yaptı? Kurban kesiyorlar mı?
- Yok Hazar abla, biz de sizin gibi Lösev'e bağış yaptık.
Ben bu ufaklığı daha önce de görmüştüm. Benimle ve Paskal' la çok oynamıştı. Bir de Elf' e benzeyen bir kız daha vardı. Onunla da dağda yürüyüş yapmıştık. Aaa bunlar niye ağızlarını kapatmışlar ki, başkalarını ısırmasınlar diye mi… Hev hev hev... kendi şakama kendim güldüm ama hiçbiri anlamadı, Paskal hariç elbette.
- Oğlum bu gülünecek bir şey değil ki, ikimizi de yıkayacaklar. Ben de nedenini bilmiyorum ama beni yıkarken hep ağızlarını bir şeyle kapatıyorlar.
- Kokumuzu mu beğenmiyorlar acaba? Bu insanlar bir garip zaten… Biz onlardan daha güzel kokuyoruz oysa…
- Oğlum, Paskal' ım. Bak şimdi mis gibi tertemiz olacaksın. Çok kıpırdama da yıkama işimiz çabuk bitsin. Sonra güneşte kurunursun.
Benim kızla oğlan çocuğu Paskal' ı yıkamaya başladılar. Paskal' ın o güzelim leş kokusu gitti onun yerine insanların çirkin kokusu geldi. Şimdi bunlar beni de yıkayacaklar... Hava çok sıcak, yıkanmak iyi olabilir, serinlerim. Ama beni yıkadıktan sonra yanlarında silkinip onları da iyice ıslatmazsam bana da köpek demesinler…


