Ümit Yılmaz

Benim kız

Benim kız, kardeşi gibi değil, yürümeyi çok sevmiyor. Artık beni de eskisi kadar sevmiyor gibi geliyor. Bunu nerden mi anladım? Bayram sonrası gittiğimiz piknikte… Bu ailede herkes pikniği çok seviyor. Paskal da onlar gibi... Hele deniz kıyısına gidersek iyice coşuyor. Herkes kahvaltı yaparken o durmadan denize girip çıkıyor. Bense kıyıda durup uyumayı tercih ederim, tabii Paskal izin verirse. Bu piknikte de aynı şeyleri yaşayacağız diye düşünürken farklı bir şey oldu. Benim kızın karnı doyunca yanıma geldi. Bana yiyecek bir şeyler getirmiş. Tam ağzımı açıp yemeğe başlayacakken biri benden önce önümdeki yiyeceğe hamle etti... Biri mi, hayır ikisi… Siyah, küçük, tüylü iki yavru köpek benden hiç çekinmeden önümdeki her şeyi silip süpürdüler. Ben öfkeyle havlamaya başlayınca benim kız hemen başımı okşayıp beni durdurdu.

-Randalf, sakın elleme oğlum. Baksana ne tatlılar, çok da acıkmışlar.

Bunlar aç falan değil, arsız. Yemeğimi yedikleri yetmezmiş gibi bir de üstüme çıkmaya kalkıyorlar...

-Anne, baba gördünüz mü şu minikleri. Randalf’ la oynamaya çalışıyorlar.

-Görüyoruz kızım, buranın işletmecilerinindir herhalde.

-Birsu... Koş bak, ne tatlı yavrular var.

Sanki ilk defa köpek yavrusu görüyorlar, herkes başımıza toplandı. Benim kızın kardeşiyle Paskal ıslak ıslak gelip beni de ıslattılar. Küçükler dahil herkes hayatından memnun. Kimse benim hoşnutsuzluğumun farkında değil. Oldum olası yavru köpeklerle oynamaktan hiç hoşlanmam. Az çapkınlık yapmadım, bir yerlerde benim de böyle oğullarım vardır mutlaka. Ama hiç birini görüp oynayacak zamanım olmadı. Genelde sokak köpekleriyle değil sahipli köpeklerle birlikte oldum. Köpek sahipleri de beni yakışıklı buldukları için sanırım, hiç çiftleşme sorunu yaşamadım. Ama çocuklarla oynamak… İşim olmaz… Benim dışımdaki herkesse sanki ilk defa yavru köpek görüyor gibi bir coşkulu bir coşkulu. Yavrular da kucaktan kucağa geziyor. Sahipleri yok mu bunların yahu…

-Oooo.. Bizim yavrular buradaymış. Nasılsınız?

-Biz çok iyiyiz, siz nasılsınız? Sezon bitti artık dinleniyorsunuzdur.

-Daha tam dinlenemedik. Malzemeleri toplamayı yeni bitirdik. Bekçi ayarlama işimiz kaldı. Bir de bu köpeklere yuva bulmamız gerek.

-Bizde iki köpek var, yoksa size yardımcı olmak için alırdık. Çok tatlı yavrular, aslında bizim Paskal’ la da iyi anlaştılar.

Bunların konuşmaları hiç de hoşuma gitmedi. Sakın bu yavruları alıp eve götürmesinler...

-Baba hiç olmazsa birini alsak, baksana nasıl sevimliler.

-Çocuğum kardeşleri ayırmak iyi fikir değil bence. Siz bu gün istediğiniz gibi oynayın. Belki ikisine birden buralarda bir yer bulurlar, siz de arada gelir seversiniz.

-Offf baba ya.

Benim kızın da kardeşinin de suratı düştü. Kimse benim fikrimi sormuyor. Paskal için hava hoş, onunla durmadan oynayacak birilerini buldu nasılsa. Ama asıl benim kıza kırıldım, şu ufaklıkları gördüğü andan itibaren beni unuttu. Ne yapsam acaba, alıp başımı gitsem mi? Beni özleyip arar mı? Kelebekler Vadisi'ne gittiğimde her yerde beni aramış, çok özlemişti. Oraya gitsem. Dönüş sorun olmuştu. O tekne denen şeylere binmek pek keyifli değildi. Bu sefer yürüyerek rahat gideceğim bir yer bulayım. Şunlara bak, nasıl da keyifle oynuyorlar. Şimdi gitsem beni çabuk bulurlar. Belki de yavruları almazlar. O zaman benim kıza biraz küser sonra barışırım. Bekleyelim bakalım...

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 12 (Nisan 2020) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
ÜY
Yazar

Ümit Yılmaz

4P1K’de 9 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları