Utku Işıkcevahir

Eğitimden Kısa Notlar

Korku

Eğer köpeğinizin belirli korkuları varsa asla onu yapmak istemediği bir şeye zorlamayın. Korktuğu şeylerle direk yüzleştirmek yerine yavaş yavaş alıştırıp en sonunda onun zararsız olduğunu anlamasını sağlayın.

Mesela köpeğiniz sudan korkuyor ve ya denize girmek istemiyor olabilir. Onu birden denize sokmak yerine önce sahile gidip oturun ve sakinleşmesini bekleyin. Duyarsızlaşmaya başladığı anda patilerini suya sokabilir, biraz ıslatabilir veya denize onunla beraber girip cesaretlenmesine yardımcı olabilirsiniz ya da topla oynamayı seviyorsa önce sahilde bir süre at getir oyunu oynatıp korkusunu unutturabilir ve ilgisini tamamen oyuna verdiği zaman da topu denizin içine atmaya başlayabilirsiniz. Korkusu ikinci planda kaldığı için de denize rahatça girecektir. Köpeğiniz belki bunları yapmaktan başlarda çekinecektir ama siz sabırlı olup cesaretini artırdıkça o da alışacaktır...

Saldırganlık

Günlük hayatta da sıkça kullandığımız “saldırganlık “ tanımlaması güç bir sözcüktür. Mesela eve ya da bahçeye gelen yabancılara havlayıp hırlayan bir köpek sizin için saldırgan kabul edilebilir fakat köpeğin havlaması; kendi alanını korumak için gösterdiği doğal bir tepkidir.

Aslında köpek orada sahibine haber vererek ’ burada içeri girmek isteyen birisi var, gelsen iyi olur ‘ demektedir. Ya da nasıl ki siz bir siteye girmek istediğinizde güvenlik sizi durdurur ve kimlik bilgilerinizi kontrol eder ve ya izinsiz girmeye çalıştığınızda size müdahalede eder köpekte aslında ondan beklenilen şeyi yani vazifesini yapıyor ve kendi alanını koruyordur.

Bir davranışın saldırgan olarak nitelendirilip nitelendirilmemesinde kullanılan kriter, davranışın ardında yatan niyet (neden) dir. Buna göre, bir davranış bir başkasını incitmek amacıyla yapılmış ve kışkırtılmaksızın ( uyarı olmadan ) yapılmışsa saldırgan davranıştır. En basitinden sokak köpeklerini düşünün neredeyse hiçbir zaman koşarak yanınıza gelip, size saldırmaz. İlk önce yanınıza gelir durur, havlar hırlar fakat tetiklendiği nokta da ısırır. Bu davranışları bile aslında gerçekten saldırganlık sayılmaz çünkü niyetine dair hırlayıp, havlayarak size uyarı veriyordur. Alanımdan çıkmazsan saldırmaya hazırım diyordur.

Saldırgan tavırlar genelde köpek sahibine, yabancılara, diğer köpeklere veya çocuklara yönelik olabilir. Eğitimlerde en sık karşılaştığım sorun ise son çare olarak benden destek istemeleridir çünkü bir köpek sahibine veya çevresine saldırıyor ise bütün verdiği uyarılar anlaşılmamış ve yaşadığı problemlerin etkisiyle ısırmaya başlamıştır. Ne yazık ki bu gibi durumlarda işin uzmanından yardım almadığınız sürece sorunlarınız sürekli artacaktır ve çıkmaz bir hal almaya başlayacaktır.

Elimizi ağzına alma ve Isırma

Köpeğinize ısırabileceği tarzda oyuncaklar almalısınız. (Köpeğiniz agresif bir ırksa kesinlikle ısırmalı ve çekiştirmeli oyunlar oynanmamalı) Bu süreçte diş gelişimini takip edip, özellikle pupy dönemlerinde elimizi ve ya ayağımızı ısırmasına kesinlikle izin verilmemelidir. Eğer köpeğiniz oyunla karışık, üstünlük kurma çabasında sert ısırıklarla başlarsa ileriki dönemlerde alışkanlık hale getirecek ve sizin sözünüzü dinlemeyecektir. Bu da yürüyüş bozukluğuyla başlar, başkalarına hırlama-havlama, başka köpeklere karşı agresif tavırlar gösterme, ev içerisinde tuvaletini yapma, gelen misafirleri rahatsız etmek gibi tavırları sergileyerek itaatsizliği arttıracaktır.

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 15 (Eylül 2020) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
UI
Yazar

Utku Işıkcevahir

4P1K’de 13 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları

4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.