Hayattan Notalar · Sayı 42

Dokunma Hurdacının Kızı

Dokunma Hurdacının Kızı

Hurdacının Kızı filminin iki ana karakteri değerli oyuncular

Gamze’yle Hayattan Notalar köşesinde çocuk istismarını konu alan özel bir film Dokunma Hurdacının Kızı filminin galasında iki değerli ana karakteri ile yaptığım söyleşiye yer verdim. Film konusu itibariyle kitlelere ulaşması gereken bir film. Gişesi bol olsun.

Güray Yılmaz söyleşi:

Öncelikle tebrik etmek istiyorum. Filmdeki rolünüzden bahseder misiniz? Neler hissettiniz, sizdeki yansıması nasıl oldu?

Selamlar, öncelikle güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.Ben Güray Yılmaz.(@gurayyilmazofficial) hurdacının Kızı sinemasında (büyük) Can karakterini canlandırdım.Bu projeyi gün yüzüne çıkaran Afrikalı Ali’ye, hikâyeyi kaleme alan Senaristlerimiz Erdal Babür ve Hülya Kılıç’a yapımcılığını yapan yine Afrikalı Ali ve Serdar Erken ‘e yönetmenimiz Hakan Gürtop ve tüm oyuncu arkadaşlarıma, set ekibimize ve emeği geçen herkese bu anlamlı proje için teşekkür ederim. Evet çocuklarımız özellikle kız çocuklarımız, eğer hayatta her adımımızı çocuklarımızın geleceği ve mutlulukları için çalışıp didinip onlara gelecek hazırlamak için çalışan, en değerli varlıklarımız olan çocuklarımız, çocuğum, evladım, kızım diyen her anne babanın mutlaka izlemesi gereken sosyal içerikli bir sinema. Bu proje bana ilk geldiğinde ve senaryoyu okuduğumda çok etkilendim hemen aklıma kızım geldi, evet bende bir kız babasıyım. Tüylerim diken diken oldu.

Senaryoyu ikinci kere okuduğumda gözümden yaş geldi, ben bu karakteri canlandırmak istiyorum dedim. Allah böyle bir gerçeği bir daha kimseye yaşatmasın ama artık birilerinin bu sessizliği bozması gerekiyordu o da bana nasip oldu. Artık kimsenin sessiz kalmaması ve bazı yüz kızartıcı sessizliği birilerinin gün yüzüne çıkarması gerektiğini düşündüm. Bu sorumluluğu hatta çok ağır bir rol olmasına rağmen o gömleği gururla üzerime giyip o karakteri canlandırmayı kendimde bir borç bildim.

Hatta o kimliğe girip, o anı yaşamak ve beyazperde de seyircilerinize birebir yansıtabilmek için o kadar karakterin içine girmişim ki,set bittiğinde haftalarca rüyalarıma girip geceleri uykudan uyandırdı beni. Kim bilir çevremizde tanıdığımız nice arkadaşlarımız, dostumuz, akrabamız belki de çok yakınımız ne tacizler ve sıkıntılar yaşadılar ama halen sessizler ve içinde yaşatıp, o hikayeyi bünyesinde, beyninde taşıyıp bu dünyadan göçecekler. O yüzden kimse sessiz kalmasın diye bizim de bu sessizliği bozduğumuza inanıyorum.

Çocuk istismarı ile ilgili başka neler söylemek istersiniz?

Çocuk istismarı Allah hiç bir evladımıza ve anne babaya aileye, bu acıyı yaşatmasın.

Ama maalesef bilinmeyen yüzlerce, binlerce bu tip taciz olayları duyuluyor ama haberiniz olmayan, duymadığımız daha ne binler hatta milyonlar vardır. Bu dönemde tüm aile bireylerine büyük görev düşüyor. Şu internet çağında lütfen çocuklarımıza daha çok önem verelim, telefon, tablet, bilgisayar v.b. iletişim aletlerinden çocuklarımızı mümkün olduğunca uzak tutalım. Tutamasak bile sık sık denetleyelim. İnterneti düzgün kullandığımızda çok faydalı olduğunu hepimiz biliyoruz ama çocuklarımızı zararlı sapıkça yapılan siteler ve paylaşımlardan uzak tutmak konusundan bahsediyorum. Bunlar içinde gerekli önleri almak da bizim işimiz. Çocuklar bizim geleceğimiz ve onlara çok iyi bakalım.

Böyle bir sosyal içerikli konuda ilk film projeniz mi?

Dokunma Hurdacının Kızı
Dokunma Hurdacının Kızı

Evet sosyal içerikli bir proje olarak ilk deneyimim oldu. Şu an olsa yine olsa, yine kabul eder oynardım.

Yeni sezonda ve yakın zamanda başka ne gibi projeleriniz olacak?

Tiyatro oyuncusuyum ama dizilerde de roller alıyorum, artık yavaş yavaş tiyatro sezonumuz da açılıyor bu sene de yine oyunlarımız olacak. TRT de yayınlanan Teşkilat dizisinde canlandırdığım rolüm devam edecek şu an önüme gelen projeler de var. İleriki günlerde hep beraber sonuçları göreceğiz.

Tiyatro, dizi ve sinema oyunculuğunuzun yanı sıra müzisyen kimliğiniz de var. Müzikle olan bağınızdan bahseder misiniz lütfen? Müzisyen olarak çalışmala-

“Bir de kızım var; Ebru, benim herseyim! Onunla vakit geçirmeye bayılıyorum. Annesi ile yaşıyor ama baba-kız gezmelerimiz üst seviyede. Hayattaki herşeyim...

rınız, sahne programlarınız neler?

Türk sanat müziği korolarında keman çalıyorum. Solo konserim yok ama korolarda gayet mutluyum. Usta isimler ile kendimi, müziğimi geliştirmeye çalışıyorum.

İnsana, doğaya ve hayvana saygılı dergimizin konusu ana teması hayvan sevgisi ile ilgili siz neler söylemek istersiniz?

Hayvan sevgisi değil de canlıya olan sevgi olarak görüyorum. Benim rahmetli babam “hayvanları, çiçekleri sevmeyen biri insanı da sevmez, merhamet duygusu olmaz “ derdi, biz evimizin içindeki saksıdaki çiçeklerle, evin içinde uçan muhabbet kuşlarıyla, bahçedeki kedilerimiz, köpeklermizle, tavuk ve civcivlerimizle beraber büyüdük. O yüzden hayvan değil de canlılara karşı sevgi ve merhamet bana babadan miras.

Söyleşi için çok teşekkür ediyorum ve son olarak neler paylaşmak istersiniz? Hayat mottonuz nedir?

Dokunma Hurdacının Kızı
Dokunma Hurdacının Kızı

Ben size teşekkür ederim; başarılar diliyorum. Hayat o kadar kısa ki ve yaşam için yapmamız gereken de öyle, aslında hayatta en değerli şey... Saygı, saygı, saygı..! Benim için din, dil, ırk, siyahi, beyaz kavramı yok.

Hepsi aynı, ama tek ortak noktası eğer saygı, ahlak ve karakterliyseler gerisi teferruat. Önce insan olmak ama saygılı olmak.

Fatma Yılmaz söyleşi:

Filmdeki rolünüzden bahseder misiniz? Ne hissettiniz, sizdeki yansımaları ne oldu?

Filimde, ailesini hurdacılık yaparak geçindiren bir babanın kızı olan Hediye, mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşadığı köyde bir yetişkin tarafından istismara uğrar. Hediye’nin okumaya karşı büyük bir aşkı vardır. Büyüdüğünde öğretmen olur, çocuklara karşı oldukça sevecen yaklaşan Hediye günün birinde kendisini istismar eden kişiyle yüzleşir. Biz burada Hediye karakteri üzerinden sevginin ve merhametin kucaklayıcı etkisini anlatıyor, toplumun bir kanayan yarasına parmak basıyor, ‘bakın böyle hayatlar da var,’ diyoruz.

Toplumdaki herkesi ilgilendiren ve herkesin içselleşebileceği bir durum öyküsü anlatıyoruz. Yalnızca ülkemizin değil, tüm dünyada üzücü olduğu kadar trajik ve bir o kadar da yıkıcı olaylar silsilesini beyazperdeye taşıdık. Hal böyle olunca asla kayıtsız kalamadım, kalamazdım çünkü bu konu az önce belirttiğim gibi her coğrafyada sosyo-kültürel bir yaranın ta kendisidir. Benim için bu rol özel bir çalışma temposu gerektirdi. Empati kurmadan bu rolü canlandırmam pek de mümkün değildi. Bu da duygusal kırılmaları beraberinde getirdi ya da her repliği söylerken, her sahneyi canlandırırken acı verici durumları tekrar tekrar yaşadım. İnanıyorum ki bunun yani duygu geçişlerinin seyircimizde de çok iyi bir karşılığı oldu.

Çocuk istismarı ile ilgili siz neler söylemek istersiniz?

Çocuk istismarı hangi açıdan bakarsak bakalım kabul edilebilir bir eylem asla değil. Burada çocuk yaşta yapılan evliliklerden de bahsediyorum. Oyunlar oynaması, arkadaşları ile beraber mutlu, eğlenceli vakit geçirmesi gereken çocuklar çeşitli kisveler altında buna zorlanıyor ve bunlar legalleştiriliyor. Dahası, tüm bunlar eskiden beri böyle devem ediyor.

İstismar demek yalnızca küçük yaşlarda yapılan veya büyüdüğünde maruz kalınan tacizlerden ibaret değil. Bunları asla göz ardı etmemek gerekiyor. Bu konuda toplumsal örgütlenmelerin, iş birliklerinin geliştirilmesi şart. Bilinçlenme olduğu müddetçe böyle istismarların önüne geçilebilir. Trajik olaylar yaşanmadan sosyo-kültürel geliştirmeler yapılabilir.

Böyle bir sosyal içerikli konuda ilk film projeniz mi?

Dokunma Hurdacının Kızı
Dokunma Hurdacının Kızı

Evet ilk film projem. Canlandırdığım rol o kadar beğenilmiş olacak ki bu doğrultuda benzer karakterlerde yeni proje teklifleri geliyor. Bu güne kadar üç filmde rol aldım, Böyle toplumsal konulara yönelik projeler ilgi odağımda olacak.

Yeni sezonda ve yakın zamanda başka ne gibi projeniz olacak.?

Görüşmelerim şu an devam ediyor. Kariyerime bundan sonra film, tiyatro ve dizi olarak devam etmeyi planlıyorum ama yeni sezonda bir dizi ile ekranlarda olacağım. Rolün detayları ile ilgili çok yakında heyecan verici bir duyuru yapmayı planlıyorum.

İnsan, doğa ve hayvana saygılı dergimizin konusu ana teması hayvan sevgisi ile ilgili siz neler söylemek istersiniz? Özellikle sokak hayvanlarının maruz kaldığı şiddet ve yaşam mücadelesi hakkında? Şimdi veya hayatınızın bir döneminde bir canlı ile hayatınızı paylaştınız mı?

Kendimi bildim bileli hayvanlara hep bir sevgim vardı. Çocukluğum köyde geçti İneklerimiz, kedilerimiz, köpeklerimiz vardı. Hayvanlarla büyüdüm diyebilirim. Fakat kedi sahiplendikten sonra ise bu sevginin ne kadar muhteşem olduğunu anladım. Bir cana sahip olmak, onun sevgisini paylaşmak, bütün masumiyetini, saf sevgiyi görebilmek olağanüstü bir duygu. Kedilerim ismi Leyla İle Mecnun.

Ben bunu kedilerimle ve sokakta beslediğim canlarda yaşadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Keşke bütün canlılar evimizde baktığımız kadar şanslı olsa. Sokaktaki canlarımız maalesef bu konuda çok daha kötü durumlarla karşılaşabiliyorlar ve durum beni sözle anlatamayacak kadar çok üzüyor. Hayvanlarla sevgimizi paylaşmamız gerekirken sokaktaki canlılar sevgiden habersiz şiddete maruz kalıyor.

Bu çok acı bir durum çok. Keşke hepsine yetebilsem, hepsinin karnını doyurabilsem, hepsine bakabilsem. Onların bize çok ihtiyacı var. Sevgi, saygı, barınma, yemek, ilaç gibi. Konuşamaz isteyemezler bizler onların dili olmalıyız ve her anlamda onlara destek çıkmalıyız. Bütün arkadaşlarıma mama aldırıyorum, söylüyorum alışkanlık kazanmaları ve sokaktaki canlarımıza destek vermeleri için teşvik ediyorum. Çünkü kazandığımız para bize ait değil onların da bizim paramızda, sahip olduğumuz her şeyde hakkı var.

Her gün okuduğumuz ve gördüğümüz haberler beni çok etkiliyor. İnsanlığın nasıl böyle kötüye, acımasızlığa gittiğini anlamlandıramıyorum, fakat umudumu da kaybetmek istemiyorum.

Dünyanın daha yaşanılabilir olması için içimizdeki sevgiyi insanlara, doğaya, hayvanlara, çocuklara her şeye paylaşmamız gerektiğini düşünüyorum.

Söyleşi için çok teşekkür ediyorum ve son olarak neler paylaşmak istersiniz? Hayat mottonuz nedir?

Her zaman yaptığım her işin en iyisini yapmak ve seviyeyi yükselterek, geliştirerek ilerlemek. Hayallerimden en çok gerçekleşmesini istediğim ise, sokak hayvanlarına bir faydam olsun istiyorum. Gelecekte bir gün çok büyük bir barınak inşa ettirip onlara destek sağlamak istiyorum. Bu dünya hepimizin. Onların da sevgiye, yemek ve barınma gibi temel haklara ihtiyacı var. Hayatı birlikte paylaşınca güzel.

Basılı arşivden
Bu röportaj ilk kez 4P1K Sayı 42 (Aralık 2022) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.