Hayattan Notalar · Sayı 13

Cem Ceminay

Cem Ceminay

Gamze’yle Hayattan Notalar’ın bu bölümünde sesiyle ve ismiyle marka olmuş, sıcakkanlı üslubuyla Türkiye’de radyoculuğun duayen ismi Cem Ceminay konuğum.

Cem Ceminay şimdilerde hem CEM CEMİNAY YouTube kanalında hem de MEDYA FARESİ-TV YouTube kanalında bildiğiniz o sıcacık tarzıyla videocastler yayınlıyor. Aynı zamanda Medya Faresi web sitesinde köşe yazılarına devam ediyor.

Dergimizin Genel Yayın Yönetmeni sevgili Cengiz Akbay ile konuştuğumuzda söyleşiyi birlikte yaparak bir bölümünü 4P1K-TV Youtube kanalında yayınlama kararı aldık. Gamze’yle Hayattan Notalar’ ın bu bölümünde sesiyle ve ismiyle marka olmuş, müziği talkshow ile söyleşiyle, şakayla harmanlayan pratik zekası ve Evet, sevgili okurlarımız haziran ayı itibariyle

GAMZE’YLE HAYATTAN NOTALAR dergimizin kanalı olan 4P1K-TV de doludizgin videolarla, özel konuklar ve konularla sizlerle olacak! Bunun heyecanını da sizlerle paylaşmaktan çok mutluyum. Haberdar olmak için bizleri sosyal medya adreslerimizden ve YouTube dan takip etmeyi unutmayın! Gelelim söyleşimize…

CENGİZ- Şöyle bir giriş yaparak başlatmak istiyorum söyleşimizi; gençliğimin en önemli ikonlarından biriydi o. Amerika’dan gelip Power FM‘i bence Power FM yapan isimdi de aynı zamanda… Neredeyse dinlediğimiz müziğin trendini o belirlerdi. Hepimiz gidip onun çaldığı şarkılardan oluşan listeler hazırlatırdık müzik evlerinde. Evet, Cem Ceminay’ la birlikteyiz hoş geldiniz. Hoş geldiniz ‘Canım Türkiye’m… GAMZE- Hoş geldiniz Cem Bey.

CEM CEMİNAY- Cem bey yok. Cem Ceminay, %100 canlı Cem Ceminay. Evet, hoş bulduk. Hoş bulduk Gamze’ cim.

CENGİZ- Çok sayıda başarılı projede imzanız oldu biliyorum, şimdilerde de hem kendi Youtube kanalınızda hem de Medya Faresi’nde günü yakalayan keyifli videocastler yayınlıyorsunuz onu da biliyorum.

CEM CEMİNAY- Evet. Köşe yazıları da yazıyorum Medya Faresi’ ne. Güzel bir birliktelik oldu, onların da sosyal medyası kuvvetli. Şu anda sosyal medya biliyorsunuz önemli. Oraya ağırlık veriyoruz.

GAMZE- Mart’tan beri yaşadığımız pandemi de sosyal medyaya ve interaktif yayınlara, web üzerinden yapılan çalışmalara daha yüksek bir ivme kattı kesinlikle. CENGİZ- İstanbul’da doğdunuz, Anneniz Dilşan Hanım, babanız ve abiniz radyoloji dalında profesörlük yapmış doktorlar. Oysa siz Galatasaray Üniversitesi İktisadi ve İdari İlimler Fakültesinden mezun olmuşsunuz.

CEM CEMİNAY- Babam ve abim radyologdu, ben radyocu oldum.

CENGİZ- Tam onu söyleyecektim ben de. Bir de şöyle bir durum var tabii Los Angeles, California West Coast University’den de işletme ve pazarlama dallarında MS derecesi alarak yüksek öğreniminizi tamamlamışsınız. Ailenize oranla epeyce farklı bir akademik kariyer olmuş yani…

CEM CEMİNAY- O da şu aşamada işe yaradı. İşletme fakültesini bitirdim Amerika’da, burada da radyoda telefonlardan işlettim (şakalarımla). Böyle para kazandım. İşletme bir şekilde yine işe yarıyor. Eğitim şart!

CENGİZ- Genelde doktor olmak ister ya ailede doktor olunca insanlar. Siz de öyle olmamış.

Cem Ceminay
Cem Ceminay

CEM CEMİNAY-Ben yapamadım onu açıkçası çünkü doktor olabilmek için biraz daha sabırlı, biraz daha tahammülkar… Ben biraz yufka yürek sayılırım. Hastaneye girdiğim zaman kendimi hasta hissederim, kolay bir iş değil doktorluk. Onun için bütün doktorlara, özellikle şu arada bütün sağlık çalışanlarına müteşekkir olmamız lazım. Kıymetlerini, değerlerini bilmemiz gerekiyor. Doktorluk bambaşka, ben yapamadım.

GAMZE- Kesinlikle haklısınız. Doktorluk ayrı bir yürek istiyor, hiç kolay değil. Peki, sevgili Cem Ceminay, ilk özel radyo zamanlarına gidersek, 90 lı yıllarda özellikle sizin 922002 yılları arası müthiş beğeni kazanan ve sizi Türkiye’nin tanıdığı ses ve isim haline getiren, bir marka yapan, klasik haline gelmiş programlarınız var. Power FM / Cem Ceminay Show Time, NumberOne FM / Morning Show gibi, ayrıca NTV Doğuş Grubu N101 Radyo, Capital Radyo’da hem genel yayın yönetmenliğini hem sunuculuk, TRT FM / Cem Ceminay ile Günaydın Türkiye’m.

CEM CEMİNAY- Evet. Ben aslında ilk TRT de başladım daha lisedeyken.

GAMZE- Evet, biliyorum. Onu konuşacağız birazdan ama şuraya gelmek istiyorum, Cem Ceminay Slow time programınız da sosyal medya ve telefon üzerinden dinleyicilerin şovun bir parçası olduğu bir program formatınız vardı. Başka yayınlarda da bu konsepti kullandı çeşitli radyocular. Bu formatın Türkiye’deki ilk sahibi siz misiniz?

CEM CEMİNAY- Mutlaka bir yerlerden esinlenmişimdir, ben ikizler burcuyum, biraz yaratıcıyım. Onun için yaratmasını severim, kopyalamasını sevmem. Belki bir yerlerden aklımda kaldı, bir yerlerden toparlayıp yeni bir format oluşturdum, o açıdan her şeyi kendime mal etmek istemem ama benim de mutlaka katkılarım olmuştur radyodaki yeni formatlara. Özelikle sponsorlarla ilgili, çünkü radyolardaki ilk sponsorları biz Cem Hakko ile birlikte Power FM de aldık ve programın içine yerleştirdik. Şimdi reklam içinde bir reklam olarak geçiyor advertorial dediğimiz olay. Televizyonlarda da oldu sonra, onu ilk biz yaptık evet.

GAMZE- Yaptığınız programın formatı olarak da ilk siz miydiniz Türkiye’de? Ben öyle biliyorum. Sizinle birlikte çıktı insanların interaktif olarak katılımı.

CEM CEMİNAY- Hatırladığım kadarıyla ilk biz yaptık. Çünkü bizim program çok tutuluyordu ve sponsorlar yarışıyorlardı bize sponsor olabilmek için ve Power FM de Cem Hakko ‘da seçiciydi. O açıdan kaliteli sponsorlarla çalıştık ve programın kalitesini de asla seviye olarak düşürmedik. Çalıştık daha doğrusu.

GAMZE- Süpersiniz.

CEM CEMİNAY- Sağ ol, kalite önemli. Kaliteden ödün vermemek gerekiyor yayıncılıkta.

CENGİZ- Orası kesin. Bu arada Cem Ceminay 1980-1990 arası ABD’de American Business Computers, Akron, Ohio firmasında Bölgesel Satış Temsilcisi ve Satış Yöneticiliği yaptınız.

CEM CEMİNAY- Evet. Bütün Amerika’yı gezdim, dolaştım bu sayede.

CENGİZ- Şurası önemli benim için D.K KARAOKE COMPANY’ye geçtiniz. Bu isimdeki “Karaoke” kelimesinin sizin radyoculuğunuzla bir ilgisi var mı? Bende böyle bir çağrışım yaptı da:))

Cem Ceminay
Cem Ceminay

CEM CEMİNAY- Yok, hayır. Biliyorsun sessiz orkestra demek karaoke yani Japonların icadı bir şey. Tamamen tesadüf oldu karaokeden zevk aldım, çünkü müzikle bağlantılıydı ve satış-pazarlama. Aslında radyoda da yaptığım iş farklı değil, yayıncılıkta kendi karizmanı varsa tabii, satmaya çalışıyorsun, insanlara kendini sevdirmeye çalışıyorsun. Orada da bir üründü bu ve bana uyuyordu. Orada çıkıp şarkılar söylüyordum karaoke’yi satabilmek için, küçüklüğümden beri çok meraklıydım. Rahmetli annecim nur içinde yatsın benim müzik ile olan ilgimi hep destekledi, önce bir keman aldı, keman dersi aldım. Sonra mandolin aldı, gitar aldı. Hiçbirini yapamadım çünkü sabırsızdım ve belki de yeteneksizdim fakat müziğe aşırı bir ilgim vardı. Sonra piyano istedim. “Yok oğlum evimiz küçük, piyano sığmaz ve üstelik çok pahalı, sen de çabuk vazgeçiyorsun ben sana bir tane müzik sistemi alayım” dedi. Bir pikap aldı. O zamanlar 33’lükler vardı 45’likler. Kendi kendime radyo gibi bir şey kurdum ve radyoculuğumun belki de ilk pratik çalışmalarını yaptım. Müziği çok sevdiğim doğru ama istediğim gibi enstrüman çalıp bir müzisyen olamadım maalesef.

CENGİZ- Anladım. Tabii neye niyet neye kısmet. İstediğimiz her şeyi elde etmek gibi bir şey yok hayatta ama başta söylediğim şeylerin hepsi benim için önemli çünkü biz Bağdat Caddesi gençleri olarak pek çoğumuz sizi idol kabul ederdik…

CEM CEMİNAY- Ben de Bağdat Caddesinde yetiştim evet. Küçüklüğüm Caddebostan’da geçti. Tabii o zamanlar yazlık-kışlık diye bir şey vardı. Caddebostan yazlıktı. Şimdi öyle bir şey yok. Karaoke’ ye tekrar dönersek karaoke olayı bana müzikle birlikte diğer yeteneklerimi satış-pazarlamayı da birleştirdi. Onun için bayağı eğlenceliydi ama Türkiye’de bunun bir geleceğini görmedim, onun için Türkiye’ye döndüğümde radyo için döndüm. Karaoke satmak ya da karaoke barlarda onlarla bir iş yapmak için değil. Bir ara patladı galiba ama sonra bilmiyorum ne oldu.

CENGİZ-Sonra Canım Türkiye’m dediğiniz vatanınıza döndünüz ve 92 den 2002 ye kadar da POWER FM’de “CEM CEMINAY ‘SHOWTIME” ı yaptınız. Videocast’ lerinizin hepsini dinledim ama geçen gün dinlediğim videocast’inizde bir de yarışma jüri üyeliğiniz olduğunu öğrendim. İlginç bir deneyim olmuş anladığım kadarıyla..:))

CEM CEMİNAY- Bence sadece Türkiye’de değil bütün dünyada en rahat iş bu, jüri üyeliği. Amerika’daki Amerika’s Got Talent ya da oradaki şovlarda ünlüleri, tanıdık simaları jüri yapıyorlar. Çok kolay iş ve çok iyi para kazanıyorlar. Oturdukları yerden para kazanıyorlar ve yaptıkları tek şey “bu hafta iyi olmamış bu, biraz daha çalışman lazım, şurada detone oldun” falan. Sevdiğim bir işti. Anadolu Ateşi’nde de türkü jürisindeydim ben.

CENGİZ- Arif Sağ’ın sağında oturduğunuz...

CEM CEMİNAY- Solunda oturduğum. Ama deneyimdi. Müzik biraz kaliteyle ilgili, anlamak ve duymakla ilgili. Ben her türlü müziği severim zamanında yerinde. Müzikten anlamak için biraz zevk sahibi olmak gerekiyor biraz da müziği fazlaca dinlemek ve deneyim sahibi olmak gerekiyor. Ben bu yeteneklere sahip olduğuma inanıyorum. Onun için hiç çekinmedim orada jüri üyesi olmaktan. Şimdi bekliyorum bir yerde bir yarışma olsa ve beni de jüri üyesi yapsınlar. Hatta ZOOM dan bile jüri olabilirim.

GAMZE- Tabii ki harika olur, duyuralım buradan da. Sevgili Cem Ceminay, Amerika’dan dönerken hayaliniz kendi radyonuzu kurmakmış sanırım ancak o zaman olamamış. Radio Ceminay’ı 2012 de kurmuşsunuz. Neden daha önce olamadı?

CEM CEMİNAY- O internet üzerinden bir radyoydu, benim istediğim ise frekanslı bir radyoydu. Normal bildiğimiz FM radyolar gibi, olmadı… Amerika’da etüt ettiğim, program yaptığım KissFM’ in formatını getirdim ama yatırıcımlar vazgeçtiler, bende para yoktu. Ben sadece knowhow getirdim, o proje havada kaldı. Sonra KissFM i başkaları açtı, belki de daha iyi oldu. Ben hem genel yayın yönetmeni hem ortak hem program… biraz fazla olabilirdi. PowerFM de Cem Ceminay olarak, radyocu kimliği ile ortaya çıktım. Belki de benim için bir şans oldu o. Yani radyo kurmak amacıyla geldim ama sonunda radyo programcısı showman oldum. O da benim için güzel bir deneyim oldu.

GAMZE- İnternet üzerinden kurduğunuz Radio CEMİNAY içinize sinebildi mi? Yaşadığınız zorluklar nelerdi?

CEM CEMİNAY- Hayır. Çünkü internet radyolarının biliyorsunuz çoğunun kendi radyoları var. Power FM in ve diğerlerinin birer internet radyosu var, bunun için kadro, bütçe gerekiyor. Ben tek başıma oturup internet radyosu yapmaya çalıştım. Güzel müzikler çaldım. Ama bir tek ben programcıydım... Daha iyi imkânlarla evimden yaptım bunu sonuçta. 2011 di yıl tam olarak yani bundan 8 sene önce, daha internet olayına insanlar sıcak bakmıyordu. Arabada internet yoktu, dinlenmiyordu. 2015 ten sonra zannediyorum internet olayı girdi arabalara. Bizim radyoda, benim yaptığım programlar açıkçası en çok sabah ve akşamları dinleniyordu. Araba alışkanlığı insanlarda normal radyo frekansı, internette değil. Amerika’da bu çok önceden başladı. Amerika’da çoğu insan internet radyoları dinliyor arabalarında. Ama bizde hala frekanstan FM bandından normal radyolar dinleniyor.

GAMZE - Peki radyoculuğa tekrar başından gelsek, Amerika’dan dönüşte aslında siz başka bir işle uğraşıyordunuz. Bir kırılma noktası yaşamışsınız. İnsanın aslına, kendi öz kimliğine içindeki tutkuya rücu etmesi diyebilir miyiz? Çünkü ben de sizin gibi iktisat okuduktan sonra kendimi bildim bileli keyif aldığım sanatlara yani müzik ve resime yöneldim. Sizdeki kırılma noktası ne oldu?

Cem Ceminay
Cem Ceminay

CEM CEMİNAY- Evet, oldu. Haklısın, benim için kırılma noktası deyince o dönem eşimden ayrıldım. Ben California’daydım, kendisi Ohio’daydı çocukları yazları görebiliyordum, orada kendimi yalnız hissettim. Bir de anneciğim ve babacığım çok yaşlanmışlardı, bana ihtiyaçları olduğunu hissettim memleketi de özledim, aslında orada iyi para kazanıyordum Beverly Hills’de oturuyordum, üstü açık arabam vardı. Tenis kortlu bir evde oturuyordum, yüzme havuzu falan ama sonunda memleket aşkı CANIM TÜRKİYE’M, bir de radyoculuk… Biz ikizler burcu için sevdiğimiz işi yapmak önemlidir, Ceminay ismi biliyorsun gemini ikizlerden geliyor. Siz de bunu takdir edersiniz insan sevdiği işi yapınca çok daha başarılı oluyor. Onun için sevdiğim bir şeydi bu radyo, o hayalle geldik buraya ve geliş o geliş. GAMZE- Evet, öyle iyi ki geldiniz.

CENGİZ- Sizin için radyomu televizyon mu diye sorsam?

CEM CEMİNAY- En güzel yıllar bence 90 lı yıllardı radyo için. 2000’li yıllarda daha bir popülaritesi azalmaya başladı ama radyo her zaman radyodur. Onun için güzel bir şey. Çünkü yanında taşıyabiliyorsun, her yerde dinleyebiliyorsun, anında değiştirebiliyorsun spontane olabiliyor, televizyon gibi kurgu- su, senaryosu, kamerası falan yok. Radyoda rahatsın da program yaparken, ekranda bakıyorsun işte saçım mı, kaşım mı, zayıf çıkıyor muyum diye radyoda istersen sen donla otur, kimsenin umurunda değil. Sonuçta sen orada mikrofona odaklanıyorsun ve baş başasın onunla, dinleyici senin sesinden olayları yaşıyor. Akışı sen idare edebiliyorsun televizyon öyle değil, televizyonda biliyorsunuz kamera yönetmeni var, ışıkçısı var, dururlar, başlatırlar. Bir de stüdyolar çok sıcaktır ben mesela sıcağa hiç gelemem, hiçbir zaman ideal bir derecede olmaz. Onun için televizyonda program yapmak zordur bir de sizi istemediğiniz açılardan çekerler, her an dikkatli olmanız lazım. Ben de rahat bir insanım, olduğum gibiyim onun için radyoda kontrol da benim elimdeyken daha rahat ettim açıkçası. Sustum, söz sizde…

CENGİZ- O kadar iyi konuşuyorsunuz ki ben radyo dinliyor gibi oldum açıkçası, konuş-

Radyosu’nda diye hani başlamıştınız anlatmaya oraya dönersek, hafif batı müziği programları yapmışsınız ilk. Biraz bahseder misiniz nasıl oldu?

CEM CEMİNAY- Sınav açıldı Ankara’da ben katıldım ve kazandım. İki tane program yaptım orada amatör olarak. Biri ‘Seçtiler ve Sundular’ sonra bana ‘Sizin İçin’ adında bir program verdiler ve çok tutuldu o. O program benim esas adımla Cem Gökmen mak aklıma gelmiyor

CEM CEMİNAY- Biliyor

musun birçok insan beni sesimden tanıdı, hala da öyle. Siz Cem Ceminay ’mısınız? İsmimi bazen çıkartamıyorlar, sevgi, saygı, birlik, beraberlik, Canım Türkiye’m siz misiniz diyorlar. Beni çok tanıyan oldu sesimden.

GAMZE- Ama sesiniz gerçekten çok belirleyici bir ses. Özel bir ses!

CEM CEMİNAY- Bazı sesler öyle evet. Sesi duyduğun zaman tanıyabilirsin. Mesela ‘Türk Telekom’ diye reklam yapıyor ya, çok değerli bir sanatçı, Aşkın Nur Yengi’nin eski eşi.

GAMZE-Haluk Bilginer.

CEM CEMİNAY-

Evet, onun sesini duyduğun zaman tamam diyorsun. Özellikle tiyatrocularda bu var. Onların tipik sesleri var. Ben de sesimle tanınma şansına erişmişlerden biriyim. İnsanın sesiyle tanınması güzel. GAMZE- Kesinlikle, lise yıllarınızda TRT İstanbul

Basılı arşivden
Bu röportaj ilk kez 4P1K Sayı 13 (Temmuz 2020) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.