Hayattan Notalar · Sayı 35

Can Güney

Can Güney

Can Güney’in Kadıköy’deki stüdyosunda bir araya geldik ve sizler için keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimizi dergimizin Youtube kanalı 4P1K-TV de izleme şansınız da var.

Merhabalar Can bey, uzun bir süredir sizle söyleşi yapmak bir araya gelmek istedik ama çeşitli sebeplerle olamadı gün bugünmüş. Şükür kavuşturana.

Aslında hep bir yerlerde bir şekilde karşılaşıyoruz ama bu konuya denk getiremedik.

Evet konserlerde vs karşılaşıyoruz ara ara.

Demek bu zamanmış, kısmet diyelim.

Evet, Can bey eskilerden başlayalım dilerseniz bugüne gelelim. Sizin ilk kurduğunuz grup CRY.

Evet! Aslında şöyle başladı müzik hayatım, kendisi de şu an şurada duruyor, eski mandolinim. 1977 yılında ben ilk mandolin çalarak başladım Özel Yıldız Koleji’nde ilkokul bir de. Hepimize seçenek sunmuşlardı ne çalmak istiyorsunuz diye. Benim de artık içgüdüsel mi; telli çalgıya ilgim vardı o zaman. Hala da duruyor o yıllardan kalan. Tabii öyle başladım ama her çocuk gibi biraz maymun iştahlı olduğum için o benim için bir heves olarak kaldı. Sonra 16 yaşındayken ilk gitarla kararlı bir şekilde tanışarak bu yola başladım. Marşa basmış oldum. O zamanlar ben Yapı Meslek Lisesi’nde okuyordum. Aslında sıhhi tesisat teknisyeniyim. Ama bizim okuldan çıkan isimleri duyunca “acaba siz meslek lisesinde mi okudunuz yoksa konservatuara mı gittiniz?” dersiniz. Çünkü o yıllardan çıkan kişileri söylesem çok şaşırırsınız. Mesela Yoncalodi yapı ressamlığı bölümünde, Şevval Sam restorasyon bölümünde, Faruk K yapı ressamlığı bölümünde, basçı sevgili Saltuk Tukur, Grup Devil dan bizden çok kıdemli abilerimizdir Sebahattin ağabey. Sebahattin ağabeyin babası hatta okulumuzda öğretmenimizdi. Bizim okulumuzdan yani meslek lisesinden çıkan isimleri duyunca insanlar şaşırıyorlar. Gerçekten de öyle ve evet ilk grubum CRY’dı. Saltuk Tukur ve Merih Tahir Cihan ile kurmuştuk. Merih daha sonra Danimarka’ya yerleşti. Şu an da orada müzik çalışmalarına devam ediyor. Saltuk da zaten bas gitar duayenidir. O da bizim piyasa tabir ettiğimiz ortamda herkese çalıyor. Benim durumum da belli. Ben de pek çok isimle çalıştım.

Evet. 1996 da da AYNA grubu ile devam etmiş.

AYNA grubu ile de bir level daha yükseltmeye çalıştım çıtayı.

AYNA nın ilk kuruluşundan itibaren değil mi? Sonra 99 da ayrılmışsınız. 2004’te tekrar geri dönmüşsünüz.

Can Güney
Can Güney

Evet. Çünkü başka çalışmalarım da vardı. 96 da Gökhan Semiz rahmetli Grup Vitamin’den Erhan ile bir gün karşılaşıyor. O zaman Regeta diye bir yer vardı. Erhan “iyi bildiğin bir gitarcı var mı” diyor. Gökhan da “var” diyor. Ben de Grup Vitamin’e çalıyorum o zaman. Gökhan bizi tanıştırdı. Sonra Cemil ile tanıştık. Üçümüz bu projeyi başlattık. Bu kadar da büyüyeceğini tahmin etmiyorduk projenin. Üniversite konserlerine gideriz. Çalarız, eğleniriz, şarkılar söyleriz diye düşünüyorduk.

Önemli olan müzik yapmaktı yani.

Müzik yapmak için çıktık yola. Proje yürüdükçe yürüyor. Küçücük bir kar topu, çığ oldu sonra. Tabii bu da bize çok fazla sayıda konser getirdi. Türkiye’de en fazla konser yapan grubu ünvanını aldık. O yıllarda bizim bir turne otobüsümüz vardı. Yarısı koğuştu ranzalıydı. Diğer yarısı da karşılıklı koltukluydu. Masamız vardı. Biz habire çalışıyorduk. Konser, yol, konser, yol. Bizim için bir rutin olmuştu o. Çok güzel yıllar geçti. Sonra bir sakinleştik. Tekrar yeni albüm vesaire derken ben 99 da başka projelere de gittim. Grup Turkuaz’la çalıştım o sıralar.

Siz bir çok isimle de çalışmışsınız evet. Harun Kolçak’tan Bendeniz’e birçok isim gördüm araştırırken.

Can Güney
Can Güney

Çalıştım. Evet. Oya -Bora, hatta İlhan ağabey ile de bizim bir filmimiz vardı, İlhan İrem ile. Telif haklarından dolayı YouTube da duruyordu star bir kanalın. Hatta parçanın adı “Anlayacaksın Sorunların Yalnız Senle Çözüldüğünü”. Çemberlitaş Hamamında çekmiştik İlhan ağabeyle. Sene kaç söyleyeyim. Benim askerliğe gitmeden bir ay önce çekildi o klip 90 yılının temmuz ya da ağustos ayı. O klip vardı. Keşke onu indirebilseydim. Telif haklarından dolayı kaldırıldı. İlhan ağabeyin tüm klipleri var bir tek o yok. Şu an İlhan ağabeyin bir sağlık süreci var ve inşallah atlatacak onu. Kendisiyle konuşup mutlaka o klipi rica edeceğim; çünkü İlhan ağabeyle tek hatıram o. Askerlikten sonra Oya-Bora ile başladım. Çok sevdiğim Fatih Kısaparmak ağabeyimle çalıştım. Harun Kolçak ile, Grup Vitamin ile Zeynep Dizdar, Ümit Sayın hepsi çok eski arkadaşlarım zaten. Unuttuğum arkadaşlarım da varsa lütfen kusura bakmasınlar. Sevgili Aslı Omağ ‘la çalıştık. Biliyorsunuz Türkiye’nin en önemli sopranolarındandır kendisi. Onunla çalışma şerefine eriştim. Onunla da bir ekip kurmuştuk. Bayağı yoğun konserler yaptık.

Siz de Türkiye’nin en önemli Gitaristlerindensiniz. Duayenlerindensiniz.

Teşekkür ederim o sizin güzelliğiniz.

Hatta genç yaşınızdan itibaren üstün bir yetenek olarak adınızı duyurmuşsunuz. Bir tarafta çalışma var tabii ama yorumlama tekniği, kurgu bunlar tamamen yetenek.

Çok sevdim ve çok istedim. Gitara başlayana kadar hobi amaçlı ya da meslek olur mu diye düşündüğüm pek çok konuya dağıldım. Folklor oynadım. Hatta Şeyh Şamil oynadım. Nerden bilirdim yıllar sonra Ceylan parçasını yapacağımızı. İlkokulda folklor oynadım, yüzmeye gittim İstanbul Yüzme İhtisas Kulübüne. Sıkıldım bı-

Basılı arşivden
Bu röportaj ilk kez 4P1K Sayı 35 (Mayıs 2022) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.