Bora Biçer

Bora Biçer’i 20 seneyi aşkın sanat kariyeri içinde kurduğu ve halen aktif olarak konserler veren cover rock bandleri, beste grubu olan albümleri ile tanıdığımız
Büyük Birader ve hayatına dair sorularımla kendisini biraz daha yakından tanıyacağız. Country, Blues Rock ve Hard Rock Metal tarzlarda bir çok rock grubu, tribute projeleri olan Bora Biçer söz yazarı besteci ve yorumcu olmasının yanı sıra aynı zamanda gitar ve vokal eğitmeni. Ankara, İstanbul ve Eskişehir ağırlıklı olmak üzere çeşitli mekanlarda verdikleri konserlerle rock müzik dinleyicilerine keyifli anlar yaşatıyorlar.
Sevgili Bora Biçer sayfalarımıza hoşgeldin. Hemen şu soruyla başlamak istiyorum. Mutlaka küçük yaşlarda başladı müzikle tanışıklığın ama müzik camiasında varolmak hedefin miydi?
Değildi. Zaten hiçbir zaman hırslı bir insan olmadım şöyle olayım böyle olayım diye. Çok doğal gelişti. Onbeş yaşımda iken bir gitar alındı bana ama beş yaşımdayken de babamın bir gitarı varmış onunla oynuyor muşum çok hatırlamıyorum ama tellerini falan parçalıyor muşum.
Babam tekrar takıyormuş telleri.
Öyleyse baban da müzisyen miydi?
Hayır. Babam iyi bir müzik dinleyicisiydi ama gitarla da bir haşır neşirliği vardı. 15 yaşımdayken dediler bu çocuğa bir gitar alalım. Çünkü raketle solo atıyormuşum. Guns N’Roses solosunu raketle atmaya çalışıyormuşum. Bu arada hiç eğitim almadım. Tamamen kendi kendime öğrendim. Tam bir alaylıyım. Şimdi eğitmenlik yapıyorum ama ne ses ne gitar eğitimi almadım.
Kendi kendime geliştirdim. Dinleyerek, çalarak..Tabii ki gitar metodlarını bitirdim. Vokal için dinledim, söyledim ama birinden eğitim almadım ya da bir kurumdan. Konservatuar geçmişim yok. Sanat tarihi mezunu bir adamım ben.
Çok ilginç. İşte insanın kendini geliştirmesi böyle bir şey. Sonuçta Bora Biçer blues, country, metal rock tarzlarda kurduğu band lerle, yayınladıkları albümlerle ve inanılmaz keyifli sahne performanslarıyla İstanbul, Ankara ve Eskişehir’de pek çok mekanda konserler vererek dolu dolu bir müzik kariyeri inşa etmiş. Müthiş! 20 sene oldu mu? Yoksa geçti mi?
20 seneyi biraz geçmiştir hatta.
İlk konseriniz nerdeydi?
Beylerbeyi Sanat Merkezin’nde klasik müzik konserine çıkmıştım. Onu hatırlıyorum.
Peki neden rock?
Neden müzik mi desek.
Hayır. Müzik bir şekilde girmiş hayatına ama neden rock?
Biraz klasiktir ama yaşam felsefesi olduğundan. Benim hayatım da öyle. Motor sürüyorum, doğayla barışığım, hayvanları çok seviyorum. Aslında bütün rock camiasının yaptığı ‘60 lardan bu yana tüm geleneği okuyarak araştırarak ve hissederek yaşam felsefesi haline getirdiğim için. Çünkü rock sadece dinlemek veya çalmak değil. Saçları uzatıp siyah tshirtle çıkmak, distortion gitar solosu atmak değil bir duruştur. Büyük Birader’e geldiğimizde de konuşuruz onu.
Evet gelelim zaten. Rock müzik bir duruş. Sadece müziğin verdiği o enerji değil. Bir tarafta da bir söylem, bir mesaj. Bir konuda sesini çıkartabilme. Evet, gelelim Büyük Birader’e. Albümleriniz, şarkılarınız var.
2016 da albüm yaptık. Sonrasında da single lar yayınladık. 2016 da yaptığımız YOL albümünde 7 şarkımız RTÜK tarafından yasaklandı. Klasik zaten çok şaşırmıyoruz. Devam ettik single lar çıkarmaya. O singlelardan da yasaklananlar oldu. Çok da politik bir grup değiliz aslında ama söylemden dolayı yasaklıyorlar sizi. Türkiye yasaklar cenneti. Şarkılarımızda politik söylemlerde vardı tabii. GEZİ vardı. Bunu da övünerek söylüyorum. GEZİ için şarkılar yaptık. Ali İsmail Korkmaz için bir ağıt yaptık. Sistemle ilgili şarkılarımız var. Sokağın dili küfürü de kullanıyoruz, bundan da çekinmiyoruz. Çünkü sanatın içinde sokağın dili de olmalı. Bu bir saygısızlık değil.. Sokakta kullandığın dili şarkıların içinde de kullanabilirsin. Onu öyle estetik hale getirirsin ki o sanatın içine girer. Biz bunu da yapmaya çalıştık ve yapıyoruz da.
Bir şekilde bir şeylerin üzerine dokununca, kabul etmeyince, haksızlığa karşı dik durunca bir noktada tabii bir yerlerden dediğin gibi karşı tepkiler, kısıtlamalar geliyor ki biz de buna karşıyız.
Çünkü burası bir Cumhuriyet devleti ve herkesin söz hakkı var. Görüp, yaşadığı, hissettiği haksızlıkları dile getirme hakkı var diye düşünüyorum. Senin diğer gruplarına gelirsek. Birçok aktif sahne yapan grupların var. Rock müziğin farklı tadlarında gruplar aynı zamanda. Hem grupları anlatalım hem de neden böyle onu da bir anlat lütfen.
Çünkü kişisel olarak müzik yelpazem gerçekten çok geniş. Ben bir Heavy Metal tutkunuyum ama bir yandan da Blues tutkunuyum da. Country bluesları da çok seviyorum. Diğer yandan tribute projelerim var. Onları da çok seviyorum.
Evet hemen araya gireyim. The Doors Tribute yapıyorlar. Eğer yakalarsanız kaçırmayın derim sevgili okurlar.

Evet The Doors Tribute var. Onun dışında bestelerim çok önemli. Beste grubum Büyük Birader.. En önemli grubum bu. Gitar müziğini daha öne çıkarttığım bir tiro grubum var. Onun dışındakiler de cover grupları. Cover gruplarını da benim müzik yelpazemi yansıtması için kurdum. Keyifle de yapıyorum ve hepsi de aktif. Ben o yüzden sahneden inmiyorum. Birçok grup olduğu için hep sahnedeyim ama farklı isimle.
O isimleri paylaşalım öyleyse yeri gelmişken.
Mojo Town çok eski bir grubum. Blues Makers yine çok eski bir grubum. Bad Motor Finger da oldu bayağı. Hard Rock Metal grubum. Bora Biçer Trio var. Mr. Mojo Rising diye The Doors Tribute grubumuz var. Bir tribute daha kurdum ama şimdi söylemeyeyim adını.
Söyle, söyle:) Belliyse söyle lütfen.
Belli ama daha çıkamadık sahneye. Halen provalar devam ediyor. O Chris Cornell Tribute olacak. Sadece Chris Cornell şarkıları. Kardeşimle Grunge Brothers diye bir şey yapıyoruz. Sadece grunge şarkıları akustik bir şekilde çalacağız. Proje bitmiyor. Müziğin içinde dolanıp duruyoruz. Müzik sonsuz bir okyanus.
Bence de öyle; sonsuz bir okyanus ve her bir yanı ayrı keyifli.
SenfoRock var bir de onu söyleyeyim.
Evet hatta yakın zamanda Ankara’da bir konser verdiniz.
Çok konser yaptık zaten ama en son Başkent Kültür Yolu projesinde bir konser yaptık. Çok keyifliydi. 2500 - 3000 e yakın kişiye çaldık SenfoRock da yıllardır var. En eski solistlerinden biriyim. Gayet keyifli gidiyor. Türkiye’nin her yerini dolaştık SenfoRock’la. O da çok keyifli bir projedir. Benim için özeldir.
Kesinlikle. Zaten senfoninin rock müzikle birleşmesi inanılmaz etkileyici.
Şu aralar senfoni rockla çok birleşti. Son 2-3 senedir bayağı gruplar senfoni orkestraları ile çalışıyorlar ama biz bunu senelerdir yapıyoruz.
Yakın zamanda İstanbul’da konser olacak mı?
İstanbul’da da çok yaptık. Grand Pera’da çaldık. Bir çok festivalde çaldık. Çok yakın tarihte yok şu an ama tarihler geliyor tabii mutlaka olur.
Takipte kalın diyoruz sevgili dostlar. Nerelerden takip edebilirler?
Instagram sayfam @bb.borabicer den takip edebilirler.
Bu arada biz Bora’yı Ankara’lı zannediyorduk sevgili dostlar. Ankara’da yaşıyor kendisi ama İstanbul’luymuş.
Evet. 5 kuşak İstanbul’luyum aslında. Ailem burada halen İstanbul’dalar. Ankara benim için merkez üssü gibi. Ayda bir hafta kadar kalabiliyorum orada da. Çünkü sürekli konserler nedeniyle bir yerlerde oluyoruz.
Ankara, İstanbul, Eskişehir ağırlıklı olarak sürekli bir yerlerde konserleriniz var. Müzik sever dostlar seni ve gruplarını bir şekilde yakalıyorlardır ve yakalayacaklardır. Bu da çok çok iyi. Bir sanatçı için yaptığı işle olabildiğince insanla buluşması ve sanatı paylaşması çok çok keyifli. Bir tarafta da eğitmenlik yönün var. Eğitmenlik yapıyorsun. Belli bir kurumda mı nasıl?
Evet, 20 senedir gitar eğitmenliği yapıyorum. Online olarak ya da home studio kullandığım kayıt yapma imkanımızın da olduğu kendi evimde birebir şekilde yapıyorum dersleri. Amerika’dan da öğrencim var. Almanya’dan da öğrencim var. Türkiye’nin her yerinden öğrencim var.
Ankara’da birebir yapıyoruz. İstanbul’a geldiğim zamanlar öğrencilerimle bir araya gelebiliyoruz. Haricinde online olarak dersler yapıyoruz. Konserler düzenliyorum. Onları sahneye çıkartıyorum. Çok acayip şeyler oluyor. Bazıları albüm yaptı, gitar methodu yazdı. Bunlar benim için çok çok önemli şeyler. Çok fazla öğrenci yetiştirdim. Solistler yetiştiriyorum. Son 5-6 senedir de vokal koçluğu yapıyorum. Grup koçluğu yapıyorum aynı zamanda. Grupları yetiştiriyorum. Repertuar hazırlıyorum onlara. Nasıl sahneye çıkılır? Sahnede nasıl durulur? Mikrofon nasıl tutulur? Bunları anlatıyorum. Tecrübelerimi de aktarmaya çalışıyorum bu arada.
Şunu da sormak istiyorum. Albümlerde parçaların sözü, bestesi ve de yorumu da sana ait değil mi?
Evet. Söz, beste hepsi bana ait ama düzenlemeyi grupla birlikte yapıyoruz. Ama o şarkılar benim olmuyor tabii grubun oluyor. Büyük Birader de imza atıyor oraya. Yoksa Bora Biçer olarak çıkardım. Büyük Birader olarak çıkmam benim için daha büyük bir keyif.
Büyük Birader için yeni şarkılar geliyor mu?

Tabii geliyor. Çok var. Yeni yaptığım besteler var. Eskilerden daha yayınlamadığımız şarkılar var. Benim Bora Biçer olarak Büyük Birader’den farklı onun rock soundunun dışında akustik yaptığım besteler var. Onları da değerlendirip bir solo albüm yapmayı düşünüyorum aslında. Daha soft..
Hayat mottonu paylaşır mısın bizimle?
Bir motto ile anlatmak çok kısıtlayıcı ama iki şey söyleyeyim. Sanat ve Doğa. İkisi benim için çok önemli. Üretmek ve doğayla karışmak çok önemli. İkisini birleştirmeye çalışıyorum sürekli. Ben doğa tutkunu bir insanım. Hayvansever bir insanım. 2 tane de kedim var. Bütün hayvanları çok seviyorum. Çevremdeki bütün hayvanlara yardım etmeye çalışıyorum. Ve tabii ki sanat deyince üretim. Ama gerçek sanattan bahsediyorum, yani su katılmamış bir sanattan bahsediyorum. Ticari kaygı taşımayan bir şeyden bahsediyorum. Bu iki şey çok önemli benim için. Belki tam bir motto olmadı ama mottomu oluşturan en önemli iki şey sanat ve doğa.
Bisiklet mi motosiklet mi?
Motosiklet. Bisiklete binmeyi de çok severim ama motorsiklet ayrı bir şey. Yıllardır sürüyorum. Onunla uzun yollar da yaptım. Bambaşka bir şey motosiklet. Bisiklet de çok güzel ve aslında doğaya daha uyumlu. Motor değil kas gücü var. Ama işte motorun da yeri bende ayrı...
Tatillerini nasıl tercih edersin? Daha çok doğayla iç içe sanıyorum.
Evet daha çok kamplar. Otellere belki bir kere gitmişimdir. O da kazayla. Koşarak çıkmışımdır. Onun dışında ya pansiyon olur ya da küçük butik mekanlar. Daha çok çadır. Biraz doğaçlama da var. Arabada da yatabilirim. Benim için tatil, aslında gezmek. Yolda olmak. Yolda olmak harika bir şey. Bayılıyorum yolda olmaya.
Bir yere giderken başka yerleri de keşfetmek mesela.
Kesinlikle. Hiç bilmediğim yollarda kaybolmayı çok seviyorum, motorla da arkadaşlarımla da. Tamamen doğaçlama. Belli bir plan yapmayı sevmiyorum. Şuraya gidelim üç gün kalalım gibi. Tamamen doğaçlama, tamamen spontane. Biz planlar yapıyoruz ve hayata entegre etmeye çalışıyoruz. Komik aslında bu yaptığımız şey. Her seferinde tökezliyoruz. Planlar hep pusuya düşüyor bir şekilde. Spontane olan her şey bence çok keyifli. Bu bir buluşma olur, bir yemek olur, yapılan herhangi bir eylem...
En büyük hayalini sorayım.
Dünyayı müzik yaparak dolaşmak mesela. Dünya çapında ünlü olmak gibi bir isteğim yok ama dünyayı müzik yaparak dolaşmayı çok istiyorum. Hem dolaşıp hem de çalıp, söyleyerek, müzik yaparak farklı insanlarla farklı kültürlerle buluşmayı çok istiyorum. En büyük hayallerimden bir tanesi bu. Bir kısmını yaptım. Farklı gruplarımla Türkiye’yi dolaştım bu şekilde. Onun tadına vardım. Mesela SenfoRock ile İshak Paşa Sarayı’nda konser yaptık. Barış Manço söyledim. Metallica söyledim Ağrı dağında. Çok acayip bir şeydi. Biz o tarihi saray içinde senfoni orkestrası ile birlikte müzikleri yaptık. Gerçekten çok özeldi.
Çok keyifli şeyler yaşıyorum dolaşarak ama dünyayı dolaşmak farklı bir şey. Tabii Euro ve dolar sebebiyle şu aralar biraz zor dünyayı dolaşmak.
Evet ama neden olmasın! Gayet olası bir hayal. En kısa zamanda da gerçekleşsin dilerim.
Hayallerimizin peşindeyiz.
Bora Biçer başka neler paylaşmak ister bizimle? Müzik adına, sanat adına, hayvanlarla ilgili olarak neler söylemek istersin?
Sanatın değerini verelim arkadaşlar. Olması gereken gerçek sanatın değerini verelim. Tabii ki hayvanları koruyalım ve sevelim. Bu çok klasik ama o kadar çok suistimal edilen canlılar ve o kadar sevgiye muhtaçlar ki onların yanında olalım her zaman. Bu bence insanlığın görevi ve mottosu olmalı. Aslında biz onların yerlerini onların doğasını zaptettik. Onları sokaklardan toplamak şiddet korkunç bir şey. İnsanlığın bir ayıbıdır bu. Onlara borcumuz var. Sadece kedi, köpek olarak düşünmeyelim. Tüm canlılardan bahsediyoruz. Hayvanat bahçelerini kapatalım öncelikle. Daha çok konu var da buradan başlayalım mesela.
Bu esarete bir son vermek lazım katılıyorum. Dergi olarak hassas olduğumuz noktalar var. Hayvanlar, doğa, insan ve sanat. Bu noktalar sözle söylenip geçilecek konular değil üzerinde durulması gereken konular. Sanatçıya, sanata destek. İnsan olarak yaşam hak ve özgürlüklerinin korunması anlamında, tüm canlıların yaşam hak ve özgürlüklerinin korunması anlamında, doğayı koruma anlamında yapmamız gerekenler var. İlerlememiz gereken adımlar var. Yapacak çok şey var ve tabii ki kanunlar ve yaptırımlar da var. Bir şekilde ilerleyeceğiz.
Birazcık cesur olalım. Susmayalım. Özellikle sanatta bu kadar susmayalım.
Sevgili Bora Biçer çok teşekkür ederim. Çok keyifli bir söyleşi oldu.
Ben teşekkür ederim.
Sevgili dostlar sevgiyle kalın, sanatla kalın ve patili dostlarınızı unutmayın. Enerjiniz yüksek, sevginiz güçlü olsun.
Gamze Lim





