Kapak Konuğu · Sayı 19

Aslıhan Aksun

Aslıhan Aksun

Aslıhan Aksun, yaklaşık 25 yıl bilişim sektöründe çalıştıktan sonra, Berlin’de tanıştığı bir dövme ve mandala sanatçısı sayesinde hayatı değişmiş… Dostu, hocası ve sevgilisi olan Paco’dan mandala sanatının inceliklerini öğrenmiş ve birlikte bu sanatı Türkiye’ye taşımışlar.

sabahtan geceye kadar denizde geçiren, çok özel hayat hikâyesi ile başka hayatla

Rengârenk desenler, büyülü daireler. Doğu mistisizminin en güzel simgelerinden biri olan mandala hakkında merak edilenleri Türkiye’nin ilk

Hayatını rüzgâr sörfüne adamış, ders verdiği sörf okulunun hemen yanındaki karavanında birçok hayvanı ile yaşayan ve yılın her gününü

Aslıhan Hanım merhabalar, Aslıhan Aksun deyince MANDALA, MANDALA deyince Aslıhan Aksun geliyor akla. MANDALA ile tanışmanız ve hayatınıza yepyeni bir form vermeniz inanılmaz bir hayat hikâyesi. Bu hikâyeyi bizimle de paylaşmanızı rica edeceğim.

Merhaba, Mandala’ nın büyülü dünyasına nasıl düştüğümü anlatarak başlayayım o halde. 2008 Yılında Berlin ziyaretimde, tamamen tevafuk bir halde girmiş olduğum tattoo studio da ki usta ismi PACO beni karşıladı ve sol elimin üzerinde çiçek istiyordum, bir sakura çiçeği işledi. Sonrasında başlayan arkadaşlık, dostluk derken çok büyük bir aşk ’a dönüşüm gösterdi. Bir taraftan da muazzam Mandala eserleri var ki, baktıkça içinde kaybolduğum… Elbette vizem bitmeden ülkeme geri döndüm fakat aramızda ki iletişim ve enerji gitgide gelişiyor ve birbirimizden kopamıyorduk. Bunun üzerine Türkiye’ye yerleşme kararı aldı. Benim için muazzam bir sorumluluk hissiyatı idi bu. Düşünsenize, aşık olduğunuz adam kalkıp ülke değiştiriyor… Bu arada Paco aslen Hollandalı, baba tarafından da İspanyol idi. Biz sadece Berlin’de tevafuk bulmuş idik. Sonrasında Paco aynı yıl 2008’de Türkiyeye’ ye geldi. Hayat işte… İlk gelmek istediğini söylediğinde hissettiğim sorumluluk duygusu yerini “iyi ki de gelmiş” diyebildiğim günlere bıraktı.

Onun gelmesi ile hayatıma dair büyük dönüşümler ardı arkası kesilmeden devam ediyordu. Ben 21 yıllık Bilişim sektörü camiasında yıllarımı vermiş, beyaz yakalı bir iş kadını kimliğimi net bir karar ile üzerimden çıkartıyorum ve onun gelişi ile bir dövme stüdyosu kurmaya karar veriyoruz. Stüdyonun adı Paco’ nun kararı ile MANDALA oluyor. Ne güzel anılar, an’ lar biriktirdiğimiz yıllarımız oldu… Bu yolculuk sürekli artan bir “MANDALA dövme stüdyosu” ivmesi ile 2014’e kadar devam edebildi. Ciddi sağlık problemleri olduğundan kendi ülkesine geri dönmek zorunda kaldı. Onun gidişi nedeniyle ben stüdyoyu kapattım. Devam edemezdim. Derin duygularım, acı hislerim, büyük özlemlerim vardı. Stüdyoda yarattığı bütün güzel enerji içinde onun yoksulluğunu hissettiğimden kapatmak istemiştim. Sonrasında bir kişisel gelişim atölyesi geldi tanıştık ve Mandala konusunda rehberlik yapmam konusunda beni teşvik etti sevgili Öznur Yılmaz Berk (Nar Kendin Ol). Bense “memnuniyetle” diyerek cevap vermiştim fakat yıllardır ustamdan el alıp çizebilmişsem de, nasıl rehberlik edebilirdim? Tabi ki uzun yolculuklara çıktım güzel kişiler ile. 3 yaş, 4 yaş, kanser, down sendromlu, otizmli, yaşlı, genç, alzheimer, perkinson ve daha birçok çeşitli kişiler ile uygulamalı çalışmalar yaptım. Çıkan sonuçlar ile bu yolculuğu eğitmenlik sıfatıyla Türkiye’de tanıtmaya başladım. Yol uzundu, devamı görünmüyordu. Görünse de inanamazdım zaten J Tam da Türkiye’de Mandala akımını arşa taşırken…….. Paco’nun ölüm haberi geldi……..

Artık nefesimi alırken hissettiğim duygu; ciğerlerim, aldığım nefeslere yetmiyordu. Zor günlerdi. Bir tarafta büyük aşk özlemi, acısı, kaybı vardı ve diğer tarafta üç köpeğim ile verdiğim yaşam mücadelesinde maddi imkânsızlıklarım. Sonrasında Muğla’da bir köy hayatına geçişim var sırada. Biz eski İstanbul’lularda “yedi göbek” diye bir tabir vardır… Çok eski İstanbul’ lu olduğumuzdan da bilmezdim köy hayatını ama hep içimde “bir gün” diyerek yeri vardı ve burnumda sobasının isi tüterdi. Yeniden dönüşüyordum. İşte sonra kendimi burada, köy hayatında buldum.

MANDALA, Hindistan’a dayanan bir sanat ve kültür. MANDALA nedir, en güzeli sizden dinleyelim mi? Siz MANDALA’ yı nasıl tanımlarsınız?

Mandala; Hint felsefesinden gelen, metafizikle de alakalı bir meditasyon aracıdır. Mandalalar daima merkezi noktadan başlayarak dışarıya doğru büyüme gösteren formlara verilen addır. Sankskritçe dilinde Mandala “çember/daire” olarak bilinmektedir. Bu sebeple felsefedeki yerini “HAYAT ÇEMBERİ” olarak almıştır. Baktığınızda çok simetrik bir görüntü gibi görülse de ele aldığımız mandala meditasyonunda asıl olan sağ beyni aktive ederek yapılan dışa vurumlardır. Özetle sağ ve sol beyinde kurulan denge sayesinde kişi özgürleşerek üretmelidir. Bu nedenle geometriden uzak çizimler diye adlandırıyorum. Mandala’ lar, 1800’lü yıllarda yaşayan Yung’ un da tabiriyle sihirli çemberlerdir. Aslında Mandala, 1900’lü yıllardan bu yana JUNG sayesinde bir çok Avrupa ülkesinde terapi merkezlerinde çizdirilmektedir. Çok daha fazla bilgi aktarabilmek isterdim fakat inanın kalbimden akanlar buraya sığmayacaktır.

MANDALA nın bir terapi ve ruha şifa niteliği taşımasının sırrı nereden gelmekte?

Mandala’ nın çember olduğunu hatırlarsak; çember aslında spiraldir. Spiral ise deviMandala; Hint felsefesinden gelen, metafizikle de alakalı bir meditasyon aracıdır. Mandalalar daima merkezi noktadan başlayarak dışarıya doğru büyüme gösteren formlara verilen addır. nim, dönüşüm ve sonsuzluk anlamını taşımaktadır. Kişi Mandala çizmeye başladığı andan itibaren spiralin etkisi ile içe, öze giden yollar açılmaya başlamaktadır. Bu açılan yollar sayesinde kişi özü ile buluşmakta ve dış dünya ile olan etkileşimi, iletişimi o süreçte azalmaktadır. Bu anlamda netlikle söyleyebilirim ki; MANDALA çizen kişilerde varsa kalp sızısı, zihinsel takıntıları ve fiziksel ağrılarından uzaklaşmaktadır. Bu sebeple Mandala meditasyonu harika bir sağaltım yöntemidir. Mandala çizen kişilerde farkındalık, özgüven, sebatkârlık, sabır, konsantrasyon ve yaratıcılığın arttığı gözlemlenmektedir.

Mandala sayesinde şuan bulunduğunuz noktaya geleceğinize dair bir his var mıydı içinizde?

Aslında bu alanda hizmet etmeye başladığımda Mandala’ nın başarılı olacağına inanıyordum. Bu başarı benim değil Mandala’ nın başarısıydı. Elbette kendime de güveniyordum. Bana düşen kısmı en iyi şekilde aktarım gücünü kullanabilmek ve kişileri bu şifalanma tekniğine davet etmekti. İlk bu yola çıktığımda ailem ve bazı dostlarım şaşırmışlardı. Ciddi anlamda bu denli başaracağımıza inanamamışlardı. Elbette henüz hiç bilmeyen güzel can’ lar da var ama yüksek ölçüde çok fazla yaygınlaşan bir çemberimiz var. Bu nedenle kalbim ve ruhum huzurda. Şimdi dönüp geriye baktığımda neler yapabildiğimize; yaklaşık olarak Türkiye’de kurumlar dahil olmak üzere 4 buçuk yaş ve üzeri, giriş seviyesi alzheimer hastalarına varana dek; 6000 kişi ile dirsek temasında çizim yapabilmiş, aynı zamanda ülkeme Aslıhan AKSUN ekolünde yaklaşık 270 Mandala Eğitmeni geliştirebilmişim.

Çemberimiz günden güne büyümekte ve daha da güçlenmektedir. Bu alanda hizmet ettiğim için son derece gururlu ve her gün şükrettiğim bir bilinç ile ruh/beden/zihin üçlüsüne sahibim.

Hayatınızı kökten değiştirmek kolay bir karar mı oldu? Tereddütleriniz var mıydı?

Tereddütleri görmezden gelip “Ya nasip” dediğim an hayatım değişti. Hayata dair çok kere (ve bir çoğumuz gibi) maddi/manevi mücadeleci bir kişi idim. Benim anlayışıma görekaygı - lar ve korkular düz yol’ da enge - be, viraj ve kaygan zemin yapıyorlar. Ne zaman ki bu konuda ruhsal bütünlük ile farkındalık yaşasak, yol duruluyor ve kendimizi bu karanlık içinde bulunan engebeli yoldan geri çekerek bir nehirde yaprak hem Yol Ol’ uyoruz hem Yol’ da.”

Farklı bir yaşam tarzına uyum sağlarken ne tür zorluklarla karşılaştınız? Zor zamanları nasıl atlattınız?

kadar özgür ve hafif hissetmeye başlıyoruz. İşte o his geldiğinde kendimizi iç’ den parlatmaya başlıyor ve yol’ a koyuluyoruz. Bu noktada her zaman derim ki “Hiçbirimiz olmuyoruz aslında. Ol’ ma Yol’ unda İlk ustamı, hayat arkadaşımı yolculadığım ve stüdyoyu kapattığım süreçte manevi çöküşler kadar maddi imkânsızlıklarım da oluşmuştu. Sürekli yenilenen bir teknolojide, yıllar önce ayrıldığım sektörüme geri dönmek pek aklıma yatmıyordu. İçimde açılan farklı kapılardan farklı ışıkları takip ederek yolumu aradım durdum. Fakat o süreçte bütün gayretimle her tür sorunun, her şeyin geçici olduğunu anlamaya başlamış ve yönünü umuda çevirmiş bir yapım oluştu. Kalbi temiz tutarak, yola mani olmadan yürüyebiliyorsan, kayıplaÇocukluğumdan bu yana hayvan sevgisi ile büyüdüm. Değerli ailem sayesinde papağan, sincap, kuşlar, balıklar eksik olmadı hayatımızdan. rını ve kazanımlarını cebe koyabiliyorsan, Rabbim yürünecek alan için ışık tutuyor, görebilene hamdolsun.

MANDALA üstadı olan sevdiğiniz adam, hocanız ve bu akıştaki hayat arkadaşınız PACO ve onunla yaşadığınız bu yolculuk inanılmaz etkileyici. Film gibi… Beni derinden etkiledi. Kadersel bir karşılaşma adeta. Olmasaydı olmazdı diyebilir miyiz?

İyi ki OL’ du. Bu sayede Türkiye’de Mandala akımı bilinirliği artırıldı ve bu sağaltım yöntemi fazlaca insanlar tarafından kullanılmaya başlanıldı. Bazı karşılaşmalar sadece düşünce yapınızda bir dokunuş değil, ömrünüze ve ömürlere dokunabilir. İyi ki var olduk, iyi ki tevafuk bulduk.

İlgilendiğiniz farklı spiritüel dallar var mıdır? Hint felsefesi dışında beni kalben ve ruhen şaman kültürü cezp etmektedir. Ayrıca uzay bilimleri…

MANDALA ile ilgili düşlediğiniz, bu yolda varmak istediğiniz veya bu yolculuğa eklemek istediğiniz duraklar var mı?

Henüz bu yol yenidir ve gelecekte çok keyifli, sağlıklı ve huzurlu projelerimiz de olacak.

MANDALA ile kimler ilgilenebilir? Kadın – erkek – çocuk fark ediyor mu?

Eli kalem tutan her birey Mandala çizebilir. Bunun için yetenekli olmak gerekmiyor. Çünkü şuan meditasyon biçimi olarak ele alıyoruz. Zanaat ya da sanatı konuşmuyoruz henüz. Fakat bilmenizi isterim ki zamanla el melekesi gelişim gösterir ve kişi yeni yollarda kendini bulabilir.

MANDALA atölyelerinde neler yapıyorsunuz? Atölyenize katılanlar neleri deneyimliyorlar?

Mandala workshop’ larımızda; Mandala’ nın ne olduğunu felsefi olarak anlatırız. İç’ e giden bu kapıları açabilmeyi, sabrı ve dinginliği hissetmelerini sağlarız. Çizim teknikleri ile özgüvenle onlara alan açar ve kendi yolculuklarında yön bulabilmeleri için onlara ışık tutarız.

Başlangıç seviyesi çizim teknikleri sayesinde kişi kendisi ile ilerlemeye devam edebilir. Ayrıca daha iyi çizmek, aynı zamanda bu çizimlerini sadece gönül değil, kese bereketine de dönüştürmek isterler ise biz eğitmenler olarak toplam dört seans teklif eder ve onları daha iyi, daha teknik alana taşırız.

Atölye çalışmalarınız nasıl ilerliyor? Belli bir tecrübesi olanlar mı katılabiliyor yoksa ilk kez tanışmak isteyenler de aynı grupta yer alabiliyorlar mı?

Adı Mandala workshop olan bütün seanslarımız başlangıç seviyesine hizmet eder. Fakat katılan kişi daha önce de bu tür seanslara katılmış ise eli daha da gelişerek çizim yapabilir. Biz eğitmenler özellikle seans duyurularımızda seviyeden bahsederiz. Örneğin daha gelişmiş teknikler için dörtlük setlerin duyurusunu yaparız.

Kişiye veya mekâna özel mandalalar yapıyorsunuz ve enerji kodluyorsunuz sanırım. Biraz açıklar mısınız?

Aslında şöyle ki ben hayatımı MANDALA gibi yaşıyor ve bütün kalbimi, kesemi Mandala ile kaydediyorum. Türkiye çapında workshoplar düzenliyorum, Dünya çapında Eğitmenler geliştiriyorum. Ayrıca eser niteliğinde kişiye/mekâna özel üretiyorum (Tuval/Duvar/Tekstil/Koleksiyon v. Bunun gibi) ve sahipleri ile buluşturuyorum. Bunların yanı sıra Canlı Mandala performansları yapıyorum.

Şimdi bu ay yani Aralık itibariyle MANDALA eğitmenlik eğitimleriniz var online olarak. Ne zaman başlıyor ve ne kadar sürüyor?

Nasipse 2 saat sonra başlıyor;) 2021’in Aslıhan AKSUN ekolündeki ilk Mandala Eğitmenleri Ocak sonunda hazır olacaklar. 3 Aralık başlıyoruz ve haftada bir gün online ders alarak Ocak sonunda seans oluşturabilen yeni Mandala elçilerimiz olacaklar.

Online olarak ilk kez mi olacak?

Aslında hayır. 2014 yılından bu yana internet üzerinden farklı şehir ya da ülke ile çok kez çalışma yaptık. Fakat elbette pandemi nedeniyle online için artık full hazırız. Önceden can’ dan can’ a idi seanslarımız, şimdi bu duruma camdan cama da eklendi. Dünyamızın sevgi ile iyileşmesini ve yeniden kucaklaşmaları, kavuşmaları diliyorum.

Sanırım pandemiden dolayı bir süre bu şekilde mi gidecek atölyeler? Başka workshoplar da planlıyor musunuz?

Evet, pandemi nedeni ile bu şekilde ilerliyoruz. Farklı online workshoplar düzenlemeye devam edeceğiz.

Hayatınızın belgesel yapıldığı TV programında sizi tanıma şansına eriştim. Doğal yaşamın içinde hayvanlarla da içli dışlı olmuşsunuz. Köpekleriniz var ve tanıştığınız bir yaban domuzu ailesinden bahsettiğinizi hatırlıyorum. Hayvan sevginiz önceden de var mıydı yoksa böyle bir hayata geçince mi ortaya çıktı?

Çocukluğumdan bu yana hayvan sevgisi ile büyüdüm. Değerli ailem sayesinde papağan, sincap, kuşlar, balıklar eksik olmadı hayatımızdan. Sonrasında kedi ve köpekler. Hayatımın en önemli parçaları, çocuklarım. Paco ile 2008-2014 arası sahiplendiğimiz üç köpeğimiz oldu. Bir eksilsek de hala diğer o iki can’ la yaşıyorum. Eksildiğim can’ ım adı BOBO (7 yaşında idi). Diğer iki can’ ım ise Popy 8 ve Messi 6 yaşında. Bir petshopta satıştaydılar. Aynı mahallede olduğumuzdan ve sokak hayvanlarına mamayı o petshoptan aldığımız için dükkân sahibi ile tanışıyorduk. Bize satmak istediler fakat ben onların dövme sevdası olduğunu bildiğim için para ödemeyeceğimizi ve kendisine dövme yapabileceğimizi söyledim. Kabul etti ve üç can’ ı ödeme yapmaksızın o petshoptan çıkarmayı başarmıştık. Ayrıca sokak hayvanlarını ve doğayı çok seviyorum. Onlar içinde çeşitli projeler geliştiriyoruz.

Bu özel söyleşi için çok teşekkür ederken okuyucularımızla sizi baş başa bırakayım. En son neler paylaşmak istersiniz?

Hayat çok güzel. Bakış açımı değiştirdiğim an ilk söylediğim cümle bu olmuştu.

“Ne ararsan ve ne varsa içeride var” etkisi ile ve yine aynı kalp ferahlığıyla hadi sende çiz ve içini parlat.

Sağlıkla kalın.

Basılı arşivden
Bu röportaj ilk kez 4P1K Sayı 19 (Ocak 2021) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.