Av. Selin Kırhan

Nafaka?!!

Üzüm yemek mi̇, bağciyi dövmek mi̇?!!

Sevgili 4P1K Okurları; yepyeni 2019 yaz sayımızda, Sizlere son günlerin gündemden düşmeyen ve akıllarda karışıklığa sebep olan “NAFAKA” konusundan bahsetmek istiyorum.

Öncelikle belirtmek isterim ki; bizim hukuk sistemimizde Türk Medeni Kanunu’na göre, tedbir, iştirak ve yoksulluk olmak üzere 3 tür nafaka vardır.

Tedbir Nafakası: Boşanma davasında; süreç devam ederken eşlerden hangisinin kusurlu olduğuna ve kimin davayı açtığına bakılmaksızın, tarafların mali durumu göz önünde bulundurularak, bu süreç içerisinde tarafların ve varsa müşterek çocuklarının maddi anlamda mağduriyet yaşamalarını engellemek adına düzenlenen geçici nafaka türüdür. Yani, dava devam ederken eşlerden hangisinin mali durumu diğerine göre iyi ise o eşe ve varsa müşterek çocuğa hâkim takdirinde res’en veyahut da tarafların talebi halinde geçici nafaka bağlanır. Tedbir nafakası, müşterek çocuk ve eş için ayrı ayrı ödenir. Tedbir nafakası, davanın kesinleşmesine kadar devam eder.

PEKİİİ; TEDBİR NAFAKASI,

Sadece boşanma davasi süreci̇nde mi̇ talep edi̇lebi̇li̇r?!

Hukukumuzda, boşanma davasından farklı olarak “Ayrılık Davası” adı altında, birlikte yaşamaya ara verilmesi durumunda da tedbir nafakası geçici olarak, hâkim nezdinde talep edilebilir. Ayrılık mı? Boşanma mı? Ayrıca, bu konuyu, bir sonraki sayımızda sizler için detaylı bir şekilde anlatacağım.

İştirak Nafakası: Eşlerin boşanması veya ayrı yaşamalarına karar verilmesi sonucunda, müşterek çocuğun velayeti hangi tarafa verildiyse, velayet hakkını elinde bulunduran tarafa, diğer taraf çocuğun bakımı ve giderleri için nafaka ödeyecektir. Bu nafaka türü, halk dilinde çocuk nafakası olarak da bilinen iştirak nafakasıdır. Bu nafaka türünde, eşlerin kusur oranına bakılmaz, yalnızca sosyo-ekonomik durumuna bakılarak karar verilir. Boşanma kesinleştiği andan itibaren mahkeme kararı uyarınca, nafaka ödenmeye başlayacaktır.

İşti̇rak (çocuk) nafakasinin süresi̇ var midir?

Genel itibariyle, çocuk 18 yaşını doldurana kadar bu nafaka ödenir; ancak iştirak nafakası çocuğun bakım-eğitim giderlerini karşılamaya yöneliktir. Çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra eğitim-öğretim hayatına devam ediyorsa, bu durumda çocuğun bakım yükümlülüğü anne-baba sorumluluğunda olduğundan, o halde çocuğa ödenecek nafaka yardım nafakasıdır. Yardım nafakası talebinde ise müşterek çocuk bulunmalıdır.

Yoksulluk Nafakası: Boşanma sonucunda, yoksulluğa düşecek olan taraf talebi doğrultusunda, diğer taraftan yoksulluk nafakası alır.

YOKSULLUK NAFAKASI ALMAK İÇİN,

Ai̇le mahkemesi̇ni̇n aradiği şartlar nelerdi̇r?

Yoksulluk nafakası alacak olan taraf, boşanma sonrasında yoksulluğa düşmeli.

Yoksulluk nafakası alabilmek için, diğer taraftan daha az kusurlu olmalı veya hiç kusuru olmamalı.

Yoksulluğa düşmesini engelleyecek bir işte çalışmamalı.

Tekrar evlenmemeli.

Yukarıda bahsettiğim, “yoksulluğa düşmeyi engelleyecek bir işte çalışmamak” ibaresinden kasıt şudur: Taraf tabi ki de, boşanma sonrası bir işte çalışabilir. Burada vurgulamak istediğim, nafaka alan tarafın geliri ve hayat standartları yüksek ise yoksulluk nafakasından yararlanamaz.

Süreli̇ mi̇, sürekli̇ mi̇?

Kadin ve erkeği̇n kirmizi çi̇zgi̇si̇

Her ne kadar, yoksulluk nafakasını alacak kişide kadın-erkek ayrımı olmasa da, genel itibariyle uygulamada bu nafaka kadının lehine hükmedilir. Son dönemde, özellikle ünlü çiftlerin boşanmaları neticesinde astronomik miktarda nafaka ödemelerinin gündeme gelmesi söz konusu. Nafakanın süreli mi, sürekli mi? olması gerektiği hakkaniyet açısından biz hukukçuları meşgul ederken, tabi ki vatandaşların, STK’ların (sivil toplum kuruluşu) ve muhtelif platformların da tartışma konusu oldu.

Türk Medeni Kanunu’na göre, yoksulluk nafakası; 1988 yılı öncesi 1 yıl olarak uygulanırken, yapılan değişiklikle 1988’den bu yana eski eşe ödenen nafaka süresi ömür boyu olarak düzenlenmiştir. Ancak, şu an bekleyen ve yeni benimsenen düzenlemede nafakaya alt sınır-üst sınır getirilmesi planlanmaktadır.

Ne kadar evli̇li̇k, o kadar nafaka…

Çalıştay’ın benimsediği düzenleme der ki; “taraf, 2 yıl ve daha az süre evli kaldığı eşe en az 2 yıl nafaka ödeyecek. Daha uzun süreli evliliklerde nafaka süresi, evli kalınan yıl kadar olacak. Süresiz nafaka ise çalışamayacak durumdaki eşe verilecek. Üstelik bu bakış açısı, İstinaf kararlarında uygulanmaya başlandı bile…

Bakıldığında; 20 yıl evli kalan bir çift ile 1 ay evli kalan bir çiftin boşanmaları sonucunda her iki tarafın da süresiz nafakaya tabi olması bir nevi hakkaniyete aykırılık teşkil etmektedir. Tabi ki de; sosyo-ekonomik durumlar, kusur vs. değerlendirilmeli; ancak, süresiz nafaka toplumda nafaka alan tarafı tembelliğe de itebilir. Normal şartlarda, yurt dışı da dâhil olmak üzere, nafaka için verilecek süre, nafaka talebinde olan tarafın hayatını kurması için yeterli bir süre olmalıdır. Nafaka talep eden eş, bu süre zarfında çalışmaya sevk edilmelidir.

Kurunun yaninda, yaş da mi yaniyor?!

İki kadın düşünün:

Evliliği boyunca, kocası kadının çalışmasına izin vermiyor, yeri geliyor kadın kariyerinden vazgeçip kendini yıllarca eşine ve çocuklarına adıyor ve bir zaman geliyor ki, o koca evliliği bitirmek isteyip karısını ortada bırakıyor.

Öte Yandan; karı-koca kısa süre evli kalıp ayrılıyor, müşterek çocukları da yok. Kadın nafakası kesilmesin diye kayıt dışı bir işte çalışıyor, üstelik sevgilisi var ve yine nafakası kesilmesin diye evlenmiyor.

Peki, şimdi, ilk örnekteki kadın nafakayı sonuna kadar hak ederken, ikinci örnekteki kadın nafakayı adeta bir gelir kaynağı olarak kullanmış olmuyor mu? Hal böyle olunca, nafakanın süresiz olması suistimale açık hale getirilebiliyor.

Bunun yanı sıra nafaka konusunda dile getirilmeyen bir diğer mağdur da boşanan erkeğin sonrasında evlendiği kadın olabiliyor.

Sonuç itibariyle; yoksulluk nafakası, boşanan kadın ve erkeğin aralarındaki maddi-manevi bağı koparmadığından tarafların “hem kadının hem erkeğin” yeni bir hayat kurma imkânını da sekteye uğratmakla birlikte; bu durum, erkeğin yeniden evlendiği karısına da sirayet edebiliyor.

Yoksulluk nafakasının, ömür boyu olması adalet ile bağdaşmayacak sonuçlar doğurabiliyorken; umuyorum ki, mağduriyetlerin giderilmesi için düzenlenen süreli nafaka; yine, yeni bir boşluğa mahal vermesin ve ortaya yeni mağduriyetler yaratmasın...

“Doğru kaynaktan alınan her bilgi, en büyük güç”
Gücünüzün, yolunuzda ışık olması dileklerimle,
Yeni sayımızda görüşmek üzere,

Sevgiler…

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 9 (Temmuz 2019) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
SK
Yazar

Av. Selin Kırhan

4P1K’de 2 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları