Vet. Hek. Nilay Tezsay

Merhaba Türkiye’min güzel insanları

Gördüğümüz insani yanlışları düzeltmemiz için sadece okumamız, konuşmamız yetmiyor. Aksiyona geçmemiz gerekiyor. Cazda doğaçlamalar için bir Caz öğretisi vardır, Sibel Köse, rahmetli Janusz Szprot ve dostlarından öğrendiğimiz: “söyleyecek bir sözün varsa konuşmalısın.” Ben de uzun süredir susup, biraz biriktirdim sanıyorum. Naçizane söylenen sözleri, önerileri, olanları toparlayıp sizlere yazarak aktarmak istiyorum. Amacım, öğrendiğimiz üzere: hem ayna tutmak, hem ışık tutmak, hem aksiyonda kalmak.

Sözlerimize daha çocuk olarak gördüğümüz, asperger sendromlu Greta Thunberg’in 12 Aralık 2018 youtube’da yayınlanan TEDxStockholm konuşmasından bir bölüm ile başlayalım. “Daha 8 yaşındayken, iklim değişimini ilk kez duymuştum. Bunun çok değişik bir şey olduğunu düşünmüştüm. Eğer petrol kullanmak bu kadar kötüyse, eğer bu petrol varlığımızı tehdit ediyorsa, daha öncesi gibi nasıl devam edebiliriz? O zaman neden emisyonlarımızı azaltmıyoruz? Bunlara rağmen neden artıyor? Hiç kimse bir kriz ortamındaymışız gibi davranmıyor. İklim bilim adamları ve yeşilci politikacıları bile uçak kullanmaya devam ediyorlar, et ve süt ürünleri kullanmaya devam ediyorlar. Eğer 100 yaşıma kadar yaşayacak isem, 2103 yılında yaşıyor olacağım. Eğer bugün geleceği düşünürsek, 2050’den sonrasını düşünemiyorsunuz. O zaman, en iyi durumda bile, daha hayatımın yarısını yaşamış olmayacağım. 2078 yılında 75.doğumgünümü kutlayacağım. Eğer çocuklarım ve torunlarım olursa, belki onlarla o günü birlikte geçirebilirim. Belki bana sorarlar “halen bir şeyler yapılabilecekken, neden hiçbir şey yapmadın? Bugün ne yaptığımız veya ne yapmadığımız benim, çocuklarımın ve torunlarımın tüm hayatımın gerisini etkileyecek. Bugün yaptığımız ve yapmadığımız şeyler için ben ve benim jenerasyonlarım gelecekte düzeltme yapamayacaklar. Bu sebeple bu yıl Ağustos’ta okul başladığında, buna artık “yeter” demek istedim. İsveç parlamentosunun önünde dışarda yere oturdum, iklim için okul kırdım. Bazı kişiler o anda okulda olmam gerektiğini söylediler. Neden olmayacak bir gelecek için okulda okumalıyım ki aynı anda hiç kimse geleceği kurtarmak için hiçbir şey yapmıyorken. Okul sistemindeki öğretim sebebi nedir, politikacılar ve halk eğer bilim tarafından aktarılan bu bilgileri önemsemiyorken. Evet, hepimizin umuda ihtiyacı var. Tabi ki ihtiyacımız var. Umuttan daha çok ihtiyaç duyduğumuz şey ise aksiyon (hareket). 30 yıldır motivasyon konuşması yapıyoruz ve pozitif fikirler satıyoruz. O zaman umut aramak yerine, harekete geçmeye bakın. Eğer bir kere harekete geçersek, umut her yerde.”

Greta’nın sesi, önce kendi ülkesinde duyuldu, sonra komşu ülkelerden destek veren gençler yürüyüşe başladı. Bugün sosyal medya üzerinden bilgisayar ve android telefon kullanan herkes görebiliyor ve Greta’nın yeni mesajı aksiyona geçmemiz üzerinedir. Doğru diyor diyerek eski hayatımıza devam etmeyelim, bugün, şimdi, daha geç olmadan attığımız her adımı kendimiz ve torunumuz için anlayarak… Ben çöpleri, atıkları ayrıştırıyorum, aldığım plastiklere bakıp düşünüyorum, satın alırken ve atarken bir daha düşünüyorum. Bunu siz de yapabilirsiniz, lütfen olacakları küçümsemeyin, rica ediyoruz.

Yaklaşan 4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü (World Animal Day) ödevimiz nedir?

İnternetten Dünya Hayvan Hakları Günü tarihçesini bulabilirsiniz. Peki biz bu değerli günde ne yapabiliriz: Aktivistler olarak hayvanların neye ihtiyacı olduğunu uzun süredir öğrenmiş, empati sayesinde daha net söyleyebilenlerdeniz. Veteriner hekim, duyarlı kişi, yerel hayvan koruma görevlisi veya uzun yıllardır durumu kavramış dernek üyesi olarak hayvan haklarını koruyanlardan isek, en yakın anaokulu, ilkokul, ortaokullarda merhameti, empatiyi, nazik, saygılı olmayı anlatmalıyız. Belki anlatımlarda aynı kelimeleri seçmeyeceğiz ama eminiz ki bu kutlanan günle ilgili çocuklarda iz bırakacağız ve hayvanlara daha güzel davranacakları bir geleceği oluşturacağız.

Mantığımız şu: Nazik bir kişi, herkese; insanlara ve etrafında gördüğü tüm canlılara nazik davranır*. Canlıya, onun yaşadığı alana saygılıdır**.

Abdu’l Baha der ki “Çocuklarınıza en erkenden başlayarak hayvanlara karşı son derece hassas ve sevgi dolu olmayı öğretin. Eğer bir hayvan hastaysa, çocuğun onu iyileştirmesine izin verin. Eğer hayvan açsa, beslemesine izin verin. Eğer hayvan susadıysa, susuzluğunu gidermesine izin verin. Eğer bu hayvan yorgunsa, dinlenirken izlemesine izin verin.” Buradaki incelikler çocukları ve aileleri güzel adımlar atmak için cesaretlendiriyor ve hayvanlara, onların alanlarına saygı duymayı öğretiyor. Çocukların ve büyüklerin hayvanların ortamında daha nazik olmasını sağlıyor.

Mesajlarımız:

1.Kuyruk çekmek yok: Kuyruk hayvanların duygularını anlatır. Bir kediyi severken nazik olmalıyız, kedi izin verirse onu nazikçe okşamalıyız.

2.Vurmak yok: Kediye dokunmak istiyorsak, bize izin veriyorsa, miyavlayarak yanımıza geliyor ise, onu nazikçe okşamalıyız.

3.Onlara bir şey atmak yok: Korkabilirler veya onlar da incinebilirler.

Öneriler:

Hayvanların rahatsız olduklarında beden dillerini anlatabilirsiniz. Kedi ve köpeklerin sesleri, kulak ve kuyruk hareketleri neler anlatır, onları anlatabilirsiniz.

Yaban hayvanlarının uzaktan izlenmesi ve onlara dokunulmaması gerekir, bunu da anlatmalıdır. Sadece evcil hayvanlara, izin verirlerse dokunabiliriz.

Çocuklardan etraflarındaki gördükleri hayvanları resimlerle ve yazılarla anlatmalarını isteyebilirsiniz. Bu onların öğrendiklerini özümsemelerini sağlayacaktır.

(Bu bilgiler ve alıntılar için Four Paws İnternational Vakfından Dr.Amir Khalil* ve Annie Reneau**’ya teşekkür ederiz. Annie Reneau’ya ait “How to teach our kids tor be kind to animals” yazısının tamamını internetten okumanızı öneririm.)

Yurttan Kısa Tespitler Mayıs-Eylül 2019

1. ”Yanan ormanlarda can kaybı yok” denilmişti.

Yaban hayvanlarının, ağaçların ve böceklerin yaşamı umarız yeni nesillerce değer bulacaktır ve birer canlı oldukları kavranacaktır.

2.Halk tarafından gayet iyi niyetle, yanan ağaçların yerine gelişi güzel, akıllara gelen ilk ağacı dikilmesidüşünüldü. Ancak, her ormana özgü bir rehabilitasyon düşünülmelidir, her ağaç türü olmaz. Gerçekten basit gibi görünen ağaç dikimi, uzman görüşüyle yapılmalı, o ormana ne dikilmesi uygun ise ondan dikilmeli. TEMA Vakfı bu bilinçle organize edebilir, onların önerileri dikkate alınmalıdır.

3.Plastik torbalar parayla satılıyor, kullanımı biraz daha azaldı ama hayvanlarölüyor. Türkiye’de kaç kişi bu bilinçte? DEKAMER gibi deniz canlıları için gönüllü çalışan bu kurumun tespiti çok acı: Kaplumbağaların yüzen poşetleri yüzen denizanalarına benzetmeleri sonucu onları yemeleri, sindirim kanalları tıkanmaları sonucunda ölmelerine neden oluyor. Özellikle belirli bir yaşa gelmiş, sürekli yumurtlayan kaplumbağalar için düşünüldüğünde, bu büyük bir kayıp. Plastik çağımızın en büyük zehiri. Ölen deniz kuşlarının, örneğin martıların mideleri açıldığında aynı şekilde pet şişe kapakları bulunabiliyor. Bir de sormak isterim: Neden yurtdışından çöp alıyoruz, o plastikler bizde ne olacak?

4.DKMP- “Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü kapatılıyor” diye duyuruldu. İhtiyaç duyulan bu birimi geliştirmek, büyütmek gerekirken, bunun yerine kapatmak, başka birimin alt birimi haline dönüştürmek de gerçekten yaban hayat adına gerilediğimizin göstergesi oldu. İçindeki memuru başka işlere gönderebilirsiniz, ancak ormandaki, şehirdeki hasta, yaralı hayvan gerçekten bir eşya değil. Hepsi önemli bir veri, büyük değer. Bunu göremeyen, önemsemeyen kişilerin nasıl bir hata içinde olduklarını anlatamıyoruz.

5.Fayton ile ilgili adada gizli yapılan çalıştay son derecemantıksızdı. Adada zaten “Ruam karantinası” olması gerekiyor. Olayın arka yüzünde çok büyük paralar, büyük bir ticaret olmalı. Kimse faytonları kaldıramadı.

6.Bu yıl firma, kurum, kongre ve akademiler yaban hayvanlarını önemsedi. Uluslararası VETEXPO Veteriner Bilimleri Kongresi, Purina Genç Akademi egzotik hayvanlar kadar yaban hayvanlarını önemsediğini göstererek, programlarına bu hayvanların bakım ve tedavi sunumlarını dahil etti, bu şekilde katılımcıların ön bilgisi olabilecek.

7. Ak karınlı ebabil yavruları, çatı tamiri sebebiyle yuvasızkaldı. Samsun’da bir banka şubesinin zamansız çatı tamiri sebebiyle (beklenmemiş, yanlış yönlendirilme yapılmış) 120’ye yakın ak karınlı ebabil yavrusu yuvalarından alınarak Samsun Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti içindeki Yaban Hayvanları İlk Yardım Ünitesi’ne götürülmüştür. Oradaki çalışanlar bu kadar yavruya aynı anda ne kadar büyük zorluklarla bakıyorlar, bilmiyorsunuz. Bu banka şubesinin de mama ve besleme yardımı yapması beklenir, umarız destek verirler. Aynı şekilde Temmuz 2019’da İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi çatısındaki 25 yavru ebabil de alınarak Veteriner Fakültesindeki Vaşak Kulübü’ne götürülmüştür. Yine yaz döneminde bu kadar yavru ebabilin olduğu bir ortamda gönüllü desteği çağrıları cevapsız kalmıştır.

8. Yaban hayvanları ve egzotikler konusunda bilgilerini geliştirmek için staja gittiler. Ayşenur Okur, Münih’te “Aufgangstation für Reptilian” isimli Sürüngen barınağında staja gitti. Alperen Güven, Dekamer’de kısa bir staj yaptı ve Prof.Dr. Yakup Kaska ile tanıştı. Gerçekleştirdikleri için, cesaretleri için, emekleri için teşekkür ediyorum kendilerine.

9. Basın mensupları yine “Veteriner Hekim” ve “Veteriner Fakültesi” diyemedi. İlla veteriner der herkes, illa “veterinerlik” fakültesi tanımlaması uydurulur. Almanya’da tam teşekküllü 5 tane veteriner fakültesi varken biz ülkemizde yetersizlik içinde bile olsa 32.veteriner fakültesinin açıldığını da gördük. Değersizleşen mesleğimizin mensupları neredeyse tıp doktorlarından daha ağır şartlarda çalışmalarına rağmen yıpranma payı alamamaktadırlar ve sesleri asla üst makamlarca duyulmamaktadır. Bu durum sağlık ve hayvancılık konularında çok vahim hale gelmemize neden olmaktadır.

10.Hamsterlarda bölgesel tüy seyrelmeleri varsa dikkat. Bunun sebeplerinden biri derideki akarlar olabilir. Evde küçük çocuğunuz varsa eğer onunda aynı zamanda derisi kabarıyor, kaşınıyor ise, bu akarların çocuğa geçmiş olma ihtimalini hatırlatmak isteriz. Tıp doktorlarının aklına pek gelmiyor. Aklınızda olsun.

11.Batı Nil Virüsü bu yaz İstanbul’u ziyaretetti. Barınakta toplu kuş ölümleri dikkat çekince, laboratuvar sonuçları virüsü tespit etti. Sivrisinekler konusunda bu yaz şanslıydık gibi düşünmeyin, lütfen önleminizi alın. Bebekler daha savunmasız unutmayın.

Saygılarımla

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 10 (Ekim 2019) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
Vet. Hek. Nilay Tezsay
Yazar

Vet. Hek. Nilay Tezsay

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezunu (2000-2009), serbest veteriner hekimdir. 4P1K’de 10 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları