Vet. Hek. Nilay Tezsay

Yeniden Merhaba

Merhaba Canlar,

Sizlere yazmayalı çok uzun zaman oldu, kendi dünyamda fazlasıyla yoğun bir döneme girmiş oldum. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Yabani Hayvan Hastalıkları ve Ekoloji Anabilim Dalı’nda 2023 Bahar Dönemi’nde doktoraya başladım. Avcılar Yerleşkesinde herkesin kısa adıyla VAŞAK olarak bilinen Vahşi Yaşamı Araştırma ve Koruma Kulübü’nün devam etmesiyle, yine maddi, manevi emektar ve kıymetli Prof. Dr. Serhat Özsoy Hocamızın danışmanlığında yabani hayvan tedavileri devam ediyor. Çokça doktora öğrencisi olmamıza rağmen bitmeyen bir iş yükü ile karşı karşıyayız.

Bu bahar döneminde de insanların ağaçları kesip bolca bina diktikleri sokaklarda bolca martı, karga yavrusu bulunuyor, telefonlarımız susmuyor. Anne-baba ilgisinden kopmuş yavruların fakülteye ulaşması bile 2 günü alabiliyordur, gelirken ölenler vardır, anne-baba özlemi ile ölen yavrular vardır ama kimse bilmiyordur mesela. (Youtubeda “Nilay Tezsay karga” “Nilay Tezsay martı” yazınca videolar çıkıyor.) Hayvanların duyguları konusunda çok bilgili bir toplum olmadığımız kesin. Okumayı da sevmiyor yeni nesil. Anlatmayı deniyorum, anlatsan da dinlemiyorlar, ellerinde cep telefonları ve akıllarında sosyal medya, tatil, oyun ve tuhaf popüler yiyecek, içecek, giyecekler. Herkes işine geleni yapıyor, günün sonunda martı, karga yavrusunu bir kişiye, kuruma atabilmiş kişiler genelde pek ilgilenmiyor, sırtını dönüp gidiyorlar. Martının, karganın tedavisini, mamasını kim ödeyecek? Cebimizden o kadar çok harcıyoruz ki. Yine bakıyorum acayip mutsuz insanlar var karşımızda, hakaret de edildi, öylece bakakaldığım insan tipleri de oldu. Güvercin kafesinde, geçen hafta ücretsiz olarak teslim ettiği x bir güvercini 30dk. arayıp köşede ölen güvercinin hesabı da soruldu 400 hayvanın olduğu yerde. Bir daha vatandaşlara iyi niyetli olduklarını düşünüp tolerans gösteremeyeceğiz, çoğu kötü niyetli çıkıyor, her şeye laf ediyor, sinirlerimizi bozabiliyorlar. Hasta kayıda tedavi, ameliyat yapılacak hayvanların ödemeleri yapıldığında hayvan ayrı isimli kutuda belirli sürede yatar hastada bakılmakta ve getiren kişiye bilgi verilebilmektedir, ama kuşla birlikte 1kg güvercin, 1kg kedi maması getiren kişilerin 10 gün sonra birbirine benzeyen güvercinlerin arasında güvercinini sorması cevap beklemesi mantıklı değildir, kursak dikişi yapılır, 1 hafta antibiyotiğini alır sonra uçma kafesine geçirilir. 60 benzer kuşun içinde onu bulamazsınız. Güvercin güvercine benzer. Martı, karga yavrularının hepsi kopya gibi benzerler. Biz orada doktora öğrencisiyiz, maaşla çalışmıyoruz, tek bir görevimiz yok, ahtapot gibi çalışıyoruz. Bir de “öğrencisiniz, yapacaksınız tabi ki!” diyen kadını unutamıyorum, 43 yaşındayım, en mütevazı halimde yardımcı olmaya çalışıyorum, ama bazı kişiler gerçekten saygısız, nezaketsiz ve aşağılayıcı bir tutumla yaşıyor, sinirlerimizi zorlayan yerde güvenliği çağırmamız da gerekiyor. Hatta bile isteye hayvan öldürdüğümüzü iddia edenler de çıkabiliyor, fedakarlığımızı kaç dakika daha anlatsam kar etmiyor, meslekten soğuyoruz, anlatabildim mi? Hasta sahibi hassas olabilir ama biz de bu muameleyi hak etmiyoruz, ben devlet hastanesindeki doktorumu özel telefonundan arayıp, mesaj atıp, hakaretler savurmuyorum. Bu ülkede hayvan değersiz, veteriner hekim de değersiz görülüyor. Bu inanılmaz bir durum!

Kendi adımıza şunu söylemek istiyorum. Daha kaç yıl bu işi böyle yapabiliriz ki? Gönüllü olarak bir yerdesiniz, yetemiyorsunuz, cebinizi boşaltıyorsunuz, yine bir kişi gelip devlete soracağı soruyu bize soruyor. Devletin almadığı, sağlamadığı imkana karşın ben kaç tane mama, su kabı ve daha neler neler satın aldım, hem de başka bir işte çalışarak kazandığım parayla. Duyarlılık sanırım sadece bende yoktur, duyarlı kişilerin de bir şeyler yapabilmesi, gazete toplaması getirmesi bile çok sevindirici oluyor. Kullanmadıkları tencere de işe yarar, bir hayvana devrilmez su kabı olur. Yaban hayvanları en umursanmayan hayvanlar maalesef. Eskisinden daha çok öfkeliyim anlayışsız insanlara, çünkü anlatsam da halen anlama kıtlığı olanlar var, zamanımızı çalmasınlar bari. Anabilim dalımız, hayvanat bahçesi değil. Etrafta yılan da geziyor, ayağınıza taş da çarpar, düşüp eliniz yarılsa sizin sorumluluğunuz oradaki hocanın olur, o yüzden alanda rahatça gezdiremiyoruz. Dilerim en yakın zamanda koşullar iyileşir, kurumsal destekler yağar, gelir. Doktoramı yaptıktan sonrası için de kendi geleceğimi netleştirmek zorundayım, kadro da öyle kolay gelmiyor, kendi başımıza başka çözüm bulacağız demektir.

Veteri̇ner heki̇mler adalet mi̇ti̇ngi̇ndeydi̇k

Bu dönem sokak hayvanları çok konuşuldu ve gündem artık köpeklerin keyfi itlafına gelince biz de Serbest Veteriner Hekimler Derneği olarak 2 Haziran Adalet Mitingine katıldık.Serbest Veteriner Hekimler Derneği Başkanı Bilsay Kömürcü Kanat’ın iletmek istediklerini aktarıyorum:

2 Haziran günü tüm hak savunucuları gibi bizde tüm veteriner hekimleri temsilen Yenikapı Miting alanına gittik. İşi yaşatmak olan bizlere birileri öldür diyemesin diye, yaşatmak için mücadele etmek için oradaydık.

Olmalıydık çünkü; Bilimi, aklı, vicdanı ve hukuku yok sayan bu uygulamaya karşı durmak her vicdanlı yurttaşın hele ki her veteriner hekimin göreviydi.

Peki nasıl geldik bu noktaya?

Nasıl oldu da birileri o sokakların, mahallelerin sakinleri olan o hayvanları “başıboş, tehlikeli” gibi sıfatlar ile yaftaladı? Nasıl oldu da yaşatmayı hedefleyen bir kanun bu kadar yok sayılır oldu?

Halbuki 2004 yılında çıkartılan Hayvanları Koruma Kanunu dünyada emsalsiz, medeni olduğu düşünülen ülkelere göre bile daha ileri bir kanundu. Öldürmeyi değil Yaşatmayı hedef alan ilerici bir kanundan nasıl oldu da buralara geldik? Neden uygulanmadığı, neden denetlenmediği konusunda 20 yıldır tartışıyoruz. Gelinen noktada ise “Uygulanmadı ki sonuç itilaf olsun.” diyoruz.

Biz veteriner hekimler bilimsel veriler ışığında, etik kurallar çerçevesinde çözüm olarak sunulan hayvanların öldürülmesini kabul etmiyoruz. Popülasyon kontrolü bilimsel bir yöntemdir ve konu üzerine birçok uluslararası çalışma yapılmıştır. Hiçbiri birincil ve ana yöntem olarak ötenaziyi kabul etmemektedir. Kısa vadede çözüm gibi görünen bu vahşi yöntemin uzun vadede hiç işe yaramadığını veriler ile kanıtlamıştır.

Konu hakkında en yakın emsal olan Romanya’ya bakabiliriz. Romanya 22 yıl önce sokak hayvanları popülasyonunu kontrol altına almak için ötenaziyi yasallaştırıldı. Ancak geldikleri noktada sokak hayvanları sayısını azaltamadıklarını gördüler. Ötenazinin ahlaki, hukuki olumsuz etkileri yanında bilimsel olarak da çözüm olmadığı çok açık.

Ayrıca öldürmenin kısırlaştırmadan daha ekonomik olduğu argümanını savunanlar var. Ölüm ve ekonomiyi, ölüm ve maliyeti yan yana getirmenin utancı bir kenarda dursun bu asla doğru değil. Ötenazi için kullanılan ilaçların pahalılığı ve bu işlem için görev alacak personel ve araç giderlerinin maliyeti düşünüldüğünde hiçte ucuz olmayan bir bedel ödeneceği açık.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 27 Mayıs 2024’de yaptığı kamuoyuna yaptığı açıklamaya göre;

1. 4 milyon sokak köpeği olduğu,

2. Bir senede köpeklerin %70’nin kısırlaştırılması ile popülasyon kontrolü sağlayacağı,

3. Ancak 5 senede 360 bin, 1 yılda en fazla 350 bin kısırlaştırılma yapıldığına yer vermiştir.

Bunların bizim değil Bakanlığın söylemleri olduğunu bir kere daha hatırlatıp çözüm önerilerimize gelmek istiyorum.

1. Hayvanları Koruma Kanununu tam anlamı ile uygulanmalı, yerel yönetimler üstüne düşen görevi yapmalı, Kısırlaştır-Aşıla-aldığın ortama Bırak yöntemi uygulanmalıdır.

2. Cezai yaptırımlar artırılıp hayvanların sokağa terk edilmesi durdurmalıdır.

4. Kısırlaştırmayı etkin bir şekilde yapmalı, kısırlaştırma oranını %70’e kadar çıkartılmalıdır. Bir yıl içinde Tarım ve Orman Bakanlığı merkezden taşraya tüm organizasyonu sağlamalı, yerel yönetimler, il özel idareleri ve Türkiye’de 8.000’ni aşkın veteriner klinikleri ile bu işi yapmalıdır.

5. Sokak hayvanların sahiplenilmesini kolaylaştırıp, özendirmeli, sahiplenmek isteyenlere ve hali hazırda hayvan sahibi olanlara düzenli eğitimler verilmelidir. Sokak hayvanlarının sahiplenilmesi önündeki bürokratik engeller kaldırılmalıdır.

6. Yerel yönetimler, hayvan koruma gönüllüleri ve hayvan severlerle ortaklaşarak sokak hayvanlarının yıllık aşılanmalarını, sağlık problemlerinin takibi sağlanmalıdır.

7. Son olarak rehabilitasyon merkezleri kanunda öngörüldüğü gibi kısırlaştırma, tedavi, kayıt ve rehabilitasyon alanları olarak kullanılmalı, hayvanların aylarca tutulduğu tecrit alanlarına dönüştürülmemelidir.

Aktif, samimi, uzun vadede kalıcı, işe yaradığı kanıtlanmış bilimsel yöntemler ile her şey çözülür. Sokak hayvanları sorun değildir, kanun ve bilimi yok sayan hukuksuz, dogma ve bencil anlayış sorundur. İçinde bulunduğumuz evrende tüm canlılar ve doğa ile birlikte yaşayabilme kültürünü geliştirmek hepimizin görevidir.

Serbest Veteriner Hekimler Derneği Başkanı

Bilsay Kömürcü Kanat

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 50 (Temmuz 2024) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
Vet. Hek. Nilay Tezsay
Yazar

Vet. Hek. Nilay Tezsay

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezunu (2000-2009), serbest veteriner hekimdir. 4P1K’de 10 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları

4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.