Levent Dövüşkaya

Aşı Üstüne

Bir virüsün kendiliğinden mutasyon [genetik kodlamada hatalar] geçirerek, uygun çevre koşullarında seçilip çoğalacağını kabul etmeyen dogmatikler ve anadan doğma kuşkucu olan paranoid kişilik örüntüleri; bilime daima kuşkuyla yaklaşırlar. Üstüne üstelik bilimin küçük bir bölümünün sermaye ile bağlantılarının deşifre edilmesini de, haklılıklarına dair iyi bir koz olarak kullanırlar.

Bilimi bilim yapan şey, bilimsel yöntemdir: Doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik. Tam da ne doğrulanabilir ne de yanlışlanabilir olan sözleri sarf edenlerden [sözde bilimciler, falcılar, dogmatikler] kuşkulanmayanlar, bilimsel belirsizliği olanca öfkesiyle eleştiriyorlar. Buraya eklemem gerekir ki; Bilim daima oranlarla veya yüzdelerle konuşur, sözleri belirsizdir ama özgürdür, sürekli olarak teorileri yanlışlanarak değişir, doğrulanarak da sadece kısmi bir zaman dilimi için stabilize edilir. Öte yandan insanın güven duygusu için bir şeylere inanması gerektiği muhakkaktır çünkü insan sadece akıldan ibaret bir varlık olsaydı, aklını kaybederdi. Günümüz hiperakıllı öznelerin mutsuzluğa ve anlamsızlık bataklığına düşmeleri de bu yüzden kaçınılmazdır.

Tüm dünyanın aşılanması için gereken bütçe, bir Avrupa ülkesinin bir sene içinde esnafına dağıttığı bütçeye eşittir. Dalaverenin ayyuka çıktığı bir dönemdeyiz ancak emin olun ki at hırsızı olma olasılığı en düşük kitle, bilim insanları ve sağlık çalışanlarıdır [politik esaret altındakiler bile]. Sanayiye gidiyoruz tokatlanıyoruz, her yer çakma ve kalitesiz ürünlerle dolu, torpilsiz temizlikçi bile olunamıyor.

Hem paramızın azlığından, hem öngörüsüzlükten, hem de mRNA aşılarını muhafaza etme donanımına sahip olmadığımızdan, Çin firmasının aşısına talip olmuşuz gibi görünüyor. Yine de memlekette yaşayan orta yaşlı birisi olarak, trafikte ve depremde ölme olasılığımın, virüsten ölme olasılığımdan daha düşük olduğunu öte yandan virüsten ölme olasılığımın da aşıdan ölme olasılığımdan daha düşük olduğunu düşünüyorum.

Umarım bu virüs, bizi de kendisine benzetmeye başlamaz. Birden Matrix filmindeki replik “sizler virüs gibisiniz. Gittiğiniz yerin kaynaklarını tüketip başka bir yeri sömürmeye gidiyorsunuz.” aklıma geldi nedense.

İnine [ev] hapsedilmiş insanın, dışarı çıktığında galip bir virüs edasıyla, kapitalist formatına döneceğinde hiç kuşku duymuyorum. Sadece bu konuda insanlığa inancım tam.

Sağlıcakla kalınız.

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 19 (Ocak 2021) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
LD
Yazar

Levent Dövüşkaya

4P1K’de 10 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları