Gamze Lim

Yüksek Sadakat rock grubunun kurucusu Kutlu Özmakinacı

Yüksek Sadakat rock grubunun kurucusu Kutlu Özmakinacı, Gamze'yle HAYATTAN NOTALAR' da yeni sayımızın konuğu. Hemen söyleşimize geçelim.

Grubun temelini kuran, şarkı yazarı ve bas gitarist olarak sizi görüyoruz. İlk olarak 1997 yılındaFilintaadıyla çıkmış sonrasında 2004 te Yüksek Sadakat olarak değişmiş. Aşk ve tasavvufi durumları rock çatısı altında işleyen Yüksek Sadakat nasıl oluştu ve kuruldu?

Üniversite yıllarında müziğe başladıktan sonra şarkı yazarlığı üzerine yoğunlaştım. Zamanla yazdığım şarkıları bir grup çatısı altında seslendirme arzusu öne çıktı. ‘97 yılında ilerde Yüksek Sadakat’ e dönüşecek grubun temellerini attım. Çok sayıda müzisyen bu oluşumun içinde yer aldı ve 2004’te kendi adımızı taşıyan ilk albümü çıkaracak kadro oluştu.

Grubun şarkı yazarı ve bas gitaristisiniz. Tasavvufi sözlerle aşk, özlem ruhani temalar dikkat çekiyor. Şarkı yazarken nelerden etkilenirsiniz?

Bir şarkı yazarının etkilenim mekanizmasının nasıl çalıştığını tam olarak bildiğimi söyleyemem. Yaşadıklarınız ve öğrendiklerinizin bilinçaltına indikten sonra kendiliğinden şarkılara yansıdığını düşünüyorum. Spiritüel temalar da bunların sadece bir parçası. Müziğiniz, öğrendikleriniz ve yaşam tecrübenizle sınırlı olsaydı, oldukça dar bir perspektifte eser verebilirdiniz. Bu yüzden şarkı yazarlığında hayal gücü ve empati yeteceğinizin de bunlar kadar önemli yer tuttuğunu düşünüyorum.

Başka nasıl bir işbölümü veya grupsinerjisivar grup üyeleri içinde?

Müziği ortaya çıkarma evresinde, yazdığım şarkıları gruba akustik gitarla, en ham haliyle çalarım. Şarkının nasıl bir şekil ve tarza oturacağı üzerinde önce konuşarak ortak bir fikre varmaya çalışırız. Bu bizim o şarkı için çerçevemizi belirler. Devamında stüdyoda arzu ettiğimiz düzenlemeye ulaşıncaya kadar çalışır ve şarkıyı ortaya çıkarırız. Müziğin sahnede icrası evresinde, hepimizin tanımlanmış görevleri vardır. O görevleri mümkün olduğunca kusursuz yerine getirmeye çalışırız.

2005 yılında çıkan Yüksek Sadakat adlı kendi grup adını taşıyan ilk albüm inanılmaz çok sevildi, tanındı. Bu kadar yoğun hayran kitlesini yakalamak beklediğiniz bir durum muydu?

Doğal olarak ‘başarısız olacağız ya da olalım’ diye yola çıkılmaz. Yine de zaman içinde Türk müzik sahnesini yakından tanıdıkça, ilk albümle ulaştığımız noktanın kolay gelinen bir nokta olmadığını idrak ettik. Bizim için normaldi çünkü müziğimizi kendi standartlarımızla yüksek bir kalitede yapmaya çalışmıştık ama kafasına göre müzik yapan insanlar için çok sıra dışı bir durum olduğunu zaman içinde anladık.

İlk albümden birkaç sene sonra ayrıldığı zamana kadar ilk solistiniz Cemil Demirkıran'dı. Sonrasında bu güne kadar Kenan Vural ve Selçuk SamiCingisolist oldular. Grup içinde başka değişimler de olmuş zaman içinde. Diğer üyeleri tanıyabilir miyiz lütfen?

Saydıklarınız dışında davulda Deniz Alemdar - Alpay Şalt - Deniz Alemdar biçiminde bir değişiklik daha oldu. Şu anda da solistimiz yine Kenan Vural. Basgitarda ben, tuşlu çalgılarda Uğur Onatkut ve gitarda Serkan Özgen grubun ilk albümünden beri değişmeyen elemanlar.

Sizlerin farklı meslekleri var mı ve bu zorlu dönem sizleri nasıl etkiliyor?

Ben hukuk fakültesi mezunu bir gazeteciyim. 20 yıl basında editörlük, yazı işleri müdürlüğü ve yayın yönetmenliği yaptıktan sonra, 2010 yılından itibaren sadece Yüksek Sadakat’ le ilgileniyorum. Serkan müzik öğretmeni ve özel bir okulda çalışıyor. Uğur tonmaister, kendi stüdyosunda kayıt, miks ve mastering işleri yapıyor. Deniz ve Kenan da Yüksek Sadakat dışında herhangi bir işle ilgilenmiyorlar. Dolayısıyla hepimiz kazancımızı müzik üzerinden sağlıyoruz. Pandemi dönemi herkesin bildiği gibi en çok müzik emekçilerini etkiledi. Şu anda bütün müzik emekçileri gibi biz de işsiziz. Süreç normale dönünceye kadar bu durumun değişmesini beklemiyorum.

4 albüm yayınladınız. Yüksek Sadakat, Katil & Maktül, Renk Körü ve IV isimli albümler. Yanı sıra teklileriniz de var tabii ki. 2020 ile ilgili projeleriniz neydi? Şimdi nasıl bir yol haritanız var?

Pandeminin bir faydası olduysa, geçmişte yoğun konser takvimi yüzünden konsantrasyon ve zaman gerektiren bir iş olduğu için uzun süredir bir türlü başlayamadığımız 5. albümü çıkarmamız olacak. Geçen aylarda şarkıların düzenlemelerini bitirdik ve şu sıralarda da kaydediyoruz. Tahminen Mart’ta dinleyici ile buluşur. Ben de yine konser temposunun yoğunluğu nedeniyle son yıllarda biraz ihmal ettiğim şarkı yazarlığına döndüm ve yeni şarkılar yazdım. Bunları değerlendirmek için ikinci bir grup daha kurdum. O grubun da ilk albümün kayıtları yakında başlayacak. Yani zamanımızı sahneden çok üretime kaydırmış olduk.

Grupların uyum içinde uzun soluklu olarak var olabilmeleri için tavsiyeleriniz neler olabilir?

Gruplar takım olarak hareket ederlerse başarılı olurlar. Herkes makinenin bir dişlisi olduğunu ve üzerine düşeni yapmazsa grubun maçı kazanamayacağını idrak etmiş olmalı. Yeteneklerine saygı duyduğunuz müzisyenlerle çalışın. Sürtüşme yaratıcılığın bir parçasıdır, olmaması da, çok olması da zararlıdır, kendiniz için doğru miktarı belirleyin. Grupta az ya da çok katkı yoktur, size o eser için düşen görev vardır, görevinizi bütünün içindeki fonksiyonuna bakarak gerçekleştirmeye çalışın. Ortak bir iletişim dili yakalamak için aynı müzikleri dinleyin ve müziği analiz konuşarak analiz edin.

Özellikle Bahar Festivalleri ve Üniversite Konserlerine, Kulüplere yaşı tutmayan hayranlarınız için destek verdiğiniz doğru mu?

Yaşı tutmayan hayranlarımızı alkol satışı olan mekânlara aldırmak gibi bir becerimiz yok. Ancak örneğin bir kaç sene önce iktidar izin vermediği için iptal olunan ve öğrencilerin direnişi ile yapılan ODTÜ Festivalini ve benzeri durumlara ücretsiz destek oluyoruz. Aynı şey herhangi bir başlık altında yapılan yardım konserleri için de geçerli.

Dergimizin oluşum platformu hayvansever yaşam tarzı. Siz de evinizde bir can dostunuzla hayatı paylaşıyorsunuz bildiğim kadarıyla ve bir kediniz var. Tanıyabilir miyiz, nasıl girdi hayatınıza?

Suşi benim 4. kedim. 3 yıldır birlikteyiz. Bir önceki kedimin ölümünden sonra biraz bekledim. Kediniz bir yerde karşınıza çıkacaktır. Bunu uzun süre kedilerle birlikte olanlar bilirler. Yaklaşık 6 ay sonra beklediğim gibi karşıma çıktı ve onu almam için gereken işaretleri verdi. O zamandan beri beraberiz, iyi anlaşıyoruz.

Sizin bu anlamda paylaşmak istedikleriniz nelerdir okuyucularımızla mesela hayvan sahibi olmak konusunda ya da sokak hayvanlarıyla ilgili yaşanan üzücü olaylarla ilgili?

Çiçekten böceğe her canlıya bakmak bir sorumluluktur. Gereğini yerine getiremeyeceğiniz sorumluluklar almayın. Hayvan sahibi olmak zorunda değilsiniz ama olanlara zorluk çıkarmayın. Hayvanlar sizin kadar akıllı değillerdir ama evrim mekanizması onları da insanlar kadar duyguyla donatmıştır. Acı çeker, depresyona girer ya da mutlu olabilirler. Bir insanın duygularına ne kadar özen gösteriyorsanız aynı özeni onlara da göstermeniz gerekecektir. Bu düşünce size abartılı geldiyse hayvan sahiplenmeyin.

Ve son olarak da yaşanan bu zorlu dönemde bir müzisyen/sanatçı olarak ve aynı zamanda MSGüst kurullar üyesi, Denetleme Kurulu Başkanı olarak görüşlerinizi rica ediyorum?

Beklentim yüksek değil ama umarım sektörün dersler çıkaracağı, özellikle sendikalaşma ve örgütlenme düzleminde adımlar atılacağı yeni bir dönemin başlangıcı olur. Devletten bir şey beklemiyorum zaten ne öyle bir gücü ne de sanatçıların yanında olan bir persfektifi olduğunu düşünmüyorum. Müzik emekçileri, müziğin sadece eğlenceye endekslendiği ve son 40 yılda topluma egemen olan ‘eller havaya’ anlayışını kırıp her kademede örgütlenmeliler.

KutluÖzmakinacıbaşkanım, çok çok teşekkür ediyorum bu özel söyleşi için. Sanatla ve sağlıkla kalın…

Türk rock müziğimizin önemli gruplarından YÜKSEK SADAKAT grubunun kurucusu ve bas gitaristi Kutlu Özmakinacı’ yı ağırladığım Gamze’yle HAYATTAN NOTALAR’ ın albüm köşesinde Yüksek Sadakat albümlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Grubun kendi adı ile yayımladığı ilk albüm olan Yüksek Sadakat, genel olarak şarkılardaki tasavvufi sözler ve söz sanatları ile dikkat çekmekte. İşlenen temalar genel olarak aşk, özlem ve ruhani meseleler. Şarkı sözlerinin tamamı grubun bas gitaristi Kutlu Özmakinacı' ya ait iken şarkıların düzenlenmesi grubun ortak çalışması. Bu albümde Cemil Demirbakan vokalde, Serkan Özgen elektrogitarda, Sefa Deniz Alemdar davulda, Uğur Onatkut tuşlu çalgılarda, Kutlu Özmakinacı ise basgitarda yer almakta.

İlk albümden 2 sene sonra yayımlanan Katil & Maktül albümü, yine grupla özdeşleşmiş olan aşk ve tasavvufi konuları rock çatısı altında işlemekte. Albümde hüzün ve özlem ana temalar. Bunun yanında tasavvufun izleri de göze çarpmakta. Bu albümde grubun vokali Cemil Demirbakan gruptan ayrılırken yerine Kenan Vural dahil olmuş yanı sıra gruba Alpay Şalt katılmış. Şarkı sözlerinin tamamı Kutlu Özmakinacı' ya ait iken şarkıların düzenlenmesi de yine gruba ait.

Renk Körü albümü, grubun tarzının evrimleştiğinin en belirgin olduğu albüm. Gerek işlediği temalar olsun gerek sesleri ve sözleri ile oldukça farklı bir pozisyona konumlanmakta. Özellikle Renk Körü şarkısı ile daha önce pek işlememiş olduğu bir temaya yakınlaşırken, bu albümde Kutlu Özmakinacı' nın yanı sıra solist Kenan Vural'ın şarkılarına da yer vermiş. Günaydın, Son Veda gibi şarkılar grubun solisti Kenan Vural'a ait.

Dördüncü albüm olan IV'ün adı, gruba Kenan Vural'ın yerine katılan Selçuk Sami Cingi'nin önerisi üzerine koyulmuş. Tam anlamıyla kendi tarzında bir albüm ile yeniden dinleyicilerinin karşısına çıkan Yüksek Sadakat, müziğindeki evrimleşmeyi bu albüm ile bir kez daha ortaya koymuş. Sound, önceki bütün albümlerden çok daha farklı bir noktadadır. Özellikle bu albümde yer alan ancak daha önceden TRT'nin bir dizisinde jenerik olarak kullanılmış olan ‘Sonunda’ şarkısı, Selçuk Sami Cingi ile beraber yeniden seslendirilmiş ve grubun müziğindeki evrimin izlenebileceği nadide eserlerden biri olmuş. 2016 yılında ise Sami Cingi' nin ayrılışının ardından Kenan Vural yeniden gruba dönmüş.

2019 da yayınlanan son teklileri ise ‘Beklediğim Ne Varsa Sensin’ in sözü ve müziği Kutlu Özmakinacı imzalı. Şarkının düzenlemesi ise Kutlu Özmakinacı, Serkan Özgen, Uğur Onatkut, Mehmet Kenan Vural, Sefa Deniz Alemdar tarafından yapılmış.

Tünemiş kuşlar gibiyim enkaz gemilerde
Bırakıp gitmişsin beni bomboş şehirlerde
Kış ısırır, zorlu geçer ıssız sahillerde

Tek parçayken de eksiktim malum nedenlerle…

Önümde kurşuni deniz, gözlerimde perde
Dağılırken zerrelerim senin ellerinde
Tünemiş kışlar gibiydim ıssız gemilerde
Şimdi yerin nerelerde
Haber saldım kedilerle
Söyleyecekler gördükleri zaman
Dinliyorsan sesime yakın gel
Korkuyorsan silahını takın gel
Şüphedeysen dön dolaş bir bakın gel
Beklediğim ne varsa sensin

Yeni sayıda görüşmek dileğimle; sevgileriniz büyük, enerjiniz yüksek olsun!

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 19 (Ocak 2021) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
GL
Yazar

Gamze Lim

4P1K’de 8 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları

4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.