X Æ A-12’nin Babası ve Diğerleri
Son dönemde her yeni sayıda yazıma pandemiyle başlamak istemesem de içinde bulunduğumuz fiziksel ve dahi psikolojik şartlar beni buna mecbur ediyor...
Malum, her kafadan ayrı ses çıkmaya devam ediyor; herkesin bir, hatta birden fazla fikri ve senaryosu var. İnanılır gibi olmasa da hâlâ “Laboratuvarda mı üretildi, yoksa doğal bir süreç mi?” tartışmalarını sürdürenler bile var.
Aşının yakında geleceğine inananlar, buna inanmayanlar... “Aşı geliyor ama ben yaptırmam, Çin’den geliyormuş.” diyenini mi ararsınız, “Arkadaş, bir gün bu COVID bahanesiyle hepimizi çipleyecekler.” diyenini mi? Hepsi bir arada, bolca var bizim sokaklarda...
Oysa ben bu konuda manav Mehmet ağabeyin, çiçekçi Süleyman kardeşin, berber Furkan’ın engin görüş ve derin bilgilerine değil, daha çok bu gezegende bu ve benzeri işleri manipüle etmekle ekmeğini kazanan, küresel sermayenin başını tutan ya da tutanların ikonu olan (ki ikisi arasında fark yok) kimselerin bu süreçte neler söylediğine, ne yapıp ne yapmadığına bakıyorum.
Örneğin uzun zamandır yakından takip ettiğim, hani şu bizim X Æ A-12 bebek var ya (“Bu nasıl isim?” diyeniniz varsa, bu öyle bir isim işte; hem de şaka değil, gerçek. Bu, bir bebeğe anne babası tarafından verilen ad.), işte onun babası Elon Musk. Tabii şimdi konu teknoloji değil; zaten şu sıralar o da teknolojiden çok “pandemi” konuşuyor. Konuşuyor da ne diyor?
Mart 2020’den bu yana sık sık yaptığı açıklamalardan birkaçını paylaşayım hemen:
6 Mart 2020: “Koronavirüs paniği aptalca.”
30 Nisan 2020: “İnsanlar evlerinden çıkamıyorsa ve çıktıklarında gözaltına alınıyorlarsa buna ‘faşizm’ denir. Bu demokrasi ya da özgürlük değil. İnsanlara özgürlüklerini geri verin.”
Hatta kendisi bir ara “Çocukların doğuştan pandemi bağışıklığı var.” gibi veciz bir cümle kurarak, tabiri caizse, ortalığı fena karıştırdı.
Ve bugün de şunları söyledi Musk: “Yaşım itibarıyla ben ve çocuklarım koronavirüs risk grubunda değiliz. Dolayısıyla koronavirüs aşısı olmayacağız. Bu salgın insanları mantıksız hâle getirdi.” Bu açıklamaların kendi yaptığı “insanlığın yararına” işlerle ters düştüğü vurgulanınca da Musk, “Herkes ölür.” dedi.
Şimdi biz buradan ne çıkarmalıyız sizce? Ben öncelikle, başta Musk olmak üzere çarkın başında oturanların cümle ve tutumlarından çıkardığım özeti aktarayım size:
“Biz aslında ne olup bittiğinin farkındayız ama sizin ciddi şekilde bu korkuya teslim olmanız gerek. Aksi takdirde işler istediğimiz gibi yürümeyecek. Sizler bu süreçte virüsün kaynağını tartışmaya devam ededurun, biz sizin üzerinizden servetimize ne katarız, onu hesaplıyoruz. Her zaman olduğu gibi biz sağıyoruz, siz sağılıyorsunuz.”
Ama bu özetin dışında belki de en önemli farkındalığım ve çıkarımım şu:
Bu iş yine o veya bu şekilde “insan türü”nün başının altından çıktı ama bu sefer ilahi adalet devreye girdi ve sonuçlarına da yine sadece “insan türü” maruz kaldı.



