Sonbahar
Doğa sonbaharı karşılarken bizler de doğayla uyum içinde aynı hazırlığı yapıyoruz kuşkusuz. Ağaçlar yapraklarını dökerken, kuşlar sıcak iklimlere göç ederken ve tüm doğa artık yavaş yavaş kışa hazırlanırken, bu tablo içinde hüzünlenmek gibi bir yargısı olmuş insanoğlunun yüzyıllardır. Sonbahar, sayısız şarkıda hüznün karşılığı olmuş. Oysa her madalyon gibi bu tablonun da bir öteki yüzü var ve bence o öteki yüzde müthiş güzellikler var. Hiçbir mevsimde rastlayamayacağınız fotoğraf kareleri çıkar mesela sonbahardan. Yaprakların o inanılmaz sarı tonlarına ve yere dökülmüş o sarı yaprakların oluşturduğu renk armonisine başka hiçbir zaman diliminde rastlayamazsınız. Yağmurun kokusu hiçbir mevsimde bu kadar güzel değildir. Özellikle bunaltıcı sıcaklardan muzdarip bölgelerden birinde yaşıyorsanız, serinleyen havayla birlikte büyük bir rahatlama hissedersiniz ki başka hiçbir rahatlamaya benzemez. Geceleri üzerinizi örtme ihtiyacı duymaya başlamak bile kimileri için müthiş keyifli bir duygu olabilir. Uzun lafın kısası, sonbaharın da diğer tüm mevsimler gibi kendine özgü ve eşsiz güzellikleri var kuşkusuz. Yeter ki biz her şeye olduğu gibi mevsimlere de hangi pencereden bakacağımızı bilelim.
Sonbahar üzerine bu denli çok cümle kurmuşken, tabii sonbaharın, özellikle de bu sonbaharın bizler için ne denli önemli olduğundan dem vurmadan geçemeyeceğim. Bu sonbahar bize, yaklaşık dokuz aylık bir hazırlık sürecinden sonra yayımladığımız 4P1K yaz sayımızın ardından, şu anda bu satırları okumakta olduğunuz sonbahar sayısını, yani 2. sayımızı yayımlamış olmanın mutluluğunu getiriyor. İlk sayımızda da yazdığım gibi, sürekli büyüyen bir aile hâline geliyor olmak mutlulukların en büyüğü. İlk sayımızda sizden aldığımız tepkiler, yolladığınız sayısız teşekkür mesajı, Türkiye’nin her yerinden elinizde dergilerinizle çektiğiniz fotoğrafları bizimle paylaşmanız... En önemlisi de sizlerden gelen öneri, eleştiri ve fikirlerle bu yolda bir adım daha atmış olabilmenin mutluluğu tarifsiz. Tüm bu duyguları yarattığınız için her bir okurumuza ayrı ayrı teşekkür etmek isterim. Yine tekrar etmek isterim ki bu uzun yolda 4P1K’yı sizlerle el ele, “Onlarsız Bir Dünya Asla” mottosuyla büyütmeye devam edeceğiz.
Bu sayıda da geçen süre içinde tanıştığımız birbirinden değerli can dostlarımızla yaptığımız röportajları, doktorlarımızın önerilerini, miniklerimizin kaleminden dökülen cümleleri, sanatı, doğayı, edebiyatı, kısacası patili dostlarıyla hayatı paylaşan her yaşama değecek konuları özen ve emekle sizlerle paylaştık. Biz her zamanki gibi heyecanla karışık büyük bir sevinç yaşıyoruz. Umuyorum sizler de sonbahar sayımızı aynı keyifle okursunuz.
Kış sayımızda, kışın getireceği eşsiz güzelliklerle ve patili dostlarımızla birlikte tekrar görüşmek üzere.
Dosttan dosta içten sevgiyle...



