Cengiz Akbay

Sokak Hayvanları ve Biz

Sokak hayvanı dediğimiz kedi ve köpekler insanlar tarafından evcilleştirilmiş ve insanın olduğu her yere insanla birlikte gelmiştir. Maalesef insanlar bu canlıları kendilerine mahkûm kılmakla kalmamış, bir de onları sokaklara terk etmiş; sonrasında ise sokaklarda bile varlıklarına tahammül edemez olmuştur.

Kedi ve köpeklerin yaşam hakkını savunurken, aslında kendi ellerimizle kendimize mahkûm ettiğimiz bu canlıların yaşam hakkını yine kendimize karşı savunuyor olmamız ise... inanılmaz bir kaos... Onları evcilleştiren ve insanlığa mahkûm eden insanlarsa bunun bedelini ödemesi gereken de bence yine insanlar olmalı. Bu hayvanlar doğadaki yaban hâllerinden uzaklar. Kedi ve köpeklerin yaşam hakkını savunurken kısırlaştırılmalarını da savunmamız bundandır. Kedi ve köpekleri kısırlaştırarak, aşılayarak, hayvan düşmanı insanlara ve belediyelere karşı yaşam haklarını inatla sonuna kadar savunarak insanların hatasını belki az da olsa telafi edebiliriz diye... konuşup duruyoruz aslında bizler... Kim duyuyor, kim duyduğunu anlıyor... Orası muamma tabii...

Bu arada “Kedi ve köpek aç kalmaz, Allah onların rızkını verir.” zannetmeyin. Maalesef aç kalıyorlar, hatta açlıktan ölüyorlar!

En azından yemeklerinizden artanları verebilirsiniz. Olur da onlara daha büyük bir iyilik yapmak isterseniz laktozsuz yoğurt, kefir, haşlanmış yumurta verebilirsiniz. Bu ürünler besleyicilik bakımından oldukça iyi tercihlerdir. Ayrıca makarna, bulgur, pirinç pilavı, haşlanmış et suyuna doğranmış ekmek, haşlanmış ciğer ya da kuru mama almak da onlar için yapabileceğiniz büyük bir iyilik olacaktır.

Şimdi gelelim şu can alıcı, yoksa can yakıcı mı demeliydim bilemedim, konulara. Evet, en sık duyduklarımızdan biri: “Ben sokak hayvanlarından korkuyorum!” Aslına bakarsan onlar da senden korkuyor; üstelik belki senden bile fazla. Evet, kedilere ya da köpeklere karşı fobin olabilir. Korkulara saygı duyuyorum ama sen korkuyorsun diye onlara bakmaktan da vazgeçemeyiz. Onlarla yaşamayı öğrenmek zorundayız. Köpeklerin yanından geçerken hızlı yürümemeye çalışmak, onlarla göz teması kurmamak gibi şeylere dikkat etmek zor değil... Öte yandan aslında çocuklar için insanlar, sokak hayvanlarından çok daha büyük bir tehlikedir. Bu yüzden çocuklarınızı başta insanlar konusunda uyarmanız en doğrusudur. Kedi tırmalar, köpek ısırır ama insanın yapabileceklerinin sınırı yoktur. Sokak hayvanları konusunda ise çocuklarınıza verebileceğiniz tavsiyeler var. Öncelikle bir hayvanın önünden koşarak geçmemelerini öğütlemelisiniz; kaçmak, hayvanlarda saldırma güdüsünü tetikler. Yine özellikle yavrulu hayvanlara yaklaşmamaları, asla hayvanlara taş atmamaları ve köpeklere havlayarak (yanlış duymuyorsunuz, maalesef çocukların köpeklere havladığına çok şahit oluyoruz) ya da onları korkutmaya çalışarak tahrik etmemeleri konusunda uyarabilirsiniz.

Bütün bunların dışında, biz ne anlatırsak anlatalım, “Sokak hayvanları için barınaklar yapılsa da onlara orada bakılsa daha iyi olmaz mı?” diye soranlar var. Ben söyleyeyim size: Hayır, olmaz. Her belediyenin bir bakımevi olmalıdır. Sokak hayvanlarının bakımı ve tedavisi buralarda yapılmalı, yine buralarda kısırlaştırılıp aşılanmalıdır. Fakat sokak hayvanlarına ölene kadar bakımevlerinde bakılması fikren iyi niyetli görünse de mevcut bakımevlerinin hâli ve belediyelerin sokak hayvanlarının bakımı konusundaki isteksizliği ve beceriksizliği düşünüldüğünde, her türlü şiddetin olduğu sokakların bakımevi denilen yerlerden çok daha iyi olduğu tartışmasızdır.

“Kediler nankördür.” Bu söz beni hep çok güldürür...

Kediler nankör değildir. Her canlının kendi doğasında kendine özgü bir yaşamı vardır. Kediler, bilinenin aksine yalnız yaşayan soliter canlılar değildir. Kedilerde daha çok akraba dişi kedilerden oluşan ama çok da sıkı bağlara dayanmayan bir kolonileşme görülür. Siz bir kediyi yaşamınıza dahil ettiğinizde de durum üç aşağı beş yukarı böyle olacaktır.

Dosttan dosta sevgiyle...

Basılı arşivden
Bu yazı ilk kez 4P1K Sayı 45 (Nisan 2023) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
Cengiz Akbay
Yazar

Cengiz Akbay

1967 yılında İstanbul'da doğmuş; reklamcı, grafik tasarımcı, yazar ve editör olarak tanınan bir iletişim profesyonelidir. 4P1K’de 48 yazısı yayımlandı. Tüm yazıları