Merhaba sevgili okurlarımız
Çocuk gelişimi, hayvanlar ve oyun dilini anlattığım kış sayımızdan sonra, baharın kapımızda olması hatta yazın yaklaştığı şu günlerde içimiz pır pır etmeye başlıyor. Üzerimizdeki yüklerden kurtulmak istiyor kendi gelişimimiz için önce nereden başlayacağımızı bilemiyor isek ilk yapmamız gereken affetmek. 2018 yılında yüksek lisans tez konum affetme ve psikolojik iyi oluş üzerineydi. Sevgili tez danışmanım Doç. Dr. Durmuş Ümmet ile zorlu ama bir o kadar da keyifli bir yolculuk olmuştu bu araştırmam. Umarım siz de keyifle okursunuz.
Bireyin kişiliğinin, içine doğup büyüdüğü aile ortamında şekillendiği, çocukluğumuzun en temel deneyimlerini yaşadığımız aile ortamında biçimlediğini söyleyebiliriz. Bireyin yaşamını doyurucu şekilde algılaması ve pozitif duyguları negatif duygulara göre daha çok deneyimlemesi olarak ifade edilebilecek öznel iyi oluşun da temellerinin ailede atıldığı ileri sürülebilmektedir. Aile ortamında kazanılan özellik ve davranış örüntüleri, bireyin gelişimine katkıda bulunmaktadır. Bu davranış özelliklerinden biri olan affedicilik kavramı ile gerek bireyin kendine yönelik gerekse etrafına karşı olan tutumlara karşı nasıl tepkide bulunacağı yönünde tahminde bulunulabilir.
Aile bir sistem olarak değerlendirilmekte ve içinde yer alan bireylerin hem kendi içlerinde hem de ailenin bütünü ile daima bir etkileşim halinde olduğu görülmektedir (Gladding, 2015). Bireyin öznel iyi oluşu, benlik algısı, yaşam doyumu, affedicilik gibi özelliklerinin şekillendiği ve geliştiği yer aile ortamıdır. Bir başka deyişle; algılanan aile ortamı, aile içi iletişim ve bu etkileşim sonucu rollerin dağılımı bireyin kendini gerçekleştirmesinde oldukça önemlidir. Çocuk, aile içinde ebeveynlerini gözlemleyerek ve rol model alarak büyür. Bu yüzden, aile ortamının ve işlevlerinin sağlıklı bir şekilde yürümesi önemlidir. Buna ek olarak, algılanan aile ortamı ve anne-baba tutumları bireyin yetişkinlik dönemindeki iyi oluşunu biçimlendirdiği ifade edilebilir. Bireyde oluşan özsaygı anne-baba tutumları ve aile ortamı ile biçimlenmektedir. (Türkmen, 2011).
Kağıtçıbaşı’nın (2012) ortaya attığı Aile Değişimi Kuramı; aileyi kültür/yaşam koşulları, aile değerleri, aile yapısı, aile etkileşimi ve sosyalleşme ile benlik-öteki ilişkileri alt başlıklar altında inceleyerek aileye sistematik şekilde yaklaşarak ailenin hem psikolojik hem de sosyal özelliklerini incelemektedir.
Genel kuramsal çerçevede önemli olan ailenin içinde bulunduğu koşullar ve aile kültür yapısının olduğu söylenebilir. Aile yapısı hem aile içi işleyişi sağlamakla kalmayıp aile sisteminin önemli bir unsuru olarak değerlendirilmektedir.
Bronfenbrenner’ın ekolojik bakış açısına göre, bireyin gelişimini anlayabilmek için sadece bireyi değil içinde bulunduğu çevresini de anlamak gerekir (Obalar ve Ada, 2010). Buna göre; bireyin büyüme ve gelişimi iç ve dış etkiler olarak sayılabilen sosyal ve kültürel etkileşimlerle ele alınmalıdır. Her bir sosyal ve kültürel sistem diğer sosyal ve kültürel sistemlerin etkisindedir.
Son dönemde özellikle pozitif psikolojinin gelişmesi ile birlikte affetme kavramı giderek daha çok ilgi odağı olmaya başlamıştır. Önceleri daha çok felsefe ve din araştırmalarının konusu olarak karşımıza çıksa da, özellikle son dönemde popüler olan benlik psikolojisi ve pozitif psikolojinin de araştırma konusu haline gelmiştir. Erarslan Çapan & Arıcıoğlu (2014) tarafından yapılan araştırmada affetme kavramının tanımı şu şekilde verilmiştir: ‘Affetme: bireyin kendisine veya çevresine zarar veren negatif duygulardan kendi isteği ile vazgeçmesi ve bu duygulardan arınması ya da olumlu duygulara dönüşmesi olarak tanımlanabilir. (Enright 1996; McCullough, Pargament ve Thoresen, 2000; Rye ve Pargament, 2002)’. Hem affedenin, hem de affedilenin psikolojisinin araştırıldığı affetme kavramının aynı zamanda bireyler için iyileştirici bir yönü olduğunu ve sağlam temelli ilişkiler için gerekli bir olgu olarak karşımıza çıktığı söylenebilmektedir (Kara,2009). Bireyde oluşan olumsuz düşünce, duygu ve davranışların yerini olumlu duygu ve davranışlara bırakıyor olması, affetme kavramının iyileştirici yönünü göstermektedir (Erarslan Çapan&Arıcıoğlu,2014). Psikolojik açıdan affetme, pek çok bileşenden oluşmaktadır. Bunlardan bazıları, kişilik özellikleri, kişinin yaptığı hatalarının farkındalığı, bireyin başkaları tarafından affedilmiş olması olarak sayılmaktadır. Yapılan çalışmalar affetmenin; aile, arkadaş ve romantik ilişkiler gibi kişilerarası ilişkilerin kalitesini arttırdığını ve bireyin psikolojik ve bedensel iyilik halinde olumlu etkiye sebep olduğunu göstermektedir (McCullough ve Witvliet, 2002; akt. Toprak, 2013). Kişi affederek korku, endişe, depresyon gibi olumsuz duygulardan kendini daha kolay soyutlar ve olumsuz düşüncelerden daha az etkilenir. Buna ek olarak; umut, benlik algısı, güven duygusu gibi olumlu duygu ve düşüncelerin çoğalarak bireyin olumlu duygulara odaklanması sağlanmaktadır. Pozitif duygulanım sonucunda da bireyin hem kendisine, hem de çevresine karşı bakış açısının olumsuzdan olumluya doğru yön değiştirdiğini belirtmek mümkündür (Erarslan Çapan&Arıcıoğlu, 2014).
Evcil hayvanlar; huzur, güven ve sevgi gibi duyguları bireye hissettirerek psikolojik fayda sağlamaktadır. Bu nedenle de bireyin hayatında psikolojik ve duygusal bir öneme sahip olduğunu söylersek haksız sayılmayız. Daha ilgili ve sosyal iletişimde kuvvetli bireyler olma, empati yapabilme, paylaşmayı bilme, ilişkilerde affetme ve anlayışlı olabilme adına hayvanların bize kattıkları tartışmasız bir gerçektir.
Hayvanlarla birlikte bir yaşam inşa ederken, temelde sevgi ve saygıyı koymakla beraber affetme ve bağışlama duygularımız da gelişmektedir. Dolayısıyla, birlikte yol alırken karşılıklı öğrenme ile gelişerek büyüdüğümüz de bir gerçektir. Affedici kişiler, olumluya odaklandıkları için karşılaştıkları riskli durumlarla, daha sağlıklı baş edebilmekte ve yeniliklere uyum sağlamaları da daha kolay olmaktadır. Daha affedebilir olma durumu hem kendimizle, hem de çevremizle kurduğumuz ilişkilerde bir anahtardır.
Kullanmayı unutmamak; kullanmayı isterken utanmamak, çekinmemek dileğiyle…
Önümüzdeki sayımızda görüşmek üzere, sevgi ve bol pati ile kalın…



