Farkında Bir Dünya, Farkında Bir Yaşam
Zor günler tükenmek bilmiyor şu sıra... Farkında mıyız ya da ne kadar farkındayız bilemiyorum ama gerçekten de çok enteresan bir süreçten geçiyoruz...
Muhtemelen insanın yaşama yeteneğinin en önemli bölümünü alışmak, sıradanlaştırmak oluşturuyor. Mesela düne kadar gözümüzün önüne getirmekte zorlanacağımız bir tabloya alıştık bile... Sokaklarda hemen herkesin maskeyle dolaşması artık son derece normal geliyor. Durumdan tabii ki memnun değiliz; tabii ki bu bir mecburiyet, daha doğrusu çaresizliğin getirdiği bir zorunluluk. Ama durum her ne ise biz alışıyoruz.
Bu alışma, sıradanlaştırma yeteneği gerçekten de hayatta kalmamızı, belki de akıl sağlığımızı korumamızı sağlıyor. Fakat her şeyde olduğu gibi bunda da madalyonun iki yüzü var.
Bu yeteneğimiz aynı zamanda pek çok şeyi görmezden gelmemize, gördüklerimizi “bypass” etmemize de neden oluyor.
Örneğin fark ediyorum ki insanların büyük bölümünün hayvanlara, doğaya, kısacası canlı yaşamına bu kadar kayıtsız kalmasının büyük ölçüde nedeni de bu bilinçsiz bypass durumu.
Farkında değiller; yaşam içinde daha önce ilgi alanlarına girmemiş hemen her şeyi yok sayıyorlar. Üstelik farkına bile varmadan. Ta ki kendilerini doğrudan ilgilendiren bir olay yaşayana dek.
Tabii insan türünün egosantrik bir şekilde kendisini “en önemli” sayıyor olması da nedenlerden bir diğeri.
Oysa fark etsek, fark edebilsek işte o zaman bunun nasıl tanrısal bir alışveriş olduğunu, verdiğimiz emeğin ve sevginin bize nasıl yansıyacağını da göreceğiz.
Her zamanki gibi büyük ve içten dileğim işte bu: Farkında bir dünya, farkında bir yaşam. İnanın, ancak o zaman yaşamın da bizi fark etmesi mümkün olacak.
Bu arada herkese muhteşem bir yeni yıl diliyorum. Umarım 2020’nin tüm olumsuzlukları yeni yılda harika bir geleceğe dönüşür.
Dosttan dosta sevgiyle.



