ÇİP HayatKurtarır…
Bu yazıyı okuyan herkes yaşadığı çevrede bir ağaca yada bir elektrik direğine bantlanmış A4 kağıdı ve üzerinde kayıp köpek – kedi ilanı görmüştür, bu ilanın altında da çok uysaldır, çok masumdur gibi hayvanseverlerin içini sızlatan duygusal yazılar ve insanlık namına görenlerin araması için ilana eklenen telefonlar…
Bu ilanlar yaza girerken çığ gibi büyüyerek artmakta okuyan her hayvanseverin içini burkmaktadır. Peki ama köpeğimiz ya da kedimiz kaybolunca ağaçlara, direklere ilan asmak dışında yapabileceğimiz başka bir yol yok mudur….? Tabiî ki var.
Yaklaşık 7 – 8 yıl evvel kızım Mayayla sahil yolunda deniz kenarında yürüyorduk, her zamanki gibi sıradan bir gündü. Yürüyüş güzergâhımız üzerinde biri hanım 2 Belediye görevlisi bizi durdurarak köpeğinizin ÇİPİ var mı? diye kontrol edeceğiz dediler ..! Ellerinde de bir ÇİP kontrol cihazı vardı. Önce gözlerime inanamadım zira bu olayı yaşadığım ana kadar daha önceleri ABD de başta olmak üzere bu tarzda evcil hayvan denetiminin yapıldığını hep duyardım. Ama Kadıköy’de böyle bir denetimle karşılaşmak hem beni şaşırtmış hem de mutlu etmişti.
Açıkçası Mayayı sahiplendiğim 2006 yılında belediyeye giderek kimlik belgesi almıştım ama o zaman ÇİP konusunda Belediyeden dahi bir öneri gelmemişti. Demek ki artık bir şeyler olumlu olarak değişiyor diye düşünmeye başladım.
Kızım Mayanın ÇİP’ i yoktu. Belediye görevlileri bana şimdiki para değerine denk getirirsek 200 TL gibi bir ceza kestiler. Ceza makbuzunu da bana verdiler ve hemen şunu da eklemeyi ihmal etmediler… Eğer 1 ay içerisinde ÇİP taktırırsanız ceza otomatikman geçersiz kalacak… Belediye ye ÇİP taktırdığınızı belgelerseniz ceza makbuzu ilgili görevlilerce iptal edilecek dediler.
Elimde 200 TL lik ceza makbuzu ile derin düşünceler içerisinde eve geldim. Ertesi gün ilk işim bu konuyu araştırmak oldu, 2 tip geçerli ÇİP olduğu bunlardan birinin Belediyelerce evcil canlara takıldığı diğeri büyük ve bilinen Veteriner Kliniklerinde takılan 2. Tip ÇİP olduğu idi…
O yıllarda ANATOLİA Şaşkınbakkal kızımın doktoru oradaydı ve ÇİP ini hemen taktırdım.
ÇİP nedir? Sevgili hayvansever dostlarım ÇİP denilen şey belgesellerde izlediğiniz gibi yaban hayvanlarına takılan bir sinyal verici GPRS değildir. Çoğu hayvansever ÇİP denilince belgesellerdeki köpek balıkları, balinalar veya kartal, kurt vs. bu hayvanlara takılan sinyal verici aparat gözüyle bakıyor. GPRS uygulaması yabani hayvanların yer ve hareketlerini uydudan takip eden daha karmaşık ve daha kapsamlı bir işlemdir.
Evcil hayvanlarımıza takılan ÇİP pilavlık beyaz pirinç tanesi kadar olan ve bir alet ile 2 saniyede derialtına bırakılan bir işlemdir. ÇİP takılması esnasında herhangi bir lokal veya genel anestezi gerektirmez hayvan kucağınızdayken bile 2 saniyede ensedeki kalın deri altına bırakılan bir hayat kurtarıcıdır.
Bu pirinç tanesi büyüklüğündeki ÇİP içerisinde size ait bilgiler kodlanıyor. Köpek veya kedinizin adı, sahiplenen kişinin adı adresi telefon numarası gibi...
Yani evcil hayvanınız kayboldu diyelim, yaklaşık yarım metreden çip okuyucu cihazı hayvanın ensesine tutulduğunda cihaz üzerinde size ait kaydedilen bilgiler yansıyor.. Kaybolan evcil hayvanınızı bu sayede tespit ederek size ulaşabiliyorlar.
Böyle bir kolaylık varken hala köpeğimize – kedimize ÇİP taktırmamak çok sevdiğimiz can dostumuza büyük haksızlık olmaz mı…?
Bir mesajda Belediye görevlilerine; yazımın giriş kısmında bahsettiğim ÇİP kontrolü uygulamasına tekrar başlamalı yaygınlaştırılmalıdır. Canların boynuna ip bağlayan herkes elinde köpekle ortalıklarda dolaşmamalı bu konu bu kadar basit sorumsuzca devam etmemelidir. Üstelik yazın kedi ve köpek sahiplenilip kışa doğru onların sokaklara terk edilip gidilmesinin de bir nebze olsa önüne geçilebilir.
Bu konuyu denetlemek yerel yönetimlerin sorumluluğundadır.
Sevgi ve sağlıcakla kalın.




