22.sayı Nisan 2021 Kaan Demirci Yazısı
Merhaba sevgili hayvan ve doğasever dostlarım, bu sayımızda bana ayrılan köşemde en az sokaklardaki patili can dostlarımız kadar değerli ve korunması gereken ama canları yansa da sesleri hiç çıkmadığı için nedense pek önemsenmeyen sessiz dostlarımıza dikkat çekmeye çalışacağım.
Kent içerisindeki sessiz dostlarımız ‘’ AĞAÇLAR ‘’
Sevgili okurlar hepimiz illaki denk gelmişizdir. Herhangi bir cadde üzerinde veya sokak arasında bir Belediye aracı rampasını yukarı kaldırmış bu rampanın içerisinde bir veya birkaç işçi ellerinde motorlu testerelerle ağaç budama adı altında adeta katliam yapıyorlar.
Sabah evden ayrılırken o ağaçların ürettiği oksijeni ciğerlerinize çekip onların gölgesi altında işinize gücünüze gidip aynı yoldan akşam eve döndüğünüzde budama adı altında adeta ucubeye döndürülmüş bu ağaçların SON halini görüp de içi sızlamayan vicdanlı bir insan düşünemiyorum.
Evet, bu konuyu ele almak, bu konuya dikkat çekmek, masaya yatırmak her ne derseniz diyebilirsiniz ama budama adı altında yapılan ağaç katliamına dikkat çekmek istiyorum. 3 hafta evvel bam telime dokunan ve tanık olduğum bir örnekle de pekiştirmek istiyorum.
Annemi ziyaret etmeye karar vermiştim. Anneciğim önünde Belediye parkı olan bir sitede yaşıyor. Birlikte cam kenarında çayımızı içerken birden park içerisindeki olağan dışı hareketlilik dikkatimi çekti. Anneme “ Neler oluyor? Nedir bu yerdeki ağaçlar? ” dediğimde; anneciğim bana evladım ağaçları buduyorlar daha gürleşsin diye dedi. Parkta olanları evimizin camından, yüksekten detaylıca izleme şansına sahiptik ama orada olanlar kesinlikle bir budamadan fazlasıydı. Çok sağlıklı çam ağaçları adeta Antalya’da, Side’de 7 yıldızlı otel bahçelerinde gördüğümüz palmiye ağaçları gibi aşağıdan yukarı doğru komple budanmış sadece üst kısımlarda kabak çiçeği gibi bir parça yeşil dal bırakılmıştı. Yemyeşil üzerinde hala kozalakları olan sağlıklı kolları ( dalları ) acımasızca kesilmişti. Dikkat ettiğimde kesilen tüm dalların neredeyse insan kolu kalınlığında hatta daha da büyük olduğunu gördüm.
Çınar ağaçlarına gelince, esas katliam çınarlara yapıldı. Ana gövdeleri dışındaki tüm uzantıları hem de insan gövdesi kalınlığındaki ana dalları acımasızca budama adı altında kesilmişti… Çayım boğazıma kilitlenmiş ve içemiyordum. Parka giderek orada gerekirse olay çıkartmaya karar vermişken annemin “ yavrum bak ne zamandır görüşmüyoruz, ne olur etme, otur yanımda iç çayını demesiyle” allak bullak olan zihnim ve karmaşık duygularla annemi ziyaretimi tamamlamıştım.
Biliyorsunuz sevgili okurlarım bundan yaklaşık 12 sene kadar önce alerjiye neden oluyorlar diye özel mülklerin içerisindekiler de dâhil olmak üzere şehir içlerindeki milyonlarca kavak ağacı kökten kesildi. Oysaki onların bahar ve yaz rüzgârları estiğinde yapraklarının hışırtısı bana ninni gibi gelirdi…
Gelelim tekrar annemin evinin önündeki parkın durumuna. Parktaki bir düzine Belediye görevlisinin yanı sıra kenar mahallelerden geldiği belli olan bazı insanlar da budama esnasında parkda belirmişti. Bu kenar mahalleden geldiğini anladığım kişiler kartal marka veya doblo marka hurdaya dönmüş araçlarıyla budamayı beklediler, bu bekleme esnasında da budanan ( katledilen ) ağaç dallarını yanlarında getirdikleri birtakım kesici aletlerle yontarak özel araçlarına yüklediler. Bazıları 2 sefer filan yaptı. Birde bu esnada dikkatimi çeken şey; hurdaya dönmüş eski özel araçlarıyla kesilen dalları evlerine taşıyan kişiler bazı Belediye görevlileriyle samimi diyaloglar içerisindeydiler.
SONUÇ: Tıpkı Kurban Bayramında kurbanlık etten nasiplenmek isteyen ve nerde et kokusu var başına üşüşen sözde darda kalmış insanlar gibi yukarıda bahsettiğim gözlerimle de görerek tanık olduğum budama katliamında da hissettiğim duygular kurban bayramındaki vahşet ve et paylaşımdaki aç gözlülükle aynıydı. Şahsi görüşüm bu ağaç budama konusu gündeme geldiğinde Belediye görevlileri yakınlarını budama alanına davet ederek kesilen ağaçlardan çıkan dalları kışlık odun olarak ücretsiz temin edip eş dost ve yakınlarını nasiplendiriyorlardı. Mesele kışlık yakacak odun olunca da budamada işi iyice abartılarak, ağaçların ana kollarını ve dallarını da keserek daha fazla kışlık odun stoğu çıkartmak istiyorlardı. Gördüğüm ve tanık olduğum manzara bundan başka bir şey olamazdı.
Bağdat caddesinde Çatalçeşmede Çınarlı Sokak vardır bilenler bilir, o tarafta oturanlar lütfen oradan geçerken bir baksınlar. O sokaktaki yeni inşaatlardan birinin müteahiti dairelerini satamıyordu dairelerden birini almak isteyen benimde tanıdığım yaşlı bir amca, arkadaşı olan müteahhide ben bu evi beğendim ama yukarıdan bakınca gökyüzünde gibiyim çınar ağaçlarının dallarından aşağı bakınca sokağı göremiyorum demişti… Gülüp geçmiştik. 3 hafta sonra o sokaktaki tüm çınar ağaçları üzerindeki karga vs. kuş yuvaları bile dikkate alınmadan korkunç bir şekilde budanmıştı her sene de bu katliam devam etmektedir.
Yukarıdaki anlattığım parktaki ağaç budama katliamı benim gözlemlerim sonucu çıkardığım bir sonuçtur. Oradaki Belediye görevlileri belki de farklı düşünceler içerisinde de olabilir ama ortada ağaçlar aleyhine bir suistimal olduğu kesin.
Tüm hayvan ve doğasever dostlarımıza buradan seslenmek istiyorum, nerede ağaç budama görürlerse Allah rızası için oralarda bir süre oyalanın, gerekirse kibarca adamları uyarın. Uyarı alınca daha dikkat ediyorlar, çünkü ağaçlara bir merhametlinin yardım ettiğini anlıyorlar. Ağaçlar açısından da bakarsak her şeyi hissetmelerine rağmen, içleri acımasına, canları yanmasına rağmen patili dostlarımız gibi bağıramıyor acılarını bizlere anlatamıyorlar…
Ama ben inanıyorum ki her hayvansever bu ağaçların sessiz çığlıklarına kayıtsız kalmayacaklardır.
Sokağında, evinin yakınında olsun veya olmasın budama adı altında sapasağlam, ana dalları kışlık odun amacıyla katledilen tüm ağaçların koruyucusu ve meleği olalım… Bazıları belki de 100 yıldır yerinde duran ve bizlerle dost, bu kök salan ve yüksek hissiyatlı ama sesleri çıkmayan üstelik bide oksijen üreterek sağlığımız için çaba sarf eden bu sessiz dostlara sahip çıkalım. Onları ellerinde motorlu testerelerle ve cahil insafsız Belediye görevlileriyle baş başa bırakmayalım…
Boşuna dememiş atalarımız “ AĞAÇ KESEN BAŞ KESER ‘’
Sevgi ve sağlıcakla kalın değerli dostlarım.




