Yüsra Geyik & Bobo

Oyunculuk adına her şeyi onlardan öğrendim diyebilirim. Her birinin üzerimdeki emeği büyük. Hakları da ödenmez. Sette onlarla sohbet etmek büyük bir keyif. Onları oyunculuk anlamında bolca sömürüyorum. Belirli sahnelerde mutlaka fikirlerini alır öyle çalışırım. Fakat sadece oyunculuk değil, set arkasında da nasıl bir insan olması gerektiği konusunda hepsinden çok şey öğrendim.
Eminim çok tempolu ve uzun saatlere yayılan çekimleriniz oluyor. Bu çalışma temposuna uyum sağlamak için yöntemleriniz neler? Bu süreçte ne gibi prensipler edindiniz? üsra Hanım Türkiye’nin en sevilen dizileri arasında yer alan Arka Sokaklarda çok değerli bir kadro ve ekiple birlikte çalışma-
Bu çalışma temposunun tek yöntemi, prensibi... vb. sevgi. Sevmek, işini severek yapmak insana ne yorgunluğunu ne de açlığını hissettiriyor. Setteyken de her daim enerjimi yüksek tutarım. Çünkü yüksek olmak benim için bir motivasyon. Kendimi daha iyi hissetmeme yarıyor. Evin kapısından girdiğim anda uyuyorum o ayrı…
Yüsra Geyik’ in bir günü nasıl geçer?
Herkes gibi, gerektiği gibi… Yapılması gerekenleri yaparak. Yürümeye, spor yapmaya çalışıyorum. Üretmeye çalışıyorum. Bizden sonra gelenlere güzel bir dünya bırakmaya çalışıyorum:)
Dizide canlandırdığınız Zeliş karakterinin sizinle örtüştüğünü düşünüyor musunuz?
Aslında Türkiye’de doğup büyüyen her genç kızın örtüştüğü birçok nokta var. Bizim de Zeliha’yla benzerliklerimiz var tabii ki. Ama Zeliha hem büyük sevinçler “Benim hayatım Zeliha kadar uçlarda değil. Zeliha, maddi olarak zor şartlarda yetişmiş. Fakat oldukça sevgi dolu sıcak bir ailede büyümüş.” hem de çok büyük üzüntüler yaşamış bir kız. Benim hayatım Zeliha kadar uçlarda değil. Zeliha, maddi olarak zor şartlarda yetişmiş. Fakat oldukça sevgi dolu sıcak bir ailede büyümüş. Kalabalık bir aile… Bolca kardeşi var. Artık sadece ablaları da değil... Annesi vefat etti. Kardeşleri için daha fazla şey yapmak zorunda. Oldukça da fedakâr bir kız. Bu yüzden çok zorlanacağını düşünmüyorum. Ben Zeliha’yı çok seviyorum. Umarım izleyicilerde benimle aynı fikirdedir.
Çocukluğunuzdan bu yana dizi setlerindesiniz. Neredeyse Arka Sokaklar’ la birlikte büyüdünüz, mutlaka pek çok anınız vardır. Bunlar içinden sizin için en unutulmazını sorsak?

Hangisini anlatsam bilemedim. İlk başladığımız senelerde yönetmen yardımcımız Ergin abi oldukça şakacı bir insandı. Bana “Aa çok iyi çıkıyorsun gel monitör den bak” derdi. Ben de koşa koşa bakmaya giderdim. Tabii kameranın kadrajından çıkınca monitörde görünemeyeceğimi akıl edemezdim. Erkeklerin askerlik anıları gibi, benim de Arka Sokaklar anılarım bitmez. Dile kolay. 13 sezon...
Kendiniz için neler yapmaktan hoşlanırsınız?
Kendim için bir şeyler yapmam gerekmemesinden hoşlanırım… İnsan zaten sürekli hizmet halinde olmak zorunda. Kendim için yapabileceğim en iyi şey kendime iyi bakmak olabilir. Sağlığıma dikkat etmeye çalışıyorum. Doğru beslenmeye, kaslarımı çalıştırmaya gayret gösteriyorum.
Herkesin bir hayali vardır. Siz hayalini kurduğunuz işi mi yapıyorsunuz?
Kesinlikle EVET! Bana hayal dediklerinde bile aklıma “oyunculuk” geliyor. Bir hayaldi gerçek oldu. Şimdilerde Yüsra denilince “ İyi bir oyuncu” denilmesi hayalim… Aslında istiyorum ki oynadığım karakterlerin adını bilsin insanlar, benim adımdan çok.
Arkadaşlarınız daha sokaklarda oyun oynarken siz dizi setlerinde çalışmaya başladınız. Neler hissediyordunuz o zamanlar?
O zamanda şimdiki kadar mutluydum. Hiç sete gitmek istemediğim bir gün hatırlamıyorum. Çok hastayken bile neyi ne kadar yapabilirim derdine düşerim. Hmmm... Çok Pollyanna olduysa belki şu konudan bahsedebilirim. Erken rezervasyon fırsatlarını asla kullanmadım. “Per“Anlatmaya başlasam bir yerde bitiremem. Su içer içer devam ederim. Beni ben yapan her şeyi sevmeliyim sanırım.” şembe sinemaya gidelim mi?” gibi sorulara asla “evet” diyemedim. Çünkü hep set programının çıkmasını beklemem gerekti. Ama sanırım bu duruma çok alıştım.
Sevdiğiniz ve sevmediğiniz yönleriniz nelerdir?

....ve dergiyi o ay zirilyon sayfa basmak zorunda kaldılar. Bunun cevabını vermek çok zor. Anlatmaya başlasam bir yerde bitiremem. Su içer içer devam ederim. Beni ben yapan her şeyi sevmeliyim sanırım. Tabii ki “ah! Yüsra” diyorum. Belki de herkesten çok diyorum. Ama savaşmıyorum kendimle. Sevememe durumları bana çok uzak. Sadece kendime ait bir şeyleri değil, her şey için geçerli.
Gelecekle ilgili hayalleriniz, planlarınız neler desek?
En güzel tarafı da 1 dakika sonra başına geleceklerden habersiz yaşıyor olman. Planım yok. Hayalim sağlık, mutluluk ve geri kalan bütün güzel şeyler… Her şeyi de isterim, hiç bir şeyi de Bir ikizler burcu olarak yazdığım her şey, sadece yazdığım an için geçerli. O yüzden bir hayal bile kurmaya başlasam ortasında vazgeçiyorum.
Bir köpeğiniz var adı Bobo. Ne zaman ve nasıl sahiplendiniz bize hikâyesini anlatabilir misiniz?
Bobo’yu eve ablam getirdi. Kucakta kaybolacak kadar küçüktü. Nasıl bu kadar büyüdü hangi ara, ben de anlamadım. Bir küçük ırk köpeğin orta ırk olma hikâyesi... Aşırı sevgi dolu Bobo. Tabii biz biraz fazla ilgilendiğimiz için şımarık dersek yalan olmaz. Bu yaşıma kadar yaşadığım en güzel sevgilerden biri. Hayvanları sevin. Onlarla rızkınızı paylaşın. Onlarla duygularınızı paylaşın. En iyi sırdaş onlardır. En iyi dostlardır. Üzgün olduğunuzu tüm insanlardan saklayabilirsiniz ama bir hayvandan saklayamazsınız. Hisleri çok kuvvetlidir. En güzeli asla art niyet barındırmazlar. Arkanızdan konuşup, dedikodunuzu yapmazlar. Sevin.
Sizin hayvan sevgisi tarifiniz nedir?

“hayvan sevgisi” denilmesi bile ruhumu acıtıyor. Sevmek şekilsizdir. “Sevmek” bilen canlı gözünün gördüğü her şeyi sever. Biz insanlar kategoriler uyduruyoruz. Sevmeyi bile “hayvan sevmek” diye alt bir kategoriye sokuyoruz. Sanıyor muyuz ki bir türü sevmeyen diğer türü sevebilir? Köpeğinizle birlikte neler yaparsınız daha doğrusu Bobo neler yapmaktan hoşlanır? Bobo bütün ailenin bir arada durmasından çok hoşlanır. Biz etrafındaysak ondan mutlusu yok. E bide oburuz biraz Güzel bir şeyler de yiyor olsa hiç fena olmaz Eskiden tereddüt ederdik bir yere götürürken şimdi bizimle her yere geliyor. O bize biz ona ayak uydurmayı öğrendik.
Hayvanlara karşı işlenen suçların önüne nasıl geçilebileceğini düşünüyorsunuz?
Eğitim. Ve tabii ki caydırıcı cezalar. Ama biz ne çocuklarımızı ne kadınlarımızı ne de hayvanlarımızı korumayı başarabildik. Kendi ezikliklerini başkalarının vücudunda oluşturdukları darbelerle tamamlamaya çalışan bu tür ancak caydırıcı cezalarla ve toplum yaşamından uzaklaştırılarak yaşamlarını sürdürmelidirler.
Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?
Sevmek şekilsizdir. İnsanları sevmiyorum diyen hayvanseverleri de anlayamadım hiç bir zaman. Hayvan, insan, ağaç, taş, odanda ki sandalye...
Bu yaz bir sinema filminde oynama şansım oldu. Yönetmenliğini Hakan Cigaoğlu’ nun yaptığı filmin ismi “Bebek Geliyorum Demez”, çok eğlenceli bir iş oldu. Sabırsızlıkla ve heyecanla izleyici ile buluşacağı anı bekliyorum. Vizyon tarihi henüz belli değil.
Beni Instagram hesabımdan da takip etmeyi unutmayın. Aynı pozdan 58 tane koyduğum mükemmel bir sayfam var. Bir şeyler yazmaya çalışıyorum arada, belki seversiniz…
Mutlaka seveceklerdir... Çok teşekkür ediyoruz bize zaman ayırdığınız ve bu söyleşiyle bize renk kattığınız için.
Sevmek şekilsizdir. İnsanları sevmiyorum diyen hayvanseverleri de anlayamadım hiç bir zaman. Hayvan, insan, ağaç, taş, odanda ki sandalye... “Biz insanlar kategoriler uyduruyoruz. Sevmeyi bile “hayvan sevmek” diye alt bir kategoriye sokuyoruz. “





