Sinan Güleryüz

Kendisine, müzik hayatı, yaşamı, hedefleri, hayvan dostlarımız için yaptığı çalışmaları, projeleri kısaca öğrenmek isteyeceğiniz her şeyi sorduk. İşte cevapları, keyifli okumalar diliyoruz.
Sevgili Sinan müzikten önce başarılı bir spor kariyerin olduğunu biliyoruz. Sıralamayı bozmayalım ve ilk sorumuz oradan olsun.
Sinan Güleryüz sporun hangi dallarıyla ilgilendi? Nasıl bir spor geçmişinden geliyor?
Aslında sporculuk kısmı uzun bir süreç benim için. Yaklaşık 28 yıllık bir geçmiş diyelim. Spora ilk olarak Jimnastik ile başladım. O zamanlar 4 yaşlarındaydım vücudumun esnek olması için ve kassal kuvvet için yapıyordum. Sonra profesyonel olarak Voleybola ilk başladığımda Emlak Bankasında oynuyordum sene 1992 küçük takımlarda Türkiye Şampiyonu olmuştuk. 8 senemi orada geçirdim. Sonrasında Ted Koleji Kulübüne transfer olup orada da yaklaşık 4 yıl oynadım. Sonrasında çok fazla takım gezdim. Isparta Eğirdir, Kastamonu, Bu sayımızda sizleri, bizim tanımaktan büyük mutluluk duyduğumuz ve son zamanlarda sahipsiz hayvanlar yararına verdiği konserlerle de Muğla Geli, Çankırı, Kardemir Karabük, İzmir Ordu Milli Takımı gibi birçok kulüpte 2.lig ve Süper lig tecrübelerim oldu. Beşiktaş’la görüşme döneminde diz sakatlığımdan dolayı profesyonel sporcu kariyerimi noktalamak zorunda kaldım.
Bu süreçte Yıldız ve Genç Milli kadroları, 7 Türkiye, 11 Lig Şampiyonluğu, 2 Kez En Değerli Oyuncu, 1 Kez Lig ve Turnuva Sayı Kralı oldum. Voleybolla beraber yürüttüğüm bir diğer branş ise Boks oldu. Yaklaşık 7-8 yıl kadar bireysel olarak birçok turnuvaya katıldım ve 90+ kategorisinde başarılar elde ettim. Genç Milli derecelerinde Voleybol ve Boks beni hep sırtlamıştır.
Ankara Üniversitesi Spor Bilimler Fakültesi mezunu olduğumdan tüm branşlarda bilgi sahibi oldum. Outdoor sporlar gibi birçok farklı branşta uzmanlık aldım. Üniversite döneminde ise Üniversiteler Arası Atletizm Türkiye Şampiyonasında 4x100 metre bayrakta 2 kez kürsüye çıkma şansı bulduk. Buda benim için çok keyifli bir deneyim olmuştur.
Sporun hayatına kattıkları diye sorsam?
Aslında fazla fazla bir disiplin kattı bana, çünkü düzenli olmak, temiz olmak, istikrarlı olmak, sakin olmak, baskıya karşı rahat olmak gibi birçok unsuru aynı anda size öğretiyor. Onun dışında takım sporuyla başladığım için paylaşmak, başkasının hatasını kapatmak vs gibi özelliklerde kendime katmış oldum. Bireysel olarak ise insanın kendiyle yarışması ve kendini geçmesi için ciddi bir azim ve hırs lazım. Sanıyorum bunları da kendime kattım diyelim.
Şu an daha çok sporun hangi dalıyla ilgileniyorsun?
Şuan sağlığım için egzersiz yapıyorum. Fitness, Boks, Kayak, Dalış, Okçuluk ve Yelken gibi birçok branşla yarışmadan amatör olarak uğraşıyorum. Zaten bu kadar uzun yıllar spor hayatınızda olduğunda bir yaşam tarzına dönüşüyor. Yapmadığım zaman yada uzak kaldığımda kendimi rahatsız hissediyorum.
Seni yakalamışken sağlıklı bir yaşam için önerilerini alabilir miyiz?
Tabii ki. Öncelikle Egzersizi hayatınızın bir parçası gibi kabul edip yemek yiyip su içip hava alıp uyumayı nasıl her gün yapmak zorundaysak aslında egzersizide yapmak zorundayız. Sadece şunu anlamalıyız ileriki yıllarda rahat huzurlu ve konforlu yaşamak istiyorsak bunu yapmak zorundayız. Onun dışında tabii ki sağlıklı ve düzenli yemek yeme alışkanlığı gerekli. Çok yağlı olmayan ve midenizi rahatsız etmeyen yiyecekleri tercih etmeli ve son olarak en önemli kısım uykuya çok önem vermeliyiz. Saat olarak değil uyku kalitesi olarak 00.00 ve sabah 05.00 aralığında temiz bir uykuda olursak vücut yenilenmesi için de büyük bir katkıda bulunmuş oluruz.
Sevgili Sinan müzik hayatına geçişin nasıl oldu? Bu sevda ne zaman başladı?
Çok küçük yaştan beri ilgilendiğimi söylersem pekte yalan söylemiş sayılmam. Profesyonelliğe adım atma isteği bende yaklaşık 7-8 yıldır var fakat bir türlü doğru zamanın geldiğini hissetmedim. Ankara Hacettepe Konservatuarında 2 seneye yakın iyi hocalardan ders aldım. İstanbul’a geldikten sonra öncelikle İstanbul Konservatuar ve Şan Bölümü müdürü Şamil Gökberk ile derslere başladım. 2 yıllık eğitimin ardından Süheyla Yengi ile tanıştım. Kendisi 20 yıl Sezen Aksu 5 yıl Kayahan gibi isimlerle çalışan bir Vokal Koç ve Şan Eğitmeni dir. Kendisiyle 2 senedir çok yoğun bir program içerisindeyiz ve sahne ve müzik çalışmalarımıza full gaz devam ediyoruz.

İstanbul’a gelmemin ardından yavaş yavaş konserler başladı ve müzik severlerle buluşmaya başladım. Bunun devamını sosyal sorumluluk projeleri aldı ve Otizmli çocuklar yararına Ankara’da verdiğim konserin ardından İstanbul, İzmir gibi şehirlerde de sokak hayvanları yararına konserler takip etti. Artık proje bazında Barış Manço nun son albüm düzenlemesi ve aranjesini yapan Eser Taşkıran ile çalışmaya başladık. Yakın zamanda güzel bir proje ile izleyicinin de karşısına çıkmayı düşünüyoruz..
Müzik senin için ne anlam ifade ediyor?
Müzik benim için her şey demek. Tüm duygularımı, aşkımı, üzüntümü, sevincimi, mutluluğumu, hüznümü vb sayabileceğim her şeyi aktarabileceğim bir kanal gibi geliyor bana. Müzik olmadan günümün 1dk sı bile geçmiyor. Evde, işte, arabada, yatarken her yerde müzik çalıyor benim hayatımda. Müziksiz bir yaşam benim için düşünülemez.
Müzik kariyerinde Sezen Aksu’nun da desteği olduğunu biliyoruz. Bize biraz da bundan bahseder misin?
Aslında şu an eğitim aldığım yer Sezen Aksunun bir okulu diyebiliriz. Burası uzun zamandır stüdyo Lonca olarak hizmet veriyor. Bu çatının altında eğitim almak ve profesyonel çalışmalarıma devam etmek çok keyifli. Burada başta Süheyla Yengi önderliğinde şarkı ve sahne çalışmalarının tamamını gerçekleştiriyoruz. Buranın hep bir okul olduğunu söylerlerdi ve eğitimlerin dışarıya göre çok daha profesyonel bir yaklaşımla gerçekleştiğin, bende buraya gelerek hayalimin peşinden gittim ve bu okuldan mezun olmak için gerekli tüm çalışmaları şu an son derece profesyonel bir ekiple ilerletiyorum. Tabii ki böyle önemli bir isim tarafından desteklenmek önemli bir duygu. Sezen Hanım bazen çalışmalarımızı
Paylaşmak her şeydir. Bütün duygular için geçerli olabilecek tek şey; her şey paylaştıkça çoğalır... ve bestelerimizi dinleyerek değerli müzik bilgisini ve fikirlerini bizimle paylaşıyor. Zaten müzik içinde duygu ve gelecek görülmezse herhangi bir ilerleme olmaz.
Gündeminde bir albüm çalışması var mı? Nasıl bir albüm olacak?
Aslında albümden ziyade bir Single veya Maxisingle çalışması var. Çünkü öncelikle insanların tepkisini ölçmek gerekiyor. Parçayı sosyal medya üzerinden ve dijital ortamdan yaydıktan sonra TV kanalıyla dinleyiciye ve izleyiciye ulaşıp no name bir ismin neler yapabileceğini görmek istiyoruz. Sonrasında bir firma ile konuşup gerekli işlem süreciyle anlaşma yapılıp belki bir albüm düşünülebilir.
Orta ve uzun vadedeki projelerin hakkında konuşsak?
Aslında önceliğimde sürekli eğitimlerime devam edip güzel bir kariyer için savaşmaya ve kendime bir şeyler katmaya devam etmek var. Single projesinden sonra yolumda bir şeyler şekillenip bana yol gösterecektir diye düşünüyorum. Asıl planım uzun vadede büyük kitlelere ulaşıp müziğimi daha doğrusu hissettiğim duyguları dinleyiciye ve izleyiciye aktarmak.
Konserlerinde, sahnede çok samimi ve doğal bir Sinan var. Sinan Güleryüz’ ün hayat felsefesi nedir?
Aslında cevabı vererek soruyorsunuz:) Doğal ve Samimi olmak. İnsanlar hep birbirlerine bir şeyler kanıtlamak ister hep fiziken, bilgi olarak, özel yetenek olarak birbirinden üstün olmaya hatta olduğunun ötesinde görünmeye çalışırlar. Bunlara hiç gerek yok ki öncelikle kendimizi aynada gordugumuze kabul ettirmek lazım. Biz neysek oyuz. Çoğu zaman içimden ne gelirse onu konuşuyorum, filtreden geçirmeden ya da bir şey katmadan. Bu bazı insanlara samimi gelirken bazılarına küstahça gelir.
Yeni yerler keşfetmek, doğaya kendini bırakmak, müziğin içinde kaybolmak ve sporla kendimi tatmin etmek bambaşka. Aslında arasında ince bir çizgi vardır ve bende samimiyet kısmında durmaya çalışıyorum çünkü en çok üzüleceğim şey yanlış anlaşılmaktır.
Son konserinde fark ettik ki, sosyal medyada takip ettiğin insanların başarılarıyla yakından ilgileniyor ve hatta onlarla sahne paylaşıyorsun. Bir diğerinin başarısından duyduğun mutluluğu dile getirip insanlarla tanıştırıyorsun. İçten bir kişiliğin var. Paylaşmak senin için önemli anladığım kadarıyla. Bu konu hakkındaki düşüncelerini alabilir miyim?

Paylaşmak her şeydir. Bütün duygular için geçerli olabilecek tek şey; her şey paylaştıkça çoğalır... Birinin başarısı onu ne kadar desteklerseniz o kadar artacaktır. Ben yeni bir oluşum içine girdim ve profesyonel sporculuk ve personal trainerlik kariyerimi bir kenara bırakıp yeni bir camiaya girdim. Müzik benim için hep hayaldi ve şimdi onu gerçekleştirmek için koşturuyorum. O yüzden benim gibi bu sektörde yeni olan veya yaptığı işteki başarısını çok duyuramamış insanlara seve seve yer veriyorum. Dediğim gibi kimin kime nerede ne kadar faydası olacağını kimse bilemez.
Müzisyen Sinan Güleryüz’ün bir günü nasıl başlar ve gün boyu neler yapar?
Öncelikle az uyuduğumu söylemiştim, saat 06.00 da günüm başlıyor ufak bir atıştırma ve saat 10.00 a kadar Personal Training lerimi tamamlayip saat 10.30 - 11.30 aralığında bir antrenman yapıyorum. Sonra bir geç kahvaltı geliyor, ardından öğlen civarları stüdyoya gidiyorum ve müzik eğitimine devam ediyorum. Öğlen yemeğinin ardından evde kendime zaman ayırıyorum. Bu bazen piyano bazen gitar bazen de Youtube için klip çekmek gibi oluyor. Ardından akşam yemeği ve günün en güzel saatleri geliyor. Özge ile film koleksiyonumuz var. Birlikte ya da arkadaşlarımızla film izliyoruz. Oyuncu biriyle film izlediğinizde çok farklı açılardan bakmayı öğreniyorsunuz. Özge bu konuda bana çok fazla şey kattı. Ve katmayada devam ediyor.
Ailenin hayatındaki ve başarılarındaki yeri nedir diye sorsam?
Aile her şeydir kavramı bendede var ve anne baba desteği her şeydir tabii ki. Aile desteği olmadan bir şeyleri yapmak daha zor çünkü sizi en iyi tanıyan ve bilen kişilerin arkanızda olduklarını bilmeniz çok önemli. Benim anne ve babada hem milli sporcu hem de müzisyen, bu tabii benim için çok ciddi bir katkı sağlamış oldu. Sporculuk ve Müzik kariyerlerimde hep ikisi de bana hayallerinin peşinden git dediler. Bende şimdi aynen öyle yapıyorum.
Sinan neleri sever, neleri yapmaktan hoşlanır? Ya da neleri yapmaktan hoşlanmaz?
Yeni yerler keşfetmek, doğaya kendini bırakmak, müziğin içinde kaybolmak ve sporla kendimi tatmin etmek bambaşka. Tabii ki bu saydıklarımı sevdiğim insanla yapmak çok daha keyifli. Özgeyle yaptığım her şeyi seviyorum. İnanır mısınız bazen ters düştüğümüz konularda tartışmak bile hoşuma gidiyor Özgeyle çünkü onunla her şey bana güzel geliyor.
Mesela yeni hobimiz Riva tarafında bir yazlık tuttuk, hafta sonları İstanbul stresinden kurtulup orada havuza girip güneşlenip ormanda köpeklerimizle yürümek çok başka ve güzel.
Son zamanlarda sıkça sahipsiz hayvanlar için konserler veriyorsun. Buradan yola çıkarak önce hayvanlarla aran nasıl bu sevgi ne zaman oluştu diye sormak istiyorum?
Hep aklımda olan projelerdi bu konser organizasyonları. Özgenin kurduğu dernekle ortaklaşa, bu sahipsiz çocuklar için neler yapabilirim acaba derken bu konserleri organize etmeye başladık. Özge bana her konuda destek olduğu gibi bunda da beni yalnız bırakmadı. 6 yıl kadar Doğa Sporları eğitmenliği yaptım ve Türkiye genelinde tüm dağlara tırmandım. Bu arada zaten neredeyse tüm hayvanlarla doğada karşılaşıyorsunuz. Bu süreçte de hayvan sevgim çok değişti çünkü kedi, köpek, kuş, balık dışında böcekler vb bir sürü hayvanla iç içe yaşamaya başladım. İnsan iyice doğada yaşamaya başlayınca tarzı, sevgisi, hayata tutunması bile değişiyor.
Yeri gelmişken, bu sayı kapağımızı dünya tatlısı Lucy ile paylaştınız. Patili çocuklarla aranın çok iyi olduğunu, ayrıca sahipsiz olanları da çok önemsediğini biz çok iyi biliyoruz. Okuyucularımız için de anlatırımsın bize; Patili çocukların dünyanda nasıl bir yer kapladığını?
Onlar kaplamıyor ki bence dünyada biz misafiriz onlar ev sahibi. Sadece içgüdüyle hareket eden canlılardan bahsediyoruz. Düşünsenize hangi arkadasınız hangi dostunuz ya da hangi sevgiliniz sizi gerçekten tamamen Hayvanları bir eşya bir mal olarak gören bir adalet sistemi içerisinde korumaya çalışıyoruz.
sadece içinden gelerek sever. O saf o güzel o doğal sevgi o kadar gerçek ki, bunu yalnız bir hayvan sahibi bilebilir ya da hissedebilir. Üzüldüğünüzde yüzü düşer siz sevinince havalara zıplar sizinle oynar sizinle uyur sizi herkesten korur sevdiğinizden bile kıskanır sahiplenir. Çok başka bir şey onlar. Hepsi öyle ama. Bazen sokak köpekleri için saldırgan şöyle böyle diyorlar. Bugüne kadar hiçbiri bana sevgiyle yaklaştığımda bir kötülükle dönüş yapmadı. Doğa kanunudur bu “ne ekersen onu biçersin”. O yüzden İnsan iyice doğada yaşamaya başlayınca tarzı, sevgisi, hayata tutunması bile değişiyor.
bende ulaşabildiğim kadarına ulaşmaya çalışıyorum...
Sevgili Sinan sence sahipsiz hayvanlar yararına verdiğin konserler amacına ulaşıyor mu? Bu alandaki çalışmalarının hedefleri neler, anlatır mısın?

Yapılan her şey bence belli bir amaca hizmet veriyor zaten burada neyi hedeflediğiniz önemli. Maddi amaca ulaşmazsa maneviyatı etkiler oda olmadı keyifli vakit geçirdiğimiz bir zaman halini alır. Konserlerin tamamını derneğe bağışladığım için gelen gelir sahipsiz hayvanlara kullanılıyor ve bir tane bile olsa benim için bir artı. Dahası insanları bilinçlendiriyoruz. Bu bence en önemli kısmı. Bu konserler vesilesiyle derneğe ve bana destek veren diğer sanatçı arkadaşlarımızda kendi çevresine bu bilinçlendirmeyi yayıyor ve böylelikle sosyal sorumluluk kısmı asıl hedeflediğimiz kısım amacına ulaşıyor...
Ülkemizde hayvan hakları denince senin gözlemlediğin durum nedir?
İnsan haklarının bile tam anlamıyla korunmadığı bir yerde Hayvan Hakları için bir şeyler yapıyoruz. Delilik bizim yaptığımız belkide ama yine başa dönüyorum. Halk devletin her şeyini oluşturur. Bizde ne kadar geniş kitlelere ulaşırsak hayvansever olarak o kadar insanlar bilinçlenir. Türkiye’deki her şey Eğitimle ve Gelişmeyle alakalı olduğu için ve ben doğduğumdan beri hala gelişmekte olan bir ülke olduğumuz için çok ama çok gerideyiz birçok konuda. Düşünsenize hayvanları bir eşya bir mal olarak gören bir adalet sistemi içerisinde korumaya çalışıyoruz. Ben daha ne diyeyim ki!
Bu koşulların değişebilmesi için sence neler yapılabilir?
Dediğim gibi her şeyin başı Eğitim Eğitim Eğitim. Neden Avrupa diyoruz çünkü insanlara değer veriliyor, çünkü eğitim sistemleri çok iyi, çünkü bilinçli nesiller yetiştiriyorlar. Daha ne olsun ki. Hukuk sistemleri çok gelişmiş ve yaptırımları ağır. İnsanlar suç işlemeden önce çok kez düşünüyor. Eksiklerimiz bu yöndedir diye düşünüyorum.
Şu anki Sinan gelecekte kendini nerede hayal ediyor?
Başladığım günden beri hep düşündüğüm şeylerden biridir bu aslında. Ben müziğimle yüzleri binleri milyonları etkilemek istiyorum. Açıkçası bu konuda alçakgönüllü olmak istemiyorum, ya da azla yetinmek. Çünkü çalıştığın zaman iyi bir ekiple ilerlediğin zaman biliyorum ki o müthiş güç seni yukarıdan görüyor ve çalışmalarının karşılığını veriyor. Şans bu konularda çok önemli derler fakat insan kendi şansını kendi yaratır. Buda bir gerçek. Hedefim 2022 Harbiye. Tıklım tıklım olmasını insanların şarkılarla müzikle kendini yeniden bulmasını istiyorum. Sonrasında da tabii ki Dünyaya açılmak hedeflerim arasında.
Sevgili Sinan biraz da özel yaşamınla ilgili merakları giderelim... Mesela çok kısa süre önce Sevgili Özge Özder’le evlilik kararı aldığınızı biliyoruz. Ayrıca ikinizi de aynı anda tanıdığımızdan, geçen sürede ne denli güzel bir birlikteliğiniz olduğuna da şahitlik ediyoruz ve bundan da büyük mutluluk duyuyoruz. Özge’yle ne zaman ve nasıl tanıştınız?
24 Şubat bir derginin etkinliği. Bu hikâye çok ilginç hadi size anlatayım. Erzurum sway otelde hafta sonu eventine gittik kalabalık bir grup ve o grup içerisinde Özgede vardı. Ben 1 sene öncesinden Özge ile tanışıyorum fakat samimiyetimiz yoktu. Uçakta yan yana geldik ve sohbet başladı. Ben onu uzun zaman önce markaja almıştım ama onun bundan haberi yoktu.:) Sohbetimiz çok keyifliydi ve son gün 5 arkadaş uçaklarımızı akşama almıştık. Beraber geldiğimiz ekip döndü fakat biz 5 imiz akşam uçağıyla dönecektik. Pazar sabahı kalktık geç bir kahvaltı sonra ben Gitarı aldım ve otelin ortasında bulunan şöminede saatlerce Özgeye gitar çaldım. Orada bir şeyler zaten yavaş yavaş alevlenmeye başlamıştı. İstanbul’a döndükten sonrada evlerimizi birleştirip hiç düşünmeden beraber yaşamaya başladık...
Sizi evlilik kararı almaya götüren süreçte ilişkinizde neyi ön planda tutmaya özen gösterdiniz mesela? Daha farklı bir anlatımla sence mutlu bir birliktelik için nelere dikkat etmek, neyi önemsemek gerek?
Bizim için en önemlisi Saygı ve Özgürlük. Özgede bende özgür ruhlarız ve birbirimizi bu konuda hiç bunaltmıyoruz. Dahası Özgenin dünya görüşünü aldığı tiyatro eğitimlerini ve kültürel kapasitesini ve acık sözlülüğünü hep çok beğenmişimdir. Sanatçı olduğunuzda hep bir farklı gözle bakarlar ki bunu kaldıramayan kişilerde ne oldum delisi olurlar. Özge hiç öyle değil. Hatta bazen fazla alçakgönüllü olduğunu düşünüyorum. Özgürlüğüme düşkün olduğumun çok farkında ve bugüne kadar beni her konuda destekleyen ailemin dışındaki tek kişidir diyebilirim. Allah ona sağlık versin ki çok uzun yıllar güzel bir Ömür yaşayalım.
Sevgili Sinan bize zaman ayırdığın ve bu keyifli sohbet için çok teşekkür ediyoruz. Son olarak eklemek istediklerin?
İşin başı sevgi. Yaptığınız ne varsa onu severek yapmalısınız yoksa o eziyete dönüşür. Sevmekten asla vazgeçmeyin. Ve tabii ki Hayallerinizin peşini de asla bırakmayın.
Bu yolda çok zorluklar engeller size inanmayanlar kendileri yapamadıkları için sizinde yapamayacağınızı düşünen insanlar olacaktır. Sizi sürekli eleştiren ben olsam şöyle yapardım diye konuşanlar. Hayallerin hedefe ve yakın geleceğe dökülmesini sadece biz bir şeyler yaparak oluşturabiliriz. Pes etmemek, düşünce yeniden kalkmak ve asla vazgeçmemek gerekir.
Ben teşekkür ederim, siz de Sevgiyle kalın......





