Kapak Konuğu · Sayı 13

Ömür Gedik

Ömür Gedik

Bu süreçte HAÇİKO Derneği başkanı olarak İç İşleri Bakanımız Süleyman Soylu ile irtibat kurarak ve sokasöyleşi yaptım.

Evinde ve evinin bahçesinde sayamayacağım kadar çok sayıda can dostları ile karşılaştım. Kedi ve köpeklerinin olduğunu biliyordum ama bu kadar çok sayıda patiye evini açtığını tahmin edememiştim açıkçası. İki köpeğinin yanı sıra pek çok kedi ve kedi yavrularının beraberce koşturduğu evinin bahçesinde söyleşimize başladık. anatçı kimliğinin yanı sıra güçlü bir hayvan hakları savunucusu olan, HAÇİKO Derneği’nin hem kurucusu hem de başkanlığını yürüten sevgili Ömür Gedik’le evinde sizler için çok özel bir

erhabalar Ömür Hanım, kedileriniz ve köpeklerinizle harika bir ortamdayız gerçekten. Her biri çok sıcakkanlı ve evcimen. Tatlı yavrularınızın hikâyeleri ile başlayalım isterseniz.

Bunların bir kısmı yakın zamanda aile olarak geldiler. Nasıl geldiklerini biz de anlayamadık. Biri bıraktı veya kendileri geldiler. Çünkü bir anne ve dört yavru ile aile olarak buradalar. Bu şimdi iyi halleri, geldiklerinde hepsi ishaldi, siyah olanın durumu daha kötüydü, zayıf da olduğu için yaşar mı yaşamaz mı endişemiz vardı. Ayrı bir odada, bir hafta sağlam bir antibiyotik tedavisi ile hayatta tuttuk. Şimdi en yaramazlarından bir tanesi oldu. Dördü de zor bir süreç atlattı aslında, birbirlerine sarılarak geçirdiler o süreci şimdi çok iyiler. 3 kız, bir erkek yavru ve anneleri ailenin bir parçası oldular. Renkli aile diyorum ben onlara.

Evet, çok tatlılar. Çok da renkliler gerçekten. Renkli aile de sizin evin çocukları arasına karıştı.

Evde çok kedimiz var bizim. Her birinin ismi de var. Geçen gün saydık tam 26 kedimiz var. Evde, bahçede girip çıkanlar var. Tamamen evde yaşayan hiç çıkmayan ise 12 kedi var. Kışın tabii ev içindeki popülasyon artıyor. Yazın ve bahar aylarında bahçede dolaşmayı seviyorlar bu da doğaları gereği tabii.

Kesinlikle, çok da uygun zaten bahçenizde. Yanınızda yatan bu yavruyu da tanıyabilir miyiz?

Benim 15-16 yıllık arkadaşım. İki taneydiler, onun abisini birkaç ay önce kaybettim. Body, benim için çok özeldi. Hepsi çok özeldir ama onun benim hayatımı değiştiren, hayatıma direk dokunan ve hayvanlara olan sevgimi yapılandıran özel bir yeri vardır. Benim insanlarla el sıkışamayacak kadar zorlandığım, hastalık hastalığı şeklinde, psikologlara kadar gidip tedavisini beceremediğim sorunlarım vardı. Onları ben Body ve diğerleri sayesinde yendim.

Ben çocukken de hayvanlarla iç içeydim. Erenköy’de bahçeli bir evde geçti çocukluğum. Kurbağaları bile elleyip onları sulak bölgelere alıp güneşte kurumasınlar diye düşünür, yerlerini değiştirirdim. Kediler, köpekler… Sonra çocuğumun olması ile birlikte bir mikrop takıntısı oluştu. Onu da hayvanlar sayesinde yendim, herkese de tavsiye ediyorum. Başka yerde şifasını aradığımız birçok hastalığı onlar sihirli dokunuşları sayesinde iyileştiriyorlar.

Bir de Labrador’ unuz var.

Evet, o da abajurlu geziyor şu an. Çünkü sen de biliyorsun köpeklerin en büyük özelliği insanları çok güzel kandırıyorlar.

Ömür Gedik
Ömür Gedik

Duygu sömürüsünde onların üzerine kimse yok. Burası da kalabalık. Stüdyo ortamımız da var, gelen gidenimiz çok. Yemek yenirken öyle bir bakıyor ki göz- lerinin içine dayanamıyorlar ve herkes yediklerinden bir şey veriyor, alerjisi de var... Bir yarası oldu. Onu yalamaması, ısırmaması için abajuru ile geziyor bu aralar. Biraz mutsuz o yüzden ama hala da yemek peşinde!

Kendini de çok sevdiriyor, herkesle çok ilgili, çok şeker. Hepsi öyleler zaten. Gelelim HAÇİKO ya. Sanatçı yönünüz çok ağırlıklı zaten ama HAÇİKO çok önemli hayatınızda sanıyorum. Çünkü 2010 da kurmuşsunuz derneği, oldukça çok da emek veriyorsunuz. Misyonunuz ‘sevgi ve şefkat farkındalığı’.

kologlara kadar gidip tedavisini beceremediğim sorunlarım vardı. Onları ben Body ve diğerleri sayesinde yendim. Benim insanlarla el sıkışamayacak kadar zorlandığım, hastalık hastalığı şeklinde, psiKesinlikle öyle! 10 yıl oldu derneği kuralı. Herkes dedi ki; ilk bir hevestir bir süre sonra bırakır. Ama biz daha da hızlanarak tabii ekibimin de emeği ile yeni bir oluşumu daha bünyemize kattık. Üniversiteli gençlerle Genç Haçikolar olarak bu anlamda giderek büyüyen bir aile olduk. 2010 yılından beri ilk başta mama dağıtarak, tedavi yaptırarak başlayan dernek faaliyetleri şimdi artık Ankara’ya gidip evcil hayvan mağazalarının kapatılması veya faytonlarla ilgili eylemlere kadar genişledi. İki yıldır İstanbul Maratonunda yer alan tek hayvan hakları derneğiyiz. İnsanlar artık hayvanlar için de katılıyorlar maratona. Bu sene sokak hayvanlarının tedavisi için pek çok gönüllümüz, pek çok destekçimiz bizle birlikteydi. Güzel şeyler oluyor. Farkındalık giderek artıyor hayvanlarla, hayvan hakları ile ilgili ama benim sadece kedi, köpek derneği olmaktan ya da kedi, köpek sever olmaktan biraz ayrılmak istiyorum. Daha genele yaymak istiyorum. Çünkü aslında çiftlik hayvanlarında, sirklerdeki hayvanlarda, yunus parklarında ciddi bir sömürü ve beden ihlali var. O konularda da duyarlı olmak gerektiğini düşünüyorum. Kediler, köpekler insanlara çok yakın hayvanlar, çok da mutlu ediyorlar bizi ama ben bir kuzunun bir kediden bir köpekten farkı olduğunu düşünmüyorum. Bu açıdan hayvan hakları savunuculuğunun sadece kedileri, köpekleri sevmek, onları doyurmak gibi algılanmaması gerektiğini düşünüyorum.

Bir bütün olarak düşünülmesi, algılanması gerekiyor kesinlikle dediğiniz gibi.

Evet, çiftliklerde özellikle ineklere yapılan, yavruladıktan sonra yanlarından alınan yavrularına yapılan bu tavır da aslında bir beden ihlali. Kadına şiddet her şeyden önce. İneğin yanından yavrusunu ayırıyorsun. Bunların da gündeme gelmesi gerekiyor. Dernek olarak dediğim gibi sadece kedi, köpek değil faytonlara koşulan atlardan, sömürülen hayvanlara kadar… Kendi doğal ortamlarında olsun hayvanlar. Doğada, çimlerde yaşasınlar. Çoğu gökyüzünü, çimleri göremeden hayata veda ediyor. Bunların da gündeme gelmesi derneğimizin en önemli sorunlarından bir tanesi.

Bu anlamda yeni yapılacak çalışmalar içerisinde zannediyorum Genç Haçikolar da var.

Gençler gerçekten çok duyarlı. Sosyal medyada da duyarlı. Mesela biz çok karşılaşıyoruz, yollarda çok lüks bir araba, bir kediye, köpeğe çarpıyor arkasına bile bakmadan gaza basıyor. O kediyi, köpeği bulup, bizim derneği arayan gençler oluyor. Onlar yaşam haklarına çok daha saygılı. Hayvanlarla ilgilenen ve bir şeyler yapmak isteyen gençler, Genç Haçikolar’ı oluşturuyor. Genç Haçiko çok değerli bizim için, şu sıralar onu büyütmeye çalışıyoruz, çok da iyi gidiyor.

Bu arada başında abajuruyla birlikte aramıza dalarak sevilmek isteyen tatlı Oğluş hemen havayı dağıtarak kahkahaya boğuyor bizi.

Çok üzülüyorum ona böyle dolaşıyor diye. Geçen gün çıkardım kaş göz arasında yine o yarasını yaladı.

Okuyucularımız için hemen belirteyim HAÇİKO Derneğinin çok da güzel çalışmaları var. Web sitesinden inceleyebilirsiniz. Mesela bir yaş günü, bir nikâh veya bir vefatta ya da bir arkadaşınıza hediye olarak gönderebileceğiniz hediye bağış kartları ile de destek olabiliyorlar.

Ömür Gedik
Ömür Gedik

Bizim derneğin en büyük geliri gönüllülerimizden gelen bağışlar, çünkü giderimiz gerçekten çok fazla. Derneği yürütebilmek günümüz şartlarında çok çok zor, çünkü Türkiye, dünya sıralamasında sosyal sorumluluğa değer veren ve yardım yapan ülkeler sıralamasında çok çok gerilerde. Herkes bir şey bekliyor ama derneğe de bir yardım yapın deyince kimse umursamıyor. Öyle alışkanlığımız yok maalesef ülkemizde, biz bunu da kazandırmak istiyoruz. Bunun için de insanların özel günlerinde en azından bir derneğe bir bağış yaptık, bir şey yaptık diyebilmeleri için hediye kartları yaptık.

Ağaç dikmek sosyal sorumluluklar arasına girdi, çok seviniyorum buna. Yangınlar olduğunda bir o kadar ağaç dikmek için de insanlar çaba harcıyor. Hayvanlar için de bir şeyler yapmak gerektiğini düşünüyorum, doğum günlerinde insanlar doğum günü kartlarını bizim dernekten alabiliyorlar. Nikâhlarda artık nikâh şekerleri yerine Haçiko bağış kartları koyuyorlar masalara. Bunlar da çok sevindiriyor bizi. Birde çelenkler için çiçeklerin koparılması çok canımı yakıyor, doğum günü, yılbaşı, sevgililer günü gibi özel günlerde de çiçek getirildiğinde çok çok üzülüyorum. O yüzden o özel günlerde ben çiçek koparmak yerine bir hayata bir can vermeyi çok daha anlamlı buluyorum.

Çok güzel ve çok anlamlı… (Söyleşimiz sırasında yanımızda yatan ve sakince bizi dinleyen Ömür hanımın köpeklerinden Şiba ile aramıza tekrar labrador oğlu giriyor. Ve bizde yine bir kahkaha tufanı) Şiba’nın yanımıza yatmasını kıskanmış olsa gerek diğeri. Bu ikisi sevgililer, aynı yatakta yatıyorlar diyor Ömür hanım. “Şiba şimdi felç ve iki yıldır hareket edemiyor. Eskiden ama ikisi beraber çok güzel koşuyorlardı” diyor ve ekliyor

üretim yaptığım bir dönem oldu. Yeni şarkıların kayıtlarını tamamladım. İranlı ve Türk müzisyenlerden oluşan mistik rock grubu RAH ile yaptığımız Leylim Ley Cover’ı geçtiğimiz hafta yayınlandı. Pandemi dönemi iş yoğunluğu olmaması nedeniyle daha çok Şunu da söylemek lazım tabii biz, barınaklarda, sokaklarda terkedilmiş çok yaşlı hayvana rastlıyoruz. İyiyken, sağlıklı ve gençken, yürüyebiliyorken, koşup oynayabiliyorken, evde güzel bir ambiyans yaratıyorken iyi ama yaşlandığında sokağa atılmak hiç kabul edilir bir şey değil.

Onlar çocuklarımız, elimden geldiğince Şiba’yı felç olduğu bu son döneminde de mutlu yaşatmaya çalışıyorum. İlgimi ve sevgimi üzerinden eksik etmemeye çalışıyorum. Hastalığının üzüntüsünü ona yaşatmamaya çalışıyorum. Bu çok önemli çünkü sonuçta en sevdiği şeyi kaybetti, yürüyüp koşamıyor. Biz onu oradan oraya taşıyoruz, bir tekerlekli sandalyeyle gezdiriyoruz. Hayvanlar yaşlandığında en çok mağduriyetleri, terkedilmeleri oluyor. Buradan da o mesajı vermiş olalım. Terk etmeyip, son anlarına kadar, hastalıkta ve sağlıkta hani evlilikte verilen bir sözdür ya, son ana kadar yanlarında olalım.

Bu çok önemli ve değerli... Maneviyat olarak da insanı çok etkileyen bir süreç aslında. Benim de yakın zamanda kaybettiğim 17 yaşındaki köpeğim son döneminde birbuçuk sene yürüyemedi.

Senin de başın sağ olsun…

Teşekkür ederim sağ olun. Derneğin iletişim bilgilerini de iletelim okuyucularımıza. Başka hangi konularda yardımcı olabiliyor dernek?

Telefonumuz . Bu telefondan bizden yardım istemek için de her türlü seve seve arayabilirsiniz. Yardımdan kastım sadece bir hayvanın tedavisi değil, Yönetim Kurulu’muzda iki değerli avukatımız var. Avukatlık konusunda da çok iyi destek veriyor derneğimiz. Kiracılar ve ev sahipleri arasında evden çıkarılması istenen pek çok insana yardım ediyoruz. Hayvan Hakları İhlallerinde davaları açan derneklerden bir tanesiyiz. Her türlü şikâyet ve danışma için bu numaradan arayabilirler. Tabii bunun yanında özel gün kartlarımız için de ulaşabilirler.

Haciko.org.tr den iletişim bilgilerini verirlerse aylık bültenlerimizi de kendilerine yollarız.

Ayrıca şunu da söylemek istiyorum. Pek çok ilde artık HAÇİKO oluşumları var. Adana’dan Antalya’ya, İzmir’den Samsun’a, Van’dan Bursa’ya kadar HAÇİKO Temsilcilikleri var. Sadece İstanbul’da değil Türkiye’nin pek çok yerinde hayvan hakları için çalışmaya, hayvan hakları için gönül verenlere yardım etmeye devam edeceğiz. Bize ulaşabilirler. Seve seve ailemizi büyütmeye bekleriz.

Sevgili Ömür Hanım, hayatımıza Covid-19 un girişiyle ne olduğunu anlamadan bir anda kendimizi evlerde hapsolmuş halde bulduk. Siz neler yaptınız bu 3 aylık süreçte?

Ömür Gedik
Ömür Gedik

Pandemi sürecini evde, hem kendi hem yakınlarım hem de toplum sağlığını dikkate alarak kişisel karantinamı uygulayarak geçirdim. Sosyal mesafe maske ve hijyen konularına dikkat etmeye de devam ediyorum. Korona için aşı ya da tedavi bulunsa bile hijyen ve sosyal mesafenin kalıcı olmasını diliyorum. Çünkü diğer pek çok hastalıktan korunmak için de bunlara dikkat etmek şart.

HAÇİKO Derneği olarak faaliyetlerinize devam ederken pandemi sürecinde zorluklar yaşadınız mı?

Kandıralı’ ya ait olan ARAMIŞSIN adlı şarkımı çıkardık 2020 başında. Yine 2020 başında müzikal bir proje vardı. Sözü ve müziği bana ait, düzenlemesi ise Cenk Bu süreçte HAÇİKO Derneği başkanı olarak İç İşleri Bakanımız Süleyman Soylu ile irtibat kurarak ve sokağa çıkma yasağı günlerinde, belediyelerin besleme yapması ve hayvanseverlerin sokağa çıkma yasağında besleme yapma izinlerinin çıkmasıyla ilgili görüşmeleri tamamladık. İzinler alındığı için sokağa çıkma yasağı günlerinde de elimizden geldiğince besleme yaptık.

Müzikal çalışmalarınıza gelirsek… Şu sıralar oldukça yoğun günler yaşıyorsunuz ama pandeminin hemen öncesinde de ses getiren çalışmalarınız oldu. Video klibi de hayli dikkat çekmişti, paylaşabilir miyiz lütfen?

Sözü ve müziği bana ait, düzenlemesi ise Cenk Kandıralı’ ya ait olan ARAMIŞSIN adlı şarkımı çıkardık 2020 başında. Yine 2020 başında müzikal bir proje vardı. Cemal Hünal ile tiyatrolarda, kültür merkezlerinde başlayan bir proje. Film müzikleri. Çok da güzel bir senaryosu var oyunun. ‘Bir Film, Bir Şarkı’ adı altında

Ocak ayında CKM de HAÇİKO yararına bir gösterimiz oldu. Cemal Hünal benim çok sevdiğim bir oyuncu. O da şarkı söylüyor. ‘Issız Adam’ deyince hemen akla gelen isim. ‘Anlamazdın’ şarkısını onunla birlikte sahnede beraber söylüyoruz. Sadece Issız Adam ve Anlamazdın değil, Hababam sınıfı şarkıları, Yeşilçam şarkıları, Titanic den bir görselle ‘My Heart Will Go On’ a geçiyoruz.

En yeni çalışmalarınıza gelirsek?

Pandemi dönemi iş yoğunluğu olmaması nedeniyle daha çok üretim yaptığım bir dönem oldu. Yeni şarkıların kayıtlarını tamamladım. İranlı ve Türk müzisyenlerden oluşan mistik rock grubu RAH ile yaptığımız Leylim Ley Cover’ı geçtiğimiz hafta yayınlandı. Hem şarkı hem de Polonezköy Tabiat Parkı’nda ormanda çektiğimiz klibi çok güzel tepkiler alıyor.

LEYLİM LEY, sözleri Sabahattin Ali ve müziği Zülfü Livaneli’ye ait olan müthiş bir eser. Video klibi ve düzenlemesi ile sizin yorumunuz ve RAH grubunun enerjisi ile çok başarılı cover’ lanmış. Yeni çalışmalarınızın da yolu açık olsun. Sevgili Ömür Hanım, hem gönlünüze hem ağzınıza sağlık. Bu özel söyleşi için çok teşekkür ediyorum. Dokunacağınız hayatlar çok olsun dilerim. Söyleşimiz anısına ‘Kırmızı Yansımalar’ sergimden bu tabloyu size hediye etmek istiyorum. Evinizin bir köşesini süslerse çok mutlu olurum.

Sende de hem müzik, hem resim. Salonumun en güzel yerini süsleyecek. Renklere ve enerjisine bayıldım, teşekkür ederim…

Ben çok teşekkür ederim.

Basılı arşivden
Bu röportaj ilk kez 4P1K Sayı 13 (Temmuz 2020) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.