Söyleşi · Sayı 2

Mihaela Yüce

Mihaela Yüce

Merhaba; bu sayımızda siz okurlarımız için Fred kendileri papağan olur, sokaktan gelen Rio, sevgili oğul Can ve güzel kalpli Mihaela’ nın evine konuk olup onların hikayesini anlatacağız.

Sevgili Mihaela bir papağan almaya nasıl karar verdiniz?

Bir arkadaşım vardı çok seyahate çıkıyordu, bir yurt dışı seyahati esnasında papağanı evde yalnız kalmasın diye 1 haftalığına bize bıraktı. Bu misafirlikten memnun kalınmış ki daha sonra bu seyahatler çoğalıp her ay zorunlu olmaya başladığında Fred de hep bize gelmeye başladı ve biz ona o da bize çok alıştı, geri vermek istemedik. Artık bizimle yaşıyor.

Fred’in cinsi nedir, kaç yaşında?

Afrika papağanı Jako denilen. Biz aldığımızda 7 yaşındaydı, şu an 10 yaşında oldu. üç senedir bizimle birlikte yaşıyor. Fred çok enteresan bir kuş.

Fred dişi mi yoksa erkek mi?

Mihaela Yüce
Mihaela Yüce

Veteriner çağırdık eve baktı ve anlayamadı. Bizde üstelemedik kendisini cinsiyetsiz seviyoruz:)

Fred sizinle ve oğlunuz Can ile birlikte yaşıyor. Sizlerle iletişimi nasıl?

Fred bizimle yaşamaya başladıktan sonra ilk öğrendiği oğlumun ismi oldu. “Can Can” diye tekrarlamaya başladı. Sonra da sabahları ‘’Günadın Can‘’ demeye başladı. Can’ı daha çok seviyor. Çünkü Can onunla daha çok ilgileniyor. Can’ a sevdiriyor kendini, ben pek dokunamıyorum beni ısırıyor. Can uzun süre konuşuyor onunla sohbet ediyor, onun eline konuyor ve dinliyor. Bana gelmiyor öyle hiç, ayrıca gagası çok sivri ısırınca da bırakmıyor. Her gece ‘’ İyi geceler‘’ diyor. Tonlaması pek bir güzel. Gece mesela daha televizyon seyredeceğiz ama saatte biraz geç olduysa ‘’hadi iyi gecelerrr‘’ diyor, biz ışığı kısıyoruz. Eğer daha uzun oturuyorsak “iyi geceler iyi geceler” diye 4 – 5 kez tekrarlıyor hadi gidin yatın anlamında tonlaması da sertleşmeye başlıyor, bende üzerini kapatıyorum ki sussun.

Fred ne ile besleniyor? Neler seviyor?

Meyva yemeyi çok seviyor. Karpuz, kiraz, elma, muz bunların hepsini keyifle yiyor. Güncel maması ise tuzsuz çekirdek onunla besleniyor. Birde kabuklu fıstığa dayanamıyor ödülü o, bayılıyor.

Mihaela Yüce
Mihaela Yüce

“Fred şarkı söylemeyi seviyor. Bildiği 2 şarkı var biri Fenerbahçe’nin marşı diğeri de Gülşen’in bir şarkısının ‘ ’of of kömür gibi yanıyorum’’ nakaratı.”

Onu yakalayamadım şu ana kadar, tam telefonumu açıp kaydedeceğim, görünce susuyor. Ama diğerini kaydettim. Bazen çok konuşuyor susmuyor veya sürekli şarkı söylüyor o zaman da kabuklu fıstığından veriyoruz biraz ara versin diye:)

Arkadaşlarınız geldiğinde nasıl davranıyor? Sevmediği biri var mı mesela?

Kalabalığı seviyor rahatsız olmuyor. Tam tersine hoşuna gidiyor gülüyor, kahkaha atıyor ya da bol bol konuşuyor. Ben telefonla konuşmaya başlayınca hemen Alo – iyi günler – teşekkür ederim diyor hatta keyfi isterse daha çok konuşuyor. Eve yardımcı bir kadın geliyor. Kadın hafif toplu. Fred ona tontişkom diyor. Kadıncağız bana mı söyledi diye alındı hani biz öğretmişiz gibi. Aslında bir şey kolay öğretilmiyor, kendi istediği zaman söylüyor. Demekki ben bir gün birine bahsetmişim o da kadına tontişkom diye sesleniyor. Yani bazen insanı mahçup ta edebiliyor işte böyle.

Televizyondan duyduğu isimleri söylüyor, geçen hafta misafirlerim vardı hiç konuşmadı konuşmadı bir ara İzmir marşı söylendi o da gagasıyla ritim tutmaya başladı. Ama Fenerbahçe maçı başladığı anda marşını söylemeye başlıyor. Galiba papağanımız Fenerbahçeli Birde ‘’ güzel kuş‘’, ‘’akıllı kuş‘’ diyor kendi kendine.

Birazda sokaktan gelen dostunuz Rio’dan bahsedelim. Onun hikayesi nedir?

Aslında hiç köpek almayı düşünmüyordum, 3 sene evvel bir Haziran gecesi saat 12.00 sularında sahilden dönerken peşimize bir sokak köpeği takıldı ve bizimle apartman kapımızın önüne kadar geldi, biz içeri girerken de ağlamaya başladı, dayanamadık aç heralde yemek ve su verelim karnını doyuralım diye eve aldık oğlumla beraber. Geldiği an yaklaşık 2 litre su içti, ona göre yemek olmadığı içinde bolca yumurta haşladım, o kadar açmış ki yemedi yuttu resmen. Ondan sonra da kanepenin en güzel köşesine yerleşti ve uykuya daldı. Tasmalıydı o yüzden sabahı beklemeye karar verdik. Ertesi gün fotoğraflarını çektik, civardaki veterinerleri gezdik. Böyle bir köpek bulduk, köpeğini kaybeden var mı diye. Sonra kendisini götürdük cip te yoktu, bu arada oğlum Can çok sevdi o da bizimle kaldı. Fred bazen çok konuşuyor susmuyor veya sürekli şarkı söylüyor o zaman da kabuklu fıstığından veriyoruz biraz ara versin diye:)

Basılı arşivden
Bu röportaj ilk kez 4P1K Sayı 2 (Ekim 2017) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.