Kapak Konuğu · Sayı 35

Melih Özkaya

Melih Özkaya

1988 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Çocukluk yıllarından itibaren spor dalları ile ilgilendi. Anadolu Üniversitesi Spor Yönetim bölümünden mezun oldu, amatör ve kısa vadeli çalışmalarının ardından profesyonel olarak voleybol oynamaya başladı.15 yıl boyunca voleybol oynadı. 2011 yılında kamera önü eğitim alarak oyunculuk yapmaya kımında yer aldı. Survivor All Star da sakatlığı nedeniyle elenen başarılı oyuncu Survivor da yarıştığı sürece izlediği yol, terbiyesini bozmaması ve yarışma başarıları ile izleyicileri tarafından büyük bir takdir kazandı. 2020 yılında Emanet dizisinde Komiser Ali rolünü canlandırmaya başladı. Hayvansever kimliği ile de ön plana 012 yılında Yer Gök Aşk dizisinde ilk oyunculuk deneyimini sergiledi. Seyirci tarafından çok sevilen oyuncu 2018 yılında Survivor All Star da gönüllüler taçıkan genç oyuncuyla sizler için keyifli bir söyleşi yaptık

Sevgili Melih Özkaya çocukluğunuzdan bu yana spora olan ilginizi biliyoruz, profesyonel olarak voleybol oynuyorsunuz. Sonra oyunculuğa merak sarıyorsunuz ve eğitim almaya başlıyorsunuz. Bu alana yönelmenizin özel bir nedeni var mı?

Özel bir sebebi yok aslında her şey tamamen kendi akışında gelişti. Tesadüfen tanıştığım bir menajer beni oyunculuğa yönlendirmişti. Şimdi dönüp geriye baktığımda iyi ki diyorum..

Bu arada Adrenalin tutkunu olduğunuzu da biliyoruz;, cliff diving (yamaç atlayışı), yüzme, son yıllarda ise snowboard ve binicilik sporlarına ilgi duyuyorsunuz. Adrenalin sporları hakkında bir şeyler anlatabilir misiniz, çok tehlikeli değil mi?

Evet tehlikeli fakat küçüklüğümden bu yana beni heyecanlandıran belki de korkutan şeyler hep ilgimi çekmişti. Bisikletimle akrobatik atlayışlar yapardım 10 yaşlarımda, ailemin haberi olmadan Emirgan sahilinde denize girerdim. Hatta kimi zaman arkadaşlarla boğazı geçerek karşı kıyıya yüzerdik. Korkusuz bir yapım olduğu için riskli şeyler denemeyi severdim. Biraz daha büyüyünce kayalardan denize atlamaya başladım, hep daha yükseği aradım. Bu isteğim bana çoğunlukla adrenalin dolu deneyimler yaşattı ve hep keyif verdi.

Tabii buna bağlı olarak bir Motosiklet tutkunusunuz da. Motosikletle tanışma hikayenizi anlatır mısınız?

Melih Özkaya
Melih Özkaya

Aslında motosikletten önce bisiklet tutkunuydum. Sonraları yaş ilerledikçe bisikletin yerini motosiklet aldı. Şu anda o da yok sadece tekteker adı verilen tek kişilik elektrikli bir cihaz kullanıyorum trafikte. Motosikletle de çevremdeki insanlar sayesinde tanışmıştım. Sürekli ne kadar pratik olduklarından bahsediyorlardı ama ben şu an ondan çok daha pratik bir ulaşım aracı kullanıyorum.

Ne güzel, peki spor eğitmenliğine devam ediyor musunuz?

Sporla hala aktif bir şekilde uğraşsam da malesef eğitmenlik kariyerime ara vermek zorunda kaldım. Setim bu kadar yoğun olmasaydı, hobi olarak bile olsa insanların hayat kalitelerini artırmak için o mesleğe devam ederdim.

Birce Akalay ve Murat Ünalmış’ın başrolünü oynadığı ‘Yer Gök Aşk’ dizisinde oynamıştınız. Bu sizin ilk oyunculuk deneyiminiz miydi?

‘Yer Gök Aşk’ dizisi, benim ilk kamera önü deneyimimdi. Bana bu mesleği yapmalıyım kararını verdirdiği için hayatım boyunca yeri her zaman ayrı olacak. Tadı damağımda kalan bir iş oldu.

Karamel Yapım imzalı Emanet dizisinde Ali Komiser karakterini canlandırdınız. Biraz projeden bahseder misiniz?

Melih Özkaya
Melih Özkaya

Evimde 10 yıldır bizimle birlikte yaşayan bir kedim var, adı Sezar ama ilk geldiğinde daha 3 aylık olduğu için Bebiş diye sesleniyorduk. O da bu ismi benimseyince o şekilde hitap etmeye devam ettik Şimdilerde 8 kiloluk büyük bir kedi olması bu ismi biraz ironik hale getirdi tabii..:) Sezar, özgür ruhlu bir kedi. Küçüklüğünden bu yana, bu yapısına uygun imkanları verdim..” Bir gün arabama bindiğimde gelen sesler üzerine kaputu açtığımda tanıştım Sezarla. Eve aldım onu ve ailemizden biri haline geldi. Çok özel bir kedi olduğunu tüm çevrem bilir.:)” Bu projede olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Hem uzun soluklu hem çok sevilen hem de çok izlenen bir iş olduğu için içinde olmaktan dolayı çok mutluyum. Canlandırdığım karakter, bana yakın, disiplinli, kararlı, sert ve otoriter. Sadece özel hayatında bu kadar duygusal bir yapıda olması bana uymuyor diyebilirim. Zaten oyunculuk dediğimiz şey, kendinizden uzak karakterleri de içselleştirebilmek ve canlandırabilmektir. Hem canlandırdığım karakteri yaşatmak hem de bu projede olmaktan çok memnunum.

Şu anda aktif olarak yer aldığınız projeler neler?

Şu an aktif olarak sadece ‘Emanet’ dizisinde yer alıyorum.

Bugün geldiğimiz noktada diziler hakkında neler söylemek istersiniz?

Gerek televizyonda gerek dijital platformda diziler, hayatımızın büyük bir parçası oldu. İnsanlar işten yorgun argın geliyorlar ve büyük maddi harcamalar yapmadan kafalarını dağıtmak istiyor. Tam da bu noktada diziler-filmler devreye giriyor. Çok fazla seçenek ve imkanın varlığı hem seyircilere hem oyunculara hem de sektörün farklı alanlarında çalışanlara nefes aldıracak bir alan yarattı.

Gelelim Hayvan sevginize; birlikte yaşadığınız dostunuz Sezar’dan bahseder misiniz bize? Nasıl tanıştınız, birbirinizin hayatına nasıl dahil oldunuz?

Evimde 10 yıldır bizimle birlikte yaşayan bir kedim var, adı Sezar ama ilk geldiğinde daha 3 aylık olduğu için Bebiş diye sesleniyorduk. O da bu ismi benimseyince o şekilde hitap etmeye devam ettik Şimdilerde 8 kiloluk büyük bir kedi olması bu ismi biraz ironik hale getirdi tabii..:) Sezar, özgür ruhlu bir kedi. Küçüklüğünden bu yana, bu yapısına uygun imkanları verdim. Önceleri tasmayla köpek gibi gezdirirdim sonra tasmaya bile gerek kalmadı çünkü hiçbir yere kaçmayıp hep beni takip etti. Normalde evde yaşayan bir kediden beklenilmeyecek davranışları sergiledi. Korkusuz, dışarıda rahat rahat hayatta kalabilecek bir kedi haline geldi. Bize çok bağlı umarız uzun yıllar bizimle olmaya devam eder. Hayvan hakları diye bir ayrım bile olmamalı bence çünkü bizden hiç bir farkları yok hatta çok daha masumlar. Canlı hakları olsaydı keşke… Nefes alan her canlı eşittir benim gözümde...” Tanışma hikayemiz ise şöyle oldu; Bir gün arabama bindiğimde gelen sesler üzerine kaputu açtığımda tanıştım Sezarla. Eve aldım onu ve ailemizden biri haline geldi. Çok özel bir kedi olduğunu tüm çevrem bilir.:)

Genel anlamda toplumun hayvanlara bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle son dönemde yaşanan ya da sürekli gündeme gelen olaylarla ilgili neler anlatmak istersiniz?

Melih Özkaya
Melih Özkaya

Toplumda yaşanan hayvanlara karşı şiddet ve istismar haberlerini duyduğumda insan olmaktan utandığım anlar yaşadım hep. Keşke bu insanlar hiç var olmasa ama malesef cehalet her toplumda mevcut, umarım caydırıcı kanunlar artar ve bu tip insanları bu masum canlılardan uzak tutar.

Cihangir’de yaşıyorum ve burada insanlar gerçekten hayvanlarla insanları ayırt etmeden yaşıyor. Hatta hayvanlara karşı daha da hassas davranıyorlar diyebilirim. Bir söz duymuştum ne kadar da doğru; “Eğer bir muhitte sokak hayvanları sizden kaçmıyorsa orada yaşayın çünkü orada iyi insanlar var demektir”. Bizim burada hiçbir kedi veya köpek sizden korkmaz kaçmaz. Bu sebeple burada yaşıyor olmaktan dolayı çok memnunum.

“Hayvan Hakları” cümlesi size ne ifade ediyor, bunun sizdeki karşılığı nedir desek?

Hayvan hakları diye bir ayrım bile olmamalı bence çünkü bizden hiç bir farkları yok hatta çok daha masumlar. Canlı hakları olsaydı keşke… Nefes alan her canlı eşittir benim gözümde.

Çok keyifli bir söyleşi oldu.. İçtenliğiniz için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

Basılı arşivden
Bu röportaj ilk kez 4P1K Sayı 35 (Mayıs 2022) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.