Berk Öztürk

Nasıl ve ne zaman başladığını bile hatırlamadığı kadar uzun süredir çiziyor. Bir cevap vermesi istendiğinde “kendimi bildim bileli çiziyorum”, diyor. Umut dolu bir yeni yıl ümidi içinde olduğumuz bu günlerde, çok yetenekli yetenekli olduğu kadar hayvansever genç bir adamla, sevgili Berk Öztürkle sizler için çok keyifli bir söyleşi yaptık.
Sevgili Berk biz seni, çizimlerini tanıyor ve takip ediyoruz ama okurlarımız için kendini biraz anlatır mısın? Hangi okuldan mezunsun ve çizim sevgin ne zaman başladı?
Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunuyum. Fakat çizim serüvenim çok küçük yaşlarda başladı. Kendimi bildim bileli karanlık, fantastik temalı çizgi filmlere, filmlere, oyuncaklara, çizgi romanlara ilgim vardı zaten. Üniversitenin ilk yıllarında daha yeni yeni devianart gibi işlerimizi paylaşabileceğimiz sosyal platformlar oluşuyordu. Bende çizdiklerimi deviantartta paylaşmaya başladım ve zamanla kendime özgü bir çizgim oldu ve o şekilde devam etti. 6 senedir de çocuk kitaplarına yönelik çalışmalar yapıyorum.
Çizimlerinde ilham kaynağın neler? Mutlaka bir takım şeylerden besleniyorsun öyle değil mi?

Umutsuzluk, melankoli, hüzünlü ama yine de belki bir ihtimal içinde çıkış yolu barındıran temaları çocuksu bir çizgiyle resmetmeyi seviyorum. Bu doğrultuda da kendime yakın bulduğum bana ilham veren birçok sanatçı var tabiki.
Seni etkileyen, takip ettiğin ya da seni bugünlere taşıyan bir çizer, ressam veya tasarımcı var mıdır diye sorsam kimi ya da kimleri sayarsın?

Tim Burton, Edward Gorey, Maurice Sendak, Tony Sandoval, Galip Tekin ilk aklıma gelenler.
Dünyada olan biteni takip eder misin? Evrensel bir gayen var mı çizimlerinde ya da “bir mesaj versin” gibi bir düşüncen?
Dünyada olan biteni takip etmek istemesem de bazen olan biten beni takip ediyor:)
Evrensel bir gayem yok. Ama bakan her insanın kendince bir şey bulabileceği hissedebileceği subniminalleri çizimlerimde kullanmayı seviyorum.





