Söyleşi · Sayı 12

Berçem

Berçem

İstanbul’daki kaos ve emek sömürüsünden kaçarak yaklaşık 5 yıl önce Bodrum’a yerleştim. Çocukluğumdan beri her yaz gelip gittiğim bir yer olduğu için zaten çok severdim Bodrum’u, özellikle Yalıkavak’ı… Dengelerini bilmediğiniz, daha önce sürekli olarak yaşamadığınız bir yerde iş kurmak için acele etmemek gerektiğini düşündüm. 2 yıl boyunca, zaman zaman da maddi ve manevi zorlanarak, gözlem yaptım ve ne iş yapacağıma karar verene kadar minimal

Sevgili Berçem, Petiko Shop & Cafe’ yi açma fikri nasıl doğdu onu anlatır mısın bize?

10 yıl farklı firmalarda beyaz yaka olarak çalıştıktan sonra, hayatımı böyle sürbir hayat yaşamaya çalıştım. Hayatıma eşlik eden 2 köpeğim (Sherlock & Watson) olduğu için de kısa sürede hayvan besleyen, seven insanlarla tanışmaya başladım. Her zaman aklımda olan bir motto ise “sevdiğin işi yaparsan, ömür boyu çalışmazsın” idi. Aslında Bodrum’a gelirken de hayvanlarla ilgili bir iş kurmak istediğime emindim ancak ne olacağını kafamda oturtamıyordum. İki yıllık gözlem sürecim içerisinde çok fazla veterinere girip çıktım, pet shop’ ları gezdim. Şunu fark ettim ki, özellikle pet shop işleten insanların çoğu ilginçtir ki, hayvanlara çok sevgi dolu yaklaşmıyordu, mesela dükkânlarının içine sokmuyordu. Birçoğu sattığı mamanın içinde ne olduğunu bilmiyor, sadece ürün satmaya odaklanıyorlardı. Oturdum ve bu sektörü tüm boyutlarıyla araştırmaya başladım. Türkiye’deki birçok pet shop işletmecisinin yapmadığını yapıp sadece Türkçe kaynaklara değil, yabancı kaynaklara da mesai harcayarak pet shop ürünleri ve özellikle mamalar ile ilgili detaylı bilgi edindim. Pet sektörü; hem ülkemizde, hem de dünyada gelişmekte olan bir sektör olduğu için güncel kaynakları, yurt dışındaki pet shop’ ları ve benzeri yerleri araştırdım. Farklı bir mekân açmaya ve bir kaç konsepti birleştirmeye de böylece karar verdim. Türkiye’de pet cafe konseptinin de öncüsü olduğuma inanıyorum çünkü 2,5 yıl önce Petiko’ yu açtığım zamanlarda böylesi yerler pek yoktu.

Petiko Shop & Cafe’ye gelen misafirler burada ne tip ürünler bulabiliyor? Ürün satışı dışında ne gibi hizmetler var?

Herhangi bir pet shop’ta bulabileceğiniz her şey var. Tecrübelerime dayanarak bunları özenle seçiyorum. Renk, desen, ka- lite, fiyat, işlevsellik gibi kriterleri göz önünde bulunduruyorum. Gerekli olmadığını düşündüğüm, patili çocuklara herhangi bir şekilde zararı dokunacak hiçbir ürünü dükkânda bulundurmuyor ve satmıyorum. Hatta bu konuda bazen komik dönüşler alıyorum J Pet shop ürünlerine ek olarak, insanlara yönelik hayvan konseptli ürünler yani t-shirt, çanta, kupa gibi objeler de mevcut. Özellikle hayvanseverlere alınabilecek hediyelik eşya çeşitleri ise herkesin favorileri arasında. Kafe bölümümüz ise işin eğlenceli ve muhabbet tarafı aslında. Dükkân sayesinde tanışan çok müşterimiz var. Bunların dışında Askıda Mama yapıyoruz ilk günden beri. Yarımada’da, cebindeki son kuruşa kadar mama alan ve besleme yapan bir sürü insan var. Bu insanlara destek olmaya çalışıyorum. Bir de yine tüm geliri sokak hayvanlarının tedavi masrafları için toplanan “ikinci el” köşemiz var.

Petiko’ yu açarken neler hayal etmiştin; hayallerin gerçekleşti mi?

Hayal etmenin sonu yoktur diye düşünüyorum. Birçok çocuğa kucak açacağıma zaten emindim. Ev gibi huzurlu bir yer olması ve klasik bir pet shop gibi sıkış tıkış olmaması da hayallerim arasındaydı, öyle de oldu. Düşündüğüm birçok şey gerçeğe dönüşüyor ama daha yapılacak çok şey var. Her türlü iş birliğine açık olmaya çalışıyorum. Çevremdeki arkadaşlarımın da desteğiyle Petiko’ nun daha güzel yerlere geleceğine de inanılmaz inanıyorum.

Bodrum’da yazlar ve kışlar senin açından nasıl geçiyor? İki mevsim arasında ne gibi farklar oluyor?

Bodrum’da sene boyunca yaşayan birçok insan ya evinde ya bahçesinde, bir veya birden fazla hayvana bakıyor ve besliyor. Benim hedef kitlem birincil olarak zaten onlar. Gün geçtikçe hem kafe müdavimlerimiz artıyor, hem patili dostları için alışveriş yapan müşterilerimiz artıyor, hem de Petiko daha çok oturuyor. Reklam adına çok fazla bir şey yapmadım çünkü yaptığım işe çok inanıyorum. İnsan işini severek ve inanarak yaparsa mutlaka karşılığını alır diye düşündüm hep. Ülke ekonomisi çok parlak olmadığı için tabi ki de zorlandığım zamanlar da oluyor ama direnmeye çalışıyorum. Instagram ve Facebook hesaplarımız güzel etkileşim alıyor. Türkiye’nin dört bir yanından takipçilerimiz var. Yaz aylarında gelen tatilciler ve yazlıkçılar sayesinde ise Bodrum’daki tüm işletmeler gibi daha çok sirkülasyon oluyor.

Dükkânın çevresinde baktığın tatlı çocukların var. Biraz da onlardan bahsedelim. Kaç çocuğa bakıyorsun; onlar için hayat nasıl geçiyor?

Dükkân çetemizin ismi “Los Petikos”. Hepsi birbirinden özel çocuklardır. İste- dikleri gibi içeri girip çıkarlar, istedikleri yerde yatarlar, oynarlar ve hatta bazen kudururlar tabi ki J Dükkanın kapalı olduğu pazar günleri de dahil olmak üzere her gün yemeklerini veriyorum. (yakın çevrede oturan ve onları en az benim kadar seven güzel kalpli komşularımın da emeği çoktur onların üzerinde). Yemek dışında, düzenli olarak iç/dış parazitlerini ve en gerekli aşılarını da yaptırmaya özen gösteriyorum. Los Petikos nasıl bir araya geldi diye sorarsanız, açıkça söylemeliyim ki hiçbirini bir yerden tutup getirmedim. Hepsi bir şekilde dükkânın yakın çevresinde ya yaralı, ya da sokakta var olmaya çalışırken kendini buradaki kadroya ve bana kabul ettirdi.

Güncel sayımız şu an 6. Çok sık gelip giden bir sürü çocuk var elbette fakat çekirdek demirbaş kadromuz şöyle: Petiko, Prenses, Bond, Ponçik, Maça ve Balki.

Kafeye gelen misafirlerin özellikle köpekleri ile geldiklerinde senin patili çocuklar açısından sorun oluyor mu, nasıl geçiniyorlar?

Berçem
Berçem

Ah.. En çok uğraştığım konu bu aslında. Tamamen tek başıma olsaydım herhalde şimdiye delirmiştim J Komşu esnaflar konusunda şanslı olduğumu düşünüyorum. Onlar sayesinde bir şekilde hep beraber öğreniyoruz aslında. Bu kadar çok sokak Çok sevdiğim bir komşumun tatlı dostu Benekli ise ilk günden beri sıkça gelen çocuklarımdan. Sayı zaman içinde değişiyor çünkü elimden gelen her şeyi yapmama rağmen; ilk aşısı olmadığı için hastalanan ve ölen, zehirlenen ya da araba çarpan çocuklar da oluyor L Buralarda yaşıyorsanız bunlara da alışmak zorundasınız çünkü sokaktaki nüfus gerçekten çok fazla ve hepsini korumak imkânsız.

Sevgili Berçem müthiş bir hayvan sevgin var; bunun kaynağı nedir sence, ya da nereden geliyor?

Ben bu tür alışkanlıkların aileden geldiğine inanıyorum. Ailemle yaşarken hem kedi, hem köpek baktığımız dönemler oldu. Eve katılması konusunda benim ısrarcı olduğumu inkâr edemeyeceğim J Sokaktakilerin yeri ise her zaman kalbimde çok ayrı idi, hala da öyle. köpeğine yaşam alanı sunmak ama onları bağlamadan idare etmeye çalışmak gerçekten kolay değil. Gayet doğal olarak sürü psikolojisi içerisinde hareket ediyorlar. Alan koruma içgüdüleri oldukça yüksek. Fakat gün geçtikçe onlar da alıştı ve uyum sağladılar. Yine de her misafir pati geldiğinde kontrollü bir şekilde onu içeri alıyoruz. Sahipler çok korumacı ve tedirgin değil ise, köpek de uyumlu ve sosyal ise sorun çıkmıyor diyebilirim.

Biliyorum ki Bodrum Kent Konseyi’ndesin. Bu konseyin kuruluş amacı nedir, ne tip faaliyetler gösteriyorsunuz?

Bodrum Kent Konseyi’ne bağlı Hayvanların Yaşam Hakkını Koruma Çalışma Grubu gönüllüsüyüm. Hayvanların yaşam hakkının kanunlara ve yönetmeliklere uygun olarak korunmasına yönelik projeler geliştirmek ve uygulamak adına kurulan bir gönüllü grubuyuz. Şu anki önceliklerimiz Yarımada’daki sahipli ve sahipsiz tüm hayvanların kimliklendirilmesi adına çip takılıp bir veri tabanı oluşturulması ve buna paralel olarak da sahipsiz hayvanların ivedilikle kısırlaştırılıp, kendi bölgelerine geri bırakılmaları.

Corona Virüs sebebiyle bu aralar tüm gönüllüler olarak sokak beslemesi de yapmaya çalışıyoruz. Evlerde kalıyoruz kalmasına da, onları da unutmamamız gerek. Çünkü birçok işletme kapandığı için onların da tüm dengeleri alt üst oldu L Askıda Mama bugünlerde en çok ihtiyacımız olan desteklerden biri. Bağış yapmak için sosyal medya hesaplarımızdan bana ulaşmaları yeterli. Umarım bu zor zamanları en kısa sürede atlatırız.

Patili çocuklardan bahsetmişken sence kısırlaştırma neden önemli? Bu konudaki düşüncelerini bize anlatır mısın?

Bu konu günümüzde sahipli ve sahipsiz hayvanların kısırlaştırılması olarak ikiye ayrılıyor bence. Sahipsiz hayvanların bu kadar çok olmasının en temel sebebi, sahipli hayvanların sokağa atılması sonucu çapraz çiftleşmedir. Kişiler bir hayvanın aslen sahibi değil, insanı olmalıdır. Bir köpeğe “sahip” olmak onu istediğin gibi çiftleştirebileceğin, egonu besleyebileceğin anlamına gelmemelidir. İnsanı olarak sorumluluğun onun yaşam kalitesini yüksek tutmak, haklarını savunmak ve korumak olmalıdır. Tüm yavrulara bakabileceğini ya da doğru yerlere sahiplendirebileceğini sanan insanların sayısı da bir hayli fazla. Bunun sonucunda da birçok kedi ve köpek telef oluyor ne yazık ki. Tüm bunlara rağmen de cins inadında olup, ısrarla satın almalar da devam ediyor. Yıl olmuş 2020, sokaklar ve barınaklar bu kadar çok kedi ve köpekle dolu iken; ülkemizde hala az sayıda sahiplenme olmasına gerçekten üzülüyorum. Sahipsiz hayvanların kısırl aştırılması ise onların sağlığı ve yaşam kaliteleri için gerekli diye düşünüyorum. Çünkü kızgınlık dönemleri boyunca kontrolsüzce çiftleşen hayvanların yavruları sokak koşullarına dayanamıyor. Henüz yaşını doldurmadan bu kez de o yavrular hamile kalıyor. Doğumdan sonra kendi çocukları ile bile çiftleşebiliyorlar. Yani annelik içgüdüsü dediğimiz şey aslında hayvanlarda çok kısa süreli oluyor. O kadar artan bir ivme ile çoğalıyorlar ki... Diğer yandan, açlık ve insanlık ile mücadele veren sokak hayvanları barınacak yer ve yemek bulamadıkları için, zarar gördükleri için davranış bozuklukları olabiliyorlar. Bunların da sonu çoğu insan tarafından ‘otel’ sanılan barınaklar oluyor. Ve birçoğu orada ölümü bekliyor. Sadece şanslı birkaç hayvan yuva bulabiliyor. Özetle, hali hazırda sokaklarda bu kadar çok hayvanın yaşamaya çalıştığı bir zamanda bir sokak hayvanına yapacağınız en büyük iyilik onu kısırlaştırmaktır.

Benim sormayı unuttuğum ancak senin söylemek istediğin bir şeyler mutlaka vardır ya da başka bir deyişle senden okurlarımız için son sözlerini alsak?

Tüm bunları neredeyse tek başıma yapmaya çalışıyorum fakat her zaman yanımda olan muhteşem bir ailem var. Bir de dükkân sayesinde tanıdığım ve sanki yıllardır tanıyormuş kadar sevdiğim dostlarım. Onların desteği olmasaydı, bugün Petiko bu kadar güzel bir mekân olamazdı. Buradan hepsini ayrı ayrı kucaklıyorum…

Sevgili Berçem, hem patili çocuklar için gönülden yaptıkların adına hem de bu güzel sohbet için teşekkür ederim.

Çok kaliteli içeriklere sahip harika bir dergi çıkardığınız için ben de size ve tüm ekibe teşekkür ederim. İlk açıldığımız günden beri derginizin satış noktalarından biri olmaktan hep gurur duydum. Dayanışma ile güzel günlere…

Basılı arşivden
Bu röportaj ilk kez 4P1K Sayı 12 (Nisan 2020) sayısında yayımlandı.
ReklamTailtown
4P1K Bülten

Yeni yazılar e-postanıza gelsin

Yeni yazılar, haberler ve arşivden seçkiler; ayda iki kez, reklamsız ve kısa.